TEŞVİK UYGULAMASI İLE İŞYERİNDEN AYRILAN VE TEŞVİK PRİMİ ALAN ÇALIŞANLARDAN VERGİ KESİNTİSİ YAPILMASI

Bazı özel kurumlar tarafından çeşitli tarihlerde teşvik primi uygulaması getirilmiş, şartları taşıyan çalışanlar teşvik primi uygulamasından yararlandırılmış, kıdem tazminatları ve ilave (en son 7 aylık) teşvik primleri ödenerek işyerleri ile ilişikleri kesilmiştir. Bu tutarlar çalışanlara ödenmiş, vergi kesintisi ise vergi dairesine işverence yatırılmıştır.

Teşvik primi adı altında ödenen bu bedel, ikale bedelidir. İkale bedelleri tüm işverenler tarafından farklı adlar altında ifade edilmektedir. Bu ifadelerden bazıları da ek ödeme, işsizlik tazminatı, ikale bedeli, fevkalade ödeme, iş sonu tazminatı, işten ayrılma tazminatı vs. çoğaltılabilir. Ama ifadenin özü anlaşarak işten ayrılma bedelidir. Yoksa anlaşma olmayan fesihlerde işverenin ödeyeceği sadece kıdem tazminatıdır.
Bu şekilde ilişiği kesilenlerin işyerlerinden bu konudaki ödemelere ilişkin tahakkuk ve ödeme belgeleri incelendiğinde, ödemelerde kıdem tazminatı, hak edilmiş ve kullanılmamış ise içeride kalan yıllık izinlerin son ücret üzerinden bedelleri, bakiye süreye ilişkin kıst ücretler ve teşvik primi ödemeleri toplu olarak yapıldığı görülmüştür.

Bu ödemelerin içinde kıdem tazminatından işverence sadece damga vergisi kesildiği, diğer ödemelerden ise (teşvik primi dahil) gelir vergisi kesildiği ve ilgili vergi dairesine yatırıldığı görülmüştür.
Basit bir örnek ile konuyu açıklamak gerekirse; teşvik uygulamasından yararlanarak işyerinden ayrılan bir çalışana 100 bin TL yatırılmış olsun. Bu ödemenin 60 bin TL’si kıdem tazminatı, 5 bin TL’si yıllık izin ücreti, 5 bin TL’si maaşı, 30 bin TL’si de teşvik primi olsun. İşverence 60 bin TL’den sadece Binde 7,59 oranında damga vergisi kesilmiştir. Kalan net tutar üyemizin banka hesabına yatırılmıştır. Kalan 40 bin TL’den ise artan oranlarda (%15, % 20, % 27 ve % 35) gelir vergisi de kesilmiş ve işverence kalan net tutar üyelerimizin banka hesabına yatırılmıştır.

Peki bu örnekteki 30 bin TL teşvik primi ödemesinden gelir vergisi kesilmesi uygulaması hukuka uygun mudur?
Bu konuda 2018 yılına ait Vergi Mahkemesi kararı şöyledir: “Davacıya ek ödenek adı altında yapılan ödemenin .. karşılığı olan ….TL’nin iş akdinin sona ermesi nedeniyle işsiz kalan davacıya, karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk olmadan  yapılan ödemeler olduğu, işine son verilen çalışana iş güvencesi tazminatı adı altında yapılan ödemenin hizmet karşılığında yapılmadığı … ve Gelir Vergisi Kanununda da açıkça ücret olarak nitelendirilmediği, ücret niteliği taşımayan ödemenin hangi ad altında yapıldığının vergisel açıdan bir önemi bulunmadığı sonucuna varılmış olup, gelir vergisine tabi olmayan ek ödemeye … tekabül eden miktar üzerinden vergi kesintisi yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı ve bu meblağ üzerinden yapılan kesintinin  iade edilmesi gerektiği gibi, söz konusu tevkifat işleminin açıkça verginin mevzuuna girmeyen gelir unsuru üzerinden gerçekleştirilmiş olması nedeniyle vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, … ek tazminat adı altında davacıya yapılan ödemeden tevkif edilen gelir vergisinin iade edilmesi için düzeltme ve şikayet hükümleri doğrultusunda talepte bulunulması karşısında, bu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin, …. ek tazminat tutarı üzerinden yapılan kesintiye isabet eden kısmı yönünden hukuka uyarlık, fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise hukuka aykırılık bulunmamaktadır”.
Yine bu konuda  Danıştay 4. Dairesi’nin 2016 tarihli bir kararı şöyledir: “193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre, ücret ve ücret sayılan ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı sağlanan para ve para ile temsil edilebilen ödemeler olduğu ve ancak ücret veya ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılacağı, davaya konu kesintinin ait olduğu tazminat, davacının çalıştığı şirketin işçi azaltma yoluna gitmesi sonucu iş akdinin feshedilmesi sebebiyle yasal bir zorunluluk olmaksızın davacıya işsiz kalması sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğundan ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığından bahsedilemeyeceğinden, yapılan kesintide açık bir vergilendirme hatası olduğundan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.” Karar için linkin üzerine tıklayınız.

Dolayısıyla, Vergi Mahkemelerinin ve Danıştay’ın kararları karşısında, teşvik primi ödemelerinden gelir vergisi kesilmesi işlemi hukuka uygun değildir.
Bu konuda 27.03.2018 tarihinde yapılan yasal değişikliğe de değinmek gerekir. Vergi Mahkemelerinden gelen bu kararlar üzerine, 7103 Sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 27 Mart 2018 tarihli 2. Mükerrer Resmi Gazetede Yayımlandı.
İkale sözleşmesi, karşılıklı sonlandırma sözleşmesi tazminatları, iş kaybı, iş sonu ve iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödeme ve yardımlar ücret olarak tanımlanmıştır. Ücret olarak tanımlanmış olmasının amacı gelir vergisine tabi tutmaktır.
Ancak aynı kanunda karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların ödenecek kıdem tazminatlarından istisna edilecek tutarın hesaplanmasında dikkate alınacağı hüküm altına alınmış, böylece bu ödenmesi gereken kıdem tazminat miktarı kadar olan kısım istisna kapsamına alınarak gelir vergisi kesilmeyeceği netleştirilmiştir. Kıdem tazminatı miktarını aşan tutar ise, ücret olarak değerlendirilerek gelir vergisine tabi tutulacaktır.
Dolayısıyla, kanunun yürürlüğe girdiği 27.03.2018 tarihinden itibaren İkale sözleşmesi imzalayıp işten ayrılanlar için sadece ödenmesi gereken kıdem tazminatı kadar olan kısımdan gelir vergisi alınmayacak, ödenmesi gereken kıdem tazminatını miktarını aşan kısım gelir vergisine tabi olacak ve gelir vergisi kesilecektir.
Bununla birlikte 27.03.2018 tarihinde önce ikale sözleşmesi imzalayıp işten ayrılanlar için kanun geriye yürütülemeyeceğinden ikale sözleşmesi, karşılıklı sonlandırma sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların hiçbirinden gelir vergisi kesilemeyecektir.
Bu itibarla, yeni çıkan yasal düzenlemede 01.01.2013 tarihinden 27.03.2018 tarihine kadar teşvik primi adı altında anlaşarak ayrılan çalışanlar bu ödemelerini eksik almış bulunmaktadırlar.

Avukat Ahmet Can
Can Hukuk Bürosu