Can Hukuk Bürosu

Tel : 0 322 454 04 42

  
  
  
  
  

Prim Alan İşçide Fazla Mesai Ücreti Hakedebilir



 
Özet: Prim alacağı ayrı fazla mesai alacağı ayrıdır. Her iki kalem de ayrı ayrı değerlendirilir ve birbirine mahsup edilemez. 

T.C. YARGITAY 7. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2015/614
KARAR NO : 2016/10460

Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi
Davacı : ............. vekili Av. Ahmet Can
Davalı :
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır.
Fazla mesai yaptığının ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıldığının ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
Somut olayda davacı, davalıya ait işyerinde mekanik teknisyeni olarak çalıştığını, 35 saat fazla çalışma yaptığı halde fazla çalışma ücretinin ödenmediğini beyan ederek alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı, davacının fazla çalışma yaptığı dönemlerdeki alacaklarının prim olarak dekont karşılığı davacıya ödendiğini savunmuştur.
Bilirkişi raporunda işyeri kayıtları ve taraf tanık beyanları esas alınarak davacının haftanın 5 günü 08.30-18.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ve Cumartesi günlerinde bir hafta 08.30-14.30 saatleri arasında bir hafta 08.30-17.00 saatleri arasında ortalama 7 saat çalışma ve yarım saat ara dinlenme ile 6,5 saat çalışma yapıldığı hesaplanmış, Mahkemece bu rapora göre davacının haftalık 4 saat fazla çalışmasının bulunduğu, ancak davalı tarafça ödenen primlerin, fazla çalışma alacağından mahsup edildiğinde davacının alacağı bulunmadığı kabul edilerek davacının fazla çalışma alacağı talebi reddedilmiştir.
Davalı tarafından sunulan iş sözleşmesi ve işyeri kayıtlarında davacıya ödenen primlerin fazla çalışma alacağına karşılık olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle davacıya ödenen primlerin, fazla çalışma alacağı karşılığı olarak ödenmediği anlaşıldığından, yarım gün çalışılan Cumartesi günleri yarım saat ara dinlenmesi düşüldüğü halde, tam gün çalışılan Cumartesi günleri ara dinlenmesi düşülmemiş olduğu bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığı, tam gün çalışılan Cumartesi günleri de yukarıdaki açıklamalar ışığında ara dinlenmesi düşülerek çıkacak sonuca göre fazla çalışma alacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alman temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.