Can Hukuk Bürosu

Tel : 0 322 454 04 42

  
  
  
  
  

Banka Kredisi İçin Düzenlenen Hayat Sigortasına ilişkin Menfi Tespit Davasında sigorta şirketi ile aynı sermaye grubuna dahil olan daini mürtehin bankanın muvafakat vermemesi iyiniyet kurallarına aykırıdır



 
T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2015/14557 K. 2017/2081 T. 12.4.2017
DAVA : Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06/10/2015 tarih ve 2014/683-2015/1016 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, davaya konu meblağ 21,242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 Sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın davalı Banka şubesinden kredi kullandığını, bu kapsamda hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, bu kredi düzenli olarak geri ödenirken ...'ın 01/07/2014 tarihinde vefat ettiğini, bunun üzerine müvekkillerinin bu kredinin hayat sigortası kapsamında ödenmesini talep ettiklerini, ancak taleplerinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek müvekkillerinin murisleri ...'dan kalan kredi nedeni ile davalılara borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; sigortalının sigortalanmadan önce var olan kalp yetmezliği hastalığının ölümüne yol açtığının tespit edildiğini, sigortalının 2005 yılı ve öncesinden beridir kalp damar hastalığı nedeni ile tedavi gördüğünü ve dolayısı ile müvekkili şirkete gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu savunmuştur.
Davalı ... vekili; sigorta şirketince ödenmesi gereken tazminatın bankaya olan borcun mahsubundan kalan meblağın mirasçılara ödenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; banka ile muris arasında bir kredi sözleşmesi imzalandığı, bankanın daini mürtehin sıfatı ile imzalanan sigorta sözleşmesinde yer aldığı ve davaya muvafakat etmediği, kaldı ki murisin de sigorta poliçesi düzenlenirken sağlığına dair hususlarda gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılar murisinin kullandığı kredinin bakiye borcunun hayat sigortası poliçesi kapsamında ödenmesi talebine dayalı menfi tespit istemine dair olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... hayat sigortası poliçesinde daini mürtehin olarak yer almaktadır. Mahkemece, mümeyyiz davalıya davaya muvafakat edip etmediği sorulmuş, davalı da davaya muvafakat etmediği yönünde cevap vermiştir. Ancak, davacılar murisinin kredi borcunun poliçe kapsamında sigorta şirketinden tahsili konusunda davalı/alacaklı ...'nın hareketsiz kalması ve açılan davaya da muvafakat etmemesi, ... ile davalı Sigorta Şirketi olan ...nin aynı sermaye grubuna dahil olduğu gözetildiğinde TMK'nın 2. maddesine aykırıdır. Bu durumda, davacının talebinin sigorta tazminatının tahsiline dair olmayıp menfi tespit istemine dair olduğu da dikkate alınarak işbu davayı açabileceğinin ve davalı ...'nın işbu davaya muvafakat etmemesinin sonuca etkili olmadığının kabulü gerekir.
Öte yandan, uyuşmazlığın esası yönünden ise, davalı Sigorta Şirketi, davacılar murisinin uzun süredir kalp damar hastalığı sebebiyle tedavi gördüğünü, poliçe düzenlenirken sağlık durumuna dair gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ileri sürmüş, davacılar ise murislerinin hastane kayıtlarını ve kullandığı ilaç listelerini sunarak kalp damar hastalığına dair hastalık öyküsü olmadığını savunmuştur. Mahkemece tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde uzman bir doktor bilirkişiden rapor alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, uyuşmazlığın halli bakımından bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Av. Ahmet Can
Can Hukuk Bürosu
Reşatbey Mah.Türkkuşu Cad.No:1 Günep Panorama  B Blok K:10 D:5 Seyhan/Adana
T: 0 322 454 0 442
F: 0 322 454 0 432
E-mail: ahmetcan@ahmetcan.av.tr