Can Hukuk Bürosu

Tel : 0 322 454 04 42

  
  
  
  
  

Süreli İş Sözleşmelerinde Bakiye Süre Ücreti



       SÜRELİ SÖZLEŞMELERDE BAKİYE SÜRE ÜCRETİ
 
Bakiye süre ücretinin istenebilmesi için iş sözleşmesi, işverence haklı neden olmadan feshedilmiş olmalıdır. 

İşçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilir. 

İşçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği, ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak sonuca gidilir. 

Sonucuna göre bakiye süre alacağından mahsup işlemi yapılır. 

İş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir, şeklinde kurala yer verilerek işçinin kalan süre ücretini talep hakkı olduğu belirlenmiştir. 

Bakiye süre ücretinin istenebilmesi için iş sözleşmesi, işverence feshedilmiş olmalıdır. 

Öte yandan, iş sözleşmesinin feshinin haklı bir nedene dayanmaması gerekir, işverenin feshi, sağlık sebeplerine, ahlak ve iyiniyet kuralları ile benzerlerine uymayan hallere ve zorlayıcı sebeplere dayanması durumunda işçiye sözleşmenin kalan süresine ait ücretler bakımından talep hakkı doğmaz.

Geçerli neden ister, işletmenin ve işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklansın ya da işçinin yeterliliği ve davranışlarına dayansın belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce işverence feshi için gerekçe oluşturmaz. 

Zira, belirli süreli iş sözleşmesi düzenleyerek taraflar fesih iradelerini sürenin sonuna kadar askıya almış sayılırlar. 
Bu itibarla geçerli nedenlerin varlığına rağmen belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesi süresinden önce haklı bir neden olmaksızın feshedildiğinde kalan süreye ait ücretinin ödenmesi gerekir.

Belirli süreli iş sözleşmesinde, feshin ifa imkânsızlığına dayanması halinde bakiye süre ücreti ödenmesi gerekmez.
İfa imkânsızlığı; edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin olanaksız hale gelmesi olarak açıklanabilir.

İşçinin iş görme edimini ifa edememesi, işverenin temerrüdünden kaynaklanmaktadır. O halde sanki sözleşme devam ediyormuş gibi kalan süreye ait ücret ve diğer hakların ödemesi gerekecektir. 

İş Hukukunda ücret kural olarak çalışma karşılığı ödenir. Aksinin kanunda öngörülmesi ya da taraflarca açık biçimde kararlaştırılması gerekir. Bu nedenle, bakiye süre ücreti için en yüksek banka mevduat faizi uygulanmaz. Çünkü eylemli çalışmanın karşılığı değildir. Sosyal Sigortalar Kurumuna bakiye süre ücreti içinden bakiye süreye dair pirim ödemesi de gerekmez. Bu sebeple, sadece yasal faiz uygulanır. 

İşçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilir.

Bu konuda gerekli araştırmaya gidilir, işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği, ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak sonuca gidilir. 
 
İşçiye belirli süreli iş sözleşmesinin varlığına rağmen ihbar tazminatı ödenmişse, bu tutarın, bakiye süre ücretinden hak kazanılan miktardan indirilir. 

Daha açık bir ifadeyle mahsup işlemi, bakiye süre ücretinden gerekli indirimler yapıldıktan sonra kalan tutar üzerinden gerçekleştirilir. 
 
Emsal bir Yargıtay Kararında şöyle bir olay gerçekleşmiştir: 
 
Somut olayda davalı iş yerinde fizyoterapist olarak çalışan davacı iş akdinin 21.10.2005 tarihinde feshedilmesinden sonra 9.12.2005 tarihinde başka bir iş yerinde yine fizyoterapist olarak çalışmaya başlamıştır.Bilirkişi tarafından iş akdinin sona ermesinden sonra aynı nitelikte bir iş yerine girerek çalıştığı belirtilerek sözleşmesinin sona ereceği 9.7.2006 tarihine kadar olan süre için yeni girdiği iş  yerince ödendiği belirtilen toplam 2544 TL hesaplanan bakiye süre ücretinden mahsup edilmiştir.Raporda davacıya ait ücret bordrolarında ücretinin asgari ücret gösterildiği ancak yaptığı işin uzmanlık gerektiren bir iş olması ve tanık beyanlarının dikkate alınarak asgari ücretle çalışmasının olağan hayatın akışına uymadığı gerekçesiyle aylık net 1375 TL ücret aldığı kabul edilerek bakiye süre ücret alacağı hesaplanmış, ancak davalı iş yerinden ayrıldıktan sonra yine fizyoterapist olarak çalıştığı ikinci iş yerinde de asgari ücret üzerinden çalıştığı kabul edilerek mahsup yapılmıştır. Davacının davalı iş yerinde kayıtlardaki ücretle çalışmayıp daha yüksek ücretle çalıştığı kabul edilmesine rağmen aynı nitelikte çalıştığı ikinci iş yerinde ki ücretin asgari ücret olarak mahsubu hatalıdır. Öncelikle yeni girdiği iş yerindeki aldığı ücrete ilişkin ücret ve SSK dönem bordroları getirtilmeli gerekirse emsal ücret araştırması yapılarak yeni girdiği iş yerinde aldığı ücret tespit edilerek sonucuna göre mahsup işlemi yapılmalıdır. 
 
Avukat Ahmet Can 
 
Can Hukuk Bürosu 
Reşatbey Mah.Türkkuşu Cad.No:1 Günep Panorama  B Blok K:5 D:2 Seyhan/Adana,  
T: 0 322 454 0 442 
F: 0 322 454 0 432 
E: ahmetcan@ahmetcan.av.tr

PDF Versiyonu İçin: __/file/Bakiye_sure_ucreti.pdf