Kentsel Dönüşüm Sürecinde Yeniden İnşa Edilen Gayrimenkullerin Satışında Ödenen Tapu Harcı, Noter Harcı, Belediyelerce Alınan Ücret Ve Harçlar, Veraset Ve İntikal Vergisi, Döner Sermaye Ücreti Ve Vergileri Dava Yoluyla Geri Alınabileceğine İlişkin Emsal Mahkeme Kararı 6

T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 5. VERGİ DAVA DAİRESİ

E. 2016/2321 K. 2017/5 T. 5.1.2017

ÖZET : Dava, tapuda riskli yapı şerhi bulunan taşınmazı yıkıp yeniden yaptıktan sonra 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır şerhi bulunan bağımsız bölümün satış işlemi nedeniyle davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen tapu harcının kaldırılması ve iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

6306 Sayılı Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı devri ve tescili işlemlerinin de tapu harcından muaf olduğu düzenlenmiş olduğundan; riskli yapıdır şerhi bulunan bağımsız bölümün ilk satışı işlemi olduğu sabit olduğundan mevzuat uyarınca davacıdan tapu harcı tahsiline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davacı itirazının kabulü ile kararın bozulmasına, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı şirketin, Tapu sicilinde “6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır” şerhi bulunan …..İli, …..İlçesi, ….Mahallesi sınırları içerisindeki …pafta, …ada, ….parselde kayıtlı “… Apartmanı”nı yıkıp yeniden yaptıktan sonra 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır şerhi bulunan …numaralı bağımsız bölümün satış işlemi nedeniyle davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 25.000,00-TL tapu harcının kaldırılması ve ödeme tarihinden işletilecek yasal faizi ile tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul 14. Vergi Mahkemesince özetle; Bakılan uyuşmazlığın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Uygulama Yönetmeliğinin birlikte değerlendirilmesinde, yeni yapıların ilk satışının tapu harcından muaf olup olmadığı noktasından doğduğu, mevzuatın incelenmesinden ise 6306 sayılı kanun kapsamındaki riskli yapıların bu muafiyetten yararlanabileceklerinin anlaşıldığı, dava konusu olayda ise alım-satıma konu yapının “riskli yapı” olmayıp aksine riskli yapı yıkılarak yeni inşa edilen bir binadaki bağımsız bölüm alım-satım işlemi olduğundan, söz konusu alım-satım işlemi için 6306 sayılı Kanun kapsamında tapu harcı istisnasının söz konusu olamayacağından, davacıdan tahsil edilen tapu harcında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen ”davanın reddine” ilişkin 19/04/2016 günlü E:2015/1245; K:2016/995 sayılı kararın; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca yapılan devir işleminin her türlü harçtan muaf olduğu, söz konusu harcın ihtirazi kayıtla ödendiği, 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin 16/9. maddesinde 25.7.2014 tarihinde yapılan değişiklikle kanun kapsamında yapılan yeni yapıların ilk satışının da harçtan muaf olduğu belirtildiğinden, taşınmazın ilk satışının Mehmet ÖZKAN’a yapıldığından tapu harcı alınmasının hukuka aykırı olduğu davacı tarafından ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi isteminden ibarettir.

DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacının 13.07.2016 tarihli itiraz dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü kanunu uyarınca birlikte incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : İtiraz; Davacı şirketin, Tapu sicilinde “6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır” şerhi bulunan İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, …Mahallesi sınırları içerisindeki ..pafta, ..ada, ..parselde kayıtlı “.. Apartmanı”nı yıkıp yeniden yaptıktan sonra 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır şerhi bulunan ..numaralı bağımsız bölümün satış işlemi nedeniyle davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 25.000,00-TL tapu harcının kaldırılması ve ödeme tarihinden işletilecek yasal faizi ile tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul 14. Vergi Mahkemesince verilen ”davanın reddine” ilişkin 19/04/2016 günlü E:2015/1245; K:2016/995 sayılı kararın, istemin özetinde yazılı iddialarla davacı tarafından bozulması istemine ilişkindir.

492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde; ” Tapu ve Kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı ( 4 ) sayılı tarifede yazılı olanlar, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.” hükmü yer almış, ( 4 ) sayılı tarifenin 20 ( a ) fıkrasında ise, Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hükme bağlanmıştır, Bu durumda gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu açıktır.

Ancak, 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki” Kanunun 7/9. maddesi ile “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.” şeklinde hüküm getirilerek 6306 sayılı Yasa kapsamındaki iş ve işlemler için özel bir yasal düzenleme yapılmıştır.

6306 Sayılı Yasanın uygulaması sırasındaki bazı tereddütlerin giderilmesi bakımından da Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16/9-1. Maddesinde ve Kanunun amacına uyacak şekilde yapılan 25.07.2016 tarihli değişikler ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı devri ve tescili işlemlerinin de tapu harcından muaf olduğu vurgulanarak konuya açıklık getirilmiş bulunmaktadır.

Bakılan uyuşmazlıkta, satışa konu bağımsız bölümün 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki” Kanuna göre Tapu sicilinde “6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır” şerhi bulunan İstanbul İli, ….İlçesi, …..Mahallesi sınırları içerisindeki …. pafta, …. ada, …. parselde kayıtlı “….. Apartmanı”nı yıkılıp yeniden yapıldıktan sonra 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır şerhi bulunan ….numaralı bağımsız bölümün ilk satışı işlemi olduğu sabit olduğundan yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca davacıdan tapu harcı tahsiline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davacı itirazının kabulü gerekmiştir.

KARAR: Açıklanan nedenlerle davacı itirazının KABULÜNE, itiraza konu İstanbul 14. Vergi Mahkemesinin 19/04/2016 günlü, E:2015/1245; K:2016/995 sayılı kararının BOZULMASINA, davanın KABULÜNE, davacı tarafından ödenen tapu harcının ödeme tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü gösterilen dava ve itiraz aşamasına ilişkin toplam 206,60 TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememizde karar düzeltme yolu açık olduğuna, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 05.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kimler Tapu Harcı İadesi Alabilir? 

Kentsel dönüşüm bölgesinde:

a-) Müteahhitlerden daire satın alan tüketiciler

b-) Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsalarını müteahhitlere vermiş mülk sahipleri, 

c-) İnşaatı yapan müteahhitler, 

bu kapsamda haksız ve yersiz ödenmiş olan tapu harcını ve vergilerini iade alabilirler. 

Bundan sonra ne yapmak gerekir?

Kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit veya arsa sahibinden ev satın alan tüketicilerden, kentsel dönüşüm alanında bina yapan müteahhitlerden, kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide arsasını veren mülk sahiplerinden tahsil edilen  ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti vergi hatası denilen kavram içerisinde değerlendirilebilecek bir husustur.

Bunun için 5 yıl içinde aşağıdaki belirteceğimiz yolla dava sürecini başlatmak mümkündür.

Peki nedir vergi hatası? Vergi hatası, vergi ile ilgili hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Zamanaşımı Süresi Nedir? Ne Kadardır? Vergi hatası iddiasıyla verilecek olan düzeltme talebini içeren dilekçe, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak 5 yıl içinde verilebilir. Bu noktada bir örnek vermek gerekirse, Kentsel dönüşümden 2015 yılında ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen tapu harcı için zamanaşamı 01.01.2015 yılında başlar. 31.12.2020 tarihinde de sona erer. O halde 2015 yılında meydana gelen bir haksız ve yersiz alınan bir tapu harcı için 31.12.2020 tarihine kadar vergi hatası müracaatı yapılabilir.

Ödenen Tapu Harcı Nasıl Alınacak?

Bu işlemi üç aşamada yapılır.

Birinci aşama, (buna itiraz aşaması diyebiliriz) vergi hatası düzeltme işlemi şahıs/şirket tarafından Vergi Dairesine teslim edilen yazılı bir dilekçe ile başlar.

Bu dilekçeye şu evraklar eklenmelidir:

a)    Vergi Tahsil Alındısı

b)    Tapu Fotokopisi

c)    Riskli Yapı Belgesi

d)    Riskli Yapı Muafiyet Belgesi

Bu dilekçede bir şekil noksanlığı olsa da, vergi hatasını düzeltme talebi geçersiz olmaz. Düzeltme talep dilekçeleri şahıs/şirket tarafından elden vergi dairesine verilebileceği gibi posta ile taahhütlü olarak da gönderilebilir. Postaya verildiği tarih müracaat tarihi olarak kabul edilir.

Müracaat sonucunda, Vergi Dairesince tereddüde imkan vermeyecek derecede açık bir vergi hatası tespit edilirse, Vergi dairesince vergi hatası kendiliğinden düzeltilebilir ve başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir.

Düzeltme işlemi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiç bir şekilde cevap verilmemişse, bu durumda 60 günün sonunda başvuru reddedilmiş sayılır. Böylece birinci aşama tamamlanmış olur.

İkinci aşamada (buna şikayet aşaması diyebiliriz), Vergi Dairesinin red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren başvuran şahıs/şirketin şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı’na yazılı olarak bir dilekçe ile müracaat etmesi gerekir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi üzerine Maliye Bakanlığı şahıs/şirketin düzeltme talebini değerlendirerek düzeltme yapılması gerektiği sonucuna ulaşırsa, düzeltme işlemlerinin yapılması için Vergi Dairesi’ne durumu yazı ile bildirir. Bu aşamada da başvuran şahıs/şirket lehine kesilen vergi nakden iade edilebilir.

Şikayet yoluyla düzeltme talebi, uygun görülmeyen durumda ise red cevabı, başvuran şahıs/şirkete yazı ile tebliğ edilir. 60 gün içinde hiçbir şekilde cevap verilmemiş ise, bu durumda 60 günün sonunda başvuru reddedilmiş sayılır. Böylece ikinci aşama şikayet aşaması da tamamlanmış olur.

Üçüncü aşamada (buna dava aşaması diyebiliriz), Maliye Bakanlığı’nın red cevabının tebliğ edildiği tarihten itibaren şahıs/şirket, dava açma süresi olan 30 gün içinde bir dilekçe ile Vergi Mahkemesinde dava açması gerekir.

Yetkili ve görevli mahkeme, düzeltilmesi istenen ve haksız ve fazla kesilen Kentsel dönüşümden ev satın alan tüketicilerden tahsil edilen noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçların, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücretini tarh eden ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. İstanbul’da İstanbul Vergi Mahkemeleri, Ankara’da Ankara Vergi Mahkemeleri, İzmir’de İzmir Vergi Mahkemeleri yetkili ve görevlidir.

Bu son aşamada da Vergi Mahkemesi, haksız, fazla ve yersiz kesilen vergide vergi hatası yapıldığına karar verirse, başvuran davacı şahıs/şirket lehine fazla ve yersiz kesilen vergi nakden yasal faiziyle birlikte iade edilir.

Mahkeme kararına rağmen Vergi Dairesi Tapu Harcını İade Etmezse Ne Olacak? Bu durumda Vergi Dairesine hesap numarası bildirilir ve 30 günlük süre içinde yatırması beklenir. 30 gün sonunda Vergi Mahkemesinin kararı ibraz edilerek ilamlı icra yoluyla icra takibi başlatılabilir. 

Av. Ahmet Can

Mail: ahmetcan@ahmetcan.av.tr

İletişim Sayfamız: