Can Hukuk Bürosu

Tel : 0 322 454 04 42

  
  
  
  
  

İmzasız Bordrolardaki Fazla Mesailere İtibar Edilmez



ÖZET: İşçi tarafından imzalı olmayan ücret bordrolarındaki fazla mesai ödemelerine itibar edilmez. 

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

E. 2014/28705 K. 2016/8857 T. 11.4.2016

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A- ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı işçi, davalı şirketin yurtdışı şantiyelerinde kalıpçı ustabaşı olarak 11.10.1989 - 29.11.2009 tarihleri arasında çalıştığını, daha sonra iş akdinin sonlandırılarak Türkiye'ye gönderildiğini, son ücretinin aylık ücretinin 1.200,00 USD olduğunu, 3 öğün yemek, barınma ve ısınma gibi gereksinimlerinin davalı işveren tarafından karşılandığını, işine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili alacağı, yıllık izin alacağı, bayram ve genel tatil ücreti alacağının işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

B- ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı işveren, davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çalışmasının proje bazlı ve dönemsel olduğunu ve çalışmalarının projenin bitimi ile kendiliğinden sona erdiğini, bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteme hakkına sahip olmadığını, fazla mesai ve tatil çalışma ücretlerinin kendisine ödendiğini, davacı ile proje bazlı olarak belirli süreli iş ilişkisinin kurulduğunu savunarak açılan davanın reddini istemiştir.

C- ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece davanın kısmen kabulüyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine hükmedilmiştir.

D- ) Temyiz:

Kararı davacı temyiz etmiştir.

E- ) Gerekçe:

1- )Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- )Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının tazminat ve alacaklarının belirlenmesine esas ücret taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Davacı işçi ücretinin son aylık ücretin net 1.200 USD olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren 3,56 USD saat ücretini savunmuştur. Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar ve ücret araştırmasına gelen cevapta sendika yurt içi uygulamasını bildirerek 2012 yılı itibariyle 2.550,00 TL net ücret alabileceğini açıklamıştır. Bilirkişi hesap raporunda tanık beyanları ile doğrulanan davacının iddia ettiği ücret ve davalının sunduğu kayıtlardaki ücrete göre seçenekli olarak hesaplama yapılmış, mahkemece davalının sunduğu kayıttaki ücret üzerinden hesaplanan tazminat ve alacaklar hüküm altına alınmıştır.

Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Davacının yaptığı iş, kıdemi, bordro içerikleri ve emsal ücret araştırması gözetilerek davacı işçinin aylık temel ücretinin net 1.200 USD olduğu kabul edilmeli ve bordroların fazla çalışma ile hafta tatili ve genel tatil tahakkuklarını içermediği sonucuna varılmalıdır. Gerekirse bu esaslar dahilinde bilirkişiden yeniden rapor alınmalı ve mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak tazminat ve alacaklar hüküm altına alınmalıdır.

3- )Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

4857 Sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi /sona ermesi şarttır.

Somut uyuşmazlıkta, dosyaya sunulan izin belgelerine göre davacının 18.7.2001 - 17.8.2006 ve 7.12.2007 - 6.1.2008 tarihleri arasında toplam 60 gün yıllık izin kullandığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı işverence 18.7.2006 ve 7.12.2007 tarihlerinde izin ödemesi adı altında tahakkuk yapıldığı görülmektedir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kullandığı 60 günlük izin süresi yanında izin ödemesi adı altında tahakkuk ettirilen izin ücretleri de ayrıca mahsup edilerek bir hesaplama yapılmış ise de, 18.7.2006 ve 7.12.2007 tarihlerinde izin ödemesi adı altında yapılan tahakkukların davacının 18.7.2001 - 17.8.2006 ve 7.12.2007 - 6.1.2008 tarihleri arasında kullandığı izinli günlerin çalışılmadan ödenmesi gereken ücretleri karşılığı olduğu anlaşıldığından, yıllık izinde çalışılmadan ödenmesi gereken ücret karşılıklarının yıllık izin alacağından mahsup edilemeyeceği gözden kaçırılarak karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgilisine iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.