Can Hukuk Bürosu

Tel : 0 322 454 04 42

  
  
  
  
  

İşçiye Ödenen Aylık Ücretin Miktarındaki İhtilaf



  İŞÇİYE ÖDENEN AYLIK ÜCRETİN MİKTARINDAKİ İHTİLAF
 
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. 
 
İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. 
 
İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
 
İşçiyle işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunludur. 
 
İşçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesi de yasal olarak zorunludur. 
 
Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. 
 
Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin istemi üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez.
 
Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusunun mahkemece resen araştırılması gerekmekle, mahkemenin belgeye değer vermeden önce muvazaa şüphesini ortadan kaldırması ve kendiliğinden gerekli araştırmaya gitmesi gerekir.
 
Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur.
 
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, işverene bu konuda bazı yükümlülükler verilmiştir. 
 
Bahsi geçen yükümlülükler, İş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümüne yardımcı nitelikte olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. 
 
Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır. 
 
Çalışma belgesiyle ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmiş olması, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. 
 
Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında taraflar delillerinin değerlendirilmesi sırasında, işverence düzenlenmesi gereken bu tür belgelerin düzenlenmiş olup olmamasının da gözetilmesi gerekir.
 
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. 
 
Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. 
 
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsalişçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
 
Olaya konu emsal bir Yargıtay Kararında:
 
Somut olayda dava dilekçesi ve dosya içeriğinden davacının davalı işyerindeki çalışma süresinin bir bölümünün tır sürücüsü olarak, bir bölümünün de davalı işyerinin İtalya'nın Trieste şehrinde bulunan tesislerinde yönetici olarak geçtiği anlaşılmaktadır.
 
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda davacının yaptığı işler ve çalıştığı dönemler dikkate alınarak ücret araştırması yapılmadan tüm sürede uluslar arası tır şoförü olarak çalışmış gibi hesaplama yapılan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması hatalıdır.
 
Avukat Ahmet Can 

Can Hukuk Bürosu 
Reşatbey Mah.Türkkuşu Cad.No:1 Günep Panorama  B Blok K:5 D:2 Seyhan/Adana,  
T: 0 322 454 0 442 
F: 0 322 454 0 432 
E: ahmetcan@ahmetcan.av.tr

Bu yazının pdf versiyonu: __/file/Isciye_Odenen_Aylik_Ucretin_Miktarindaki_Ihtilaf.pdf