Gerçek bir emtia teslimine dayanmayan faturalarda gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamaz.



 T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3504
Karar No : 2022/3430

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tekstil ve Dış Ticaret Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının Aralık 2016 ve Ocak ila Temmuz 2017 dönemlerine ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi alacağına yönelik nakden iade talebinin, Aralık 2016 dönemine ilişkin kısmının vergi incelemesi sonucuna göre yerine getirilebileceğinden; diğer dönemlere ilişkin olarak ise sistem üzerinden gönderilen listeler dışındaki diğer evrakların Dairelerine ibraz edilmediğinden iade taleplerine ilişkin herhangi bir işlem tesis edilemeyeceğinden bahisle reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile iadeye konu tutarın tecil faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:Yeminli Mali Müşavir tasdik raporuna istinaden ihracattan doğan katma değer vergisi iade alacağının nakden iadesi talebinin iade hakkının kazanılmadığına dair ihracatın gerçekleşmediği yönünde tespit olmaksızın reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği öte yandan süresinde iade edilmeyen katma değer vergisi iade alacağı nedeniyle davacının zarara uğradığının açık olduğu gerekçesiyle işlem iptal edilmiş, katma değer vergisi iade alacağının tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Kırklareli ve Adıyaman Defterdarlıklarına bağlı bazı mükelleflerin bir organizasyon çerçevesinde ortak mükelleflerden mal ve hizmet alımında bulunduğu ve ihracatların da yine bir organizasyon çerçevesinde ortak firmalara yaptıklarının tespit edildiği ve ilgili mükelleflerin incelemeye sevk edildiği, ayrıca davacının ihracat yaptığı firmaların Kırklareli ve Adıyaman Defterdarlıklarına bağlı mükelleflerle aynı olduğu ve bir kısmının söz konusu mükelleflerle aynı firmalardan alım yaptığı, mal ve hizmet alımında bulunduğu mükelleflerin önemli bir kısmının özel esaslara tabi tutulduğu veya sahte belge düzenleme şüphesiyle incelemeye sevk edildiği, bazılarının serbest muhasebeci mali müşavirinin aynı olduğu, önemli bir kısmının tedarikçilerinin ortak mükelleflerden oluştuğu, mükelleflerin kendi aralarında da mal ve hizmet hareketleri görüldüğü, yürütülen faaliyetin hacmiyle orantısız şekilde düşük sayılarda işçi çalıştırıldığı, sektör ortalamalarına göre düşük tutarlarda ödenecek vergi beyan edildiği veya hiç beyan edilmediği şeklindeki tespitlere istinaden davacının da aralarında bulunduğu söz konusu mükelleflerin incelemeye sevk edildiği, davacının 2016 ve 2017 yıllarında yüklenim listelerinde yer alan bir kısım mükellefin sahte belge düzenleme, sahte belge düzenleyen firmalara ortak olma, sahte belge kullanma, defter ve belge ibraz etmeme eylemleri nedeniyle özel esaslara tabi olduğu, bir kısım mükellef hakkında sahte belge düzenledikleri yönünde vergi tekniği raporları tanzim edildiği ve aynı fiil nedeniyle bir kısım firmalar yönünden vergi incelemelerinin devam ettiği ve davacının yüklenim listesindeki firmalar hakkında olumsuz tespitlere yer verildiği dikkate alındığında, olayda davacının iade isteminin tamamen veya kısmen haksız olabileceği yönünde karine teşkil eden dolayısıyla özel esas tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte yeterli ve ciddi saptamaların var olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Haklarında düzenlenen vergi tekniği ve/veya vergi inceleme raporlarındaki tespitleri değerlendiren mahkeme kararları dikkate alınmaksızın davalı idarenin iddia ve varsayımlarına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği hükümlerine aykırı olarak süre verilmek suretiyle işlemlerin gerçekliğini tevsik edici bilgi ve belgelerin kendilerinden istenmediği, somut bir saptama olmaksızın idarenin takdir yetkisi aşılmak suretiyle keyfi olarak iade hakkının engellendiği, yüklenim listelerinde yer alan firmalar hakkında karşıt inceleme yapılmadığı, gerçek mahiyetin araştırılmadığı, uyuşmazlık dönemine ilişkin vergi tekniği raporu veya vergi inceleme raporunun bulunmadığı, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'ne dayanan iade hakının idarenin talimat yazılarıyla sınırlandırılamayacağı, özel esaslar kapsamında olmadıkları, haklarında bu kapsamda olmalarını gerektirecek nitelikte olumsuz bir saptama da bulunmadığı, özel yasalar kapsamında matrah artırımında bulunulduğu ve vergilerin ödendiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının Aralık 2016 ve Ocak ila Temmuz 2017 dönemlerine ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi alacağına yönelik nakden iade talebinin, Aralık 2016 dönemine ilişkin kısmının vergi incelemesi sonucuna göre yerine getirilebileceğinden; diğer dönemlere ilişkin olarak ise sistem üzerinden gönderilen listeler dışındaki diğer evrakların Dairelerine ibraz edilmediğinden iade taleplerine ilişkin herhangi bir işlem tesis edilemeyeceğinden bahisle reddine dair işlemin iptali ile katma değer vergisi iade alacağının tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
Öte yandan, Dairemizin E:2021/284 sayılı dosyasının incelenmesinden, davacının Aralık 2016 dönemine ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade alacağının nakden iadesi talebinin 222.464,40 TL'lik kısmının reddedilmesini öngören … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1 fıkrasının (a) bendinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmış, aynı Kanun’un 32. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesinde yer alan hüküm uyarınca fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında düzenlenen yasal belge olduğuna göre gerçekten bir emtia teslimi yapılmadığı halde düzenlenmesi ve böyle bir faturanın kayıtlara alınması Vergi Usul Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na aykırıdır. Kaldı ki, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan faturalarda gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. ve 34. maddelerinde öngörülmüş bulunmaktadır.
213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde sahte belge, ortada gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi gösterilerek düzenlenmiş belge olarak açıklanmış olup, düzenleniş amacı itibarıyla bu nitelikte olan belgelere artık hukuken itibar edilemeyeceği ve içeriklerinin doğru olarak kabul edilemeyeceği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; Ocak ila Temmuz 2017 dönemlerine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Davacının Aralık 2016 dönemine ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade alacağının nakden iadesi talebinin … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 222.464,40 TL'lik kısmının reddine yönelik işlemi vergi tekniği raporundaki saptamaları değerlendirmek suretiyle iptal ederek iadeye konu tutarın tecil faiziyle birlikte ödenmesine hükmeden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının, davacının yüklenim listelerinde yer alan ancak haklarında vergi tekniği raporu bulunmayan … Tekstil Konfeksiyon Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Limited Şirketi, … Ayakkabı Deri Tekstil Mobilya ve Dış Ticaret Limited Şirketi, …Tekstil Ayakkabı İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile …'a ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedildiği, haklarında vergi tekniği raporu bulunan … Perde Lez Fisto Organze İmalat Tekstil ve Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile … Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek söz konusu hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra sözü edilen firmalar hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarında, münhasıran sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme faaliyetinde bulunduklarına dair her türlü şüpheden uzak somut ve kesin emareler bulunmadığı tespitlerine yer verildiği gerekçesiyle işlemin bu kısmının iptaline ve tecil faizi ödenmesine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 28/09/2022 tarih ve E:2021/284, K:2022/3415 sayılı kararıyla onandığı dikkate alındığında, davacı tarafından ihracat istisnası kapsamında Aralık 2016 dönemine ilişkin olarak mükerrer dava açıldığı sonucuna ulaşıldığından Vergi Dava Dairesinin sözü edilen döneme ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; Ocak ila Temmuz 2017 dönemlerine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın; Aralık 2016 dönemine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.