

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">




 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar," />
<meta name="Yahoo" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar," />
<meta name="Altavista" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar,"/>
<meta name="Scooter" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar," />


<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tazminat Ve Alacak Hakları, Arabuluculuk Ve Dava ">
<META NAME="description" CONTENT="Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tazminat Ve Alacak Hakları, Arabuluculuk Ve Dava ">
<META NAME="keywords" CONTENT="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar,">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tazminat Ve Alacak Hakları, Arabuluculuk Ve Dava </title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+905324091885"><i class="icon-phone-call"> </i> +905324091885</a></li>
							<li><a href="mailto:ahmetcan@ahmetcan.av.tr"><i class="icon-mail"> </i> ahmetcan@ahmetcan.av.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-facebook"><a target="_blank" href="https://www.facebook.com/AvukatAhmetCan"><i class="fab fa-facebook"></i></a></li><li class="social-twitter"><a target="_blank" href="https://twitter.com/ahmetcan_av"><i class="fab fa-twitter"></i></a></li><li class="social-linkedin"><a target="_blank" href="https://www.linkedin.com/in/avukatahmetcan/"><i class="fab fa-linkedin"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/9khoJuUnC292h1n59g_st=com.google.maps.preview.copy"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/+905324091885"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=">
					<span class="logo-default">Can Hukuk Bürosu | Dava, Danışmanlık, Arabuluculuk</span>
					<span class="logo-dark">Can Hukuk Bürosu | Dava, Danışmanlık, Arabuluculuk</span></a>
                        </a>
                    </div>
					
                    <!--End: Logo-->



                    <!--Logo-->

                    <!--End: Logo-->

<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=e6c2a1448ada14a52"></script>



							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>

                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li><a href="hakkimizda.asp?dil=">Av. Ahmet CAN</a></li>
									<li><a href="iletisim.asp?dil=">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=">Blog</a></li>
									<li><a href="sss.asp?dil=">S.S.S.</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light halfscreen" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tazminat Ve Alacak Hakları, Arabuluculuk Ve Dava </h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/Yurtdisinda_Calisan_Iscilerin_Tazminat_Ve_Alacak_Haklari,_Arabuluculuk_Ve_Dava.png" height="200"><br>
							<p></p><p><b>Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tazminat Ve Alacak Hakları,
Arabuluculuk Ve Dava </b></p><p><b style="background-color: initial; letter-spacing: 0px;"><a href="https://api.whatsapp.com/send?phone=905323455818">YURT DIŞI İŞÇİLİK ALACAKLARI İÇİN ARABULUCUYA BAŞVURMAK ZORUNLU MUDUR?</a></b></p>
<p>Yurt dışında
çalışan bir işçi işçilik alacakları için Türk Mahkemeleri’ne müracaat etmeden
önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Kanuna,
bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve
tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş
olması dava şartıdır. </p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçi, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin
son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine
eklemek zorundadır. </p>
<p>Bu zorunluluğa
uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre
içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden
reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine
getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın
usulden reddine karar verilir. </p>
<p>Arabulucuya
başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem
yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar
verilir.</p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçi arabuluculuk başvurusunu uyuşmazlığın konusuna göre yetkili
mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan
yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapar. </p>
<p>Arabulucu;
taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya
da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk
faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl
arabuluculuk bürosuna bildirir.</p>
<p>Taraflardan birinin
geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle
arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf,
son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile
yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet
ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle
sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların
yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.</p>
<p>Arabuluculuk
faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği
tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. </p>
<p>Arabulucuya
başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde
ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen
tebliğinden itibaren iki hafîta içinde arabulucuya başvurulabilir.</p>

<p>Taraflar ve avukatları
ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik
şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.</p>

<p><span style="background-color: initial; letter-spacing: 0px;">Arabuluculuk faaliyeti
sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında
taraflarca dava açılamaz.</span></p>
<p><b>YURT DIŞI İŞÇİLİK ALACAKLARI İÇİN ARABULUCUYA BAŞVUR
YAPILDIĞINDA DAVA SÜRESİ KAÇAR MI? </b></p>

<p>Arabulucu, yapılan
başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu
süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar
geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.</p><p><b style="background-color: initial; letter-spacing: 0px;">YURT DIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİ İŞE İADE DAVASI İÇİN
ARABULUCUYA BAŞVURMAK ZORUNLU MUDUR?</b></p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçinin iş sözleşmesi feshedilmişse, işçi, fesih bildiriminde sebep
gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile
fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade
talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak
zorundadır. </p>

<p>Arabuluculuk faaliyeti
sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; a)
İşe başlatma tarihini, b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların
parasal miktarını, c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada
düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi
takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.
İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle
gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.</p>
<p><b>YURT DIŞINDA MEYDANA GELEN İŞ KAZASI NEDENİYLE AÇILACAK
DAVALARDA ARABULUCUYA BAŞVURMAK ZORUNLU MUDUR? </b></p>
<p>İş kazası veya
meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili
tespit, itiraz ve rücu davaları için dava şartı arabuluculuğa başvurmak zorunlu
değildir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİ ÇALIŞMA OLGUSUNU IŞÇI
İSPATLAMALIDIR.</b></p>
<p>Yurtdışında çalışma
süresi bakımından, SGK hizmet dökümü incelenir, hiç bir çalışma kaydı
görünmeyen boşluklarda yurtdışında çalışıp çalışmadığı işçiden sorulur, yurda
giriş çıkış kayıtları emniyetten istenir ve incelenir. </p>
<p><b>YURTDIŞINDAKI İŞÇİNİN GERÇEK ÜCRETİNİN, MAAŞININ TESPITI </b>- <b>MAAŞ VE ÜCRET ALACAKLARI</b></p>
<p>Aylık ücret
miktarı, ücret miktarını ispat yükü işçide olup, bu ispatlandıktan sonra ödeme
yapılıp yapılmadığını ispat yükü de işverendedir. </p>
<p>İşçinin yaptığı iş,
kıdemi, bordro içerikleri ve emsal ücret araştırması yapılır. Bunlar
gözetilerek işçinin ücreti ortaya çıkarılır, işçilik alacakları buna göre
belirlenir. Esasen yurt dışında çalışan işçinin kıdem tazminatı nasıl
hesaplanır? sorusunun da cevabı gerçek ücretin ortaya çıkarılmasıyla
hesaplanır. </p>
<p>Yurtdışında çalışan
işçi alacağı için emsal bir kararda, “işçi işveren ait yurtdışı işyeri olan
deri atölyesinde makineci olarak çalışmıştır. Yurt dışı işyerinde vasıflı bir
işçinin 1.200,00 TL net ücretle çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına
uygun değildir. Nitekim Dairemiz incelemesinden geçen ... Mahkemesi'nin
2013/... Esas, 2014/... Karar sayılı (...) emsal dosyada aynı işverene ait aynı
işyerinde çalışan işçinin ücreti 3.000 dolar kabul edilmiştir. Emsal dosya ve
delillere göre davacının 2.500,00 USD ücretle çalıştığı kabul edilmeli ve
bilirkişinin 2.500 dolar üzerinden yaptığı hesaba göre belirlenen alacakları
hüküm altına alınmalıdır”, şeklinde karar verilmiştir. </p>
<p>Başka bir kararda,
“Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel
ücret hesabı dışında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti
gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu
bir tahakkuka gidilmiştir. Oysa kimi ücret bordrolarında fazla çalışma, hafta
tatili ile bayram genel tatil ücreti gibi tahakkuklar bulunmasa da ödeme hep
900 Euro üzerinden gerçekleşmiştir. İşçinin yurt dışında harcaması için elden
verilen bir miktar da dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta davacı işçi 1100
Euro aylık ücret aldığını kanıtlamış durumdadır. Davalı işveren işçinin
imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel
ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir
uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş
açıklaması dışında başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Böyle olunca davacının
aylık temel ÜCRETİNİN 1100 Euro olduğu kabul edilmeli ve bordroların fazla
çalışma ile hafta tatili ve genel tatil tahakkuklarını içermediği sonucuna
varılmalıdır. Gerekirse bu esaslar dahilinde bilirkişiden yeniden rapor alınmalı
ve mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak tazminat ve alacaklar hüküm
altına alınmalıdır”</p>
<p>Diğer bir kararda
“Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel
ücret hesabı dışında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti
gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu
bir tahakkuka gidilmiştir. Oysa örneğin 2007 yılı içinde kimi ücret
bordrolarında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti gibi
tahakkuklara değişen miktarlarda yer verilse de bordro sonucu hep net 1485 USD
üzerinden gerçekleşmiştir. İşçinin yurt dışında harcaması için elden verilen
bir miktar da dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta davacı işçi 1700 USD aylık
ücret aldığını kanıtlamış durumdadır. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen
ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle
diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir.
İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir
bilgiye yer verilmemiştir. Böyle olunca davacının aylık temel ÜCRETİNİN 1700
USD olduğu kabul edilmeli ve bordroların fazla çalışma ile hafta tatili ve
genel tatil tahakkuklarını içermediği sonucuna varılmalıdır. Gerekirse bu esaslar
dahilinde bilirkişiden yeniden rapor alınmalı ve mahkemece bir değerlendirmeye
tabi tutularak tazminat ve alacaklar hüküm altına alınmalıdır. Savunmanın dahi
altında kalan ücrete itibarla yapılan hesaba göre karar verilmesi bozmayı
gerektirmiştir.”</p>
<p>Yine, “Davacı işçi
son aylık ÜCRETİNİN net 2.160,00 USD olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren 6,63
USD saat ücretini savunmuştur. Bilirkişi hesap raporunda davacının iddia ettiği
ücret ve davalının sunduğu kayıtlardaki ücrete göre seçenekli olarak tazminat
ve alacaklar hesaplanmış, mahkemece davalının sunduğu kayıttaki ücret üzerinden
hesaplanan tazminatlar hüküm altına alınmıştır. Davacının son dönem ücret
bordroları sunulmamakla birlikte sunulan ve imza içermeyen aylık ücret
bordroları (örneğin bordro miktarları değişen tahakkuk içermelerine rağmen 2006
yılı 5., 6., 7., ve 8. aylar fiks 1.700,00 USD, 2007 yılı 12. ayı ile 2008 yılı
6., 7., ve 8. aylar fiks 2.300,00 USD'dir.) dikkate alındığında davacı işçi
iddia ettiği ücreti kanıtlamış durumdadır. Bu nedenle, mahkemece davacının
ücreti 2.160,00 USD kabul edilmeli ve bilirkişi raporunun ilgili hesap seçeneği
değerlendirilerek bir karar verilmelidir.” denmiş, benzer bir başka kararda da
"Davacı yurt dışında çalışmıştır. Türkiye İş Kurumundan davacı işçi ile
ilgili bir sözleşme var ise getirtilip değerlendirilmesi gerekir .Ayrıca,
davacının fiilen yaptığı iş ve çalıştığı tarihler bildirilmek suretiyle ne
kadar ücret alabileceği ilgili meslek kuruluşundan sorulmalı ve alınacak olan
yazı tüm dosya kapsamıyla birlikte yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak,
aylık ücretlerle ilgili gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca
gidilmelidir".</p>
<p>İşveren tarafından
işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap
edilip ödenmemesi halinde, işçi iş akdini haklı nedenle feshetme imkanı sahip
olur. Ücret geniş anlamda ücret olarak fazla mesai, genel tatil gibi alacakları
da kapsar. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da
sözleşme ile belirlenen ücret ödeme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu
ücrete hak kazanmış olması gerekir. İşçinin çalışma gün ve süresi ile bu
çalışmalar karşılığı işçinin ücretlerinin ödenmiş olduğu işverence ancak yazılı
belgelerle ispatlanabilir. İmzasız bordrolarda tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında
bordrolarda yer alan fazla mesai ödeme tutarları mahsup edilir. Yargıtay
içtihatlarında yurt dışında çalışan işçilerin ücretlerinin yurt içinde aynı işi
yapan işçilere nispeten daha yüksek olabileceği vurgulanmıştır. İşverence
sunulan mesai şeritlerinde günlük mesai 8 saat olarak belirtilmişse, esas
alınacak saat ücreti 225 saat olarak belirlenmez, aylık 240 saat olarak
belirlenir. Zira, hafta tatilinde çalışılmadan ücret ödenmesi gerekir.
Hesaplar, giydirilmiş net ücretten değil, giydirilmiş brüt ücret üzerinden
yapılması gerekir. İşverence sunulan mesai şeritlerinde günlük mesai 8 saat
olarak belirtilmişse, esas alınacak saat ücreti 225 saat olarak belirlenmez,
aylık 240 saat olarak belirlenir. Her ne kadar kararda bunun gerekçesi yer almasa
da 225 saat belirlemede hafta tatilinde çalışılmadan ücret ödenmesi hususu
dikkate alınmamış olduğundan 240 saat ücret olarak esas alınmaktadır. Diğer
yandan ücret hesabının giydirilmiş net ücretten değil, giydirilmiş brüt ücret
üzerinden yapılması gerekir.</p><p><b style="background-color: initial; letter-spacing: 0px;">YURTDIŞI İŞÇİ ALACAĞINDA UYGULANACAK HUKUK TÜRK
HUKUKU’DUR.</b></p>
<p>Türkiye merkezli
bir işveren şirket, işçiyi yurtdışındaki işyerinde çalıştırılmak üzere
Türkiye'de işe alıp yurt dışında istihdam ettiğinde, Türk iş hukukunun işçiye
sağladığı asgari koruma yurtdışında da devam eder. İşçi Türk iş hukukuna
talepte bulunursa yabancı ülke hukuku değil, Türk iş hukuk uygulanır.</p>
<p>Bu yönüyle işçiyi
koruyucu düzenlemeler kamu düzenindendir. İşçinin Milletlerarası Özel Hukuka
dayalı talep edebileceği haklar en geniş Türk İş hukuku mevzuatındaki kapsamda
düzenlenmiş olduğunda işçi Türk iş hukukuna talepte bulunursa yabancı ülke
mevzuatı değil, Türk İş Hukuku mevzuatı uygulanır. Tarafların aralarındaki
ilişkiyi uygulanacak hukuk konusunda anlaşma yapmamaları veya yaptıkları
anlaşmanın herhangi bir sebepten dolayı geçersiz olması halinde iş
sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili olan yer hukuk uygulanacaktır. Sıkı ilişkinin
tespitinde tarafların vatandaşlığı, işverenin ikametgahı, sözleşmenin dili,
ücretin ödendiğini para, sözleşmenin yapıldığı yer, tarafların ikametgahı gibi
ölçütler dikkate alınabilir.</p>
<p>Yurtdışında çalışan
işçi Türk uyruklu ve işveren şirket de Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı işveren
olduğunda, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince kıdem ve ihbar
tazminatllarının Türk Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir.</p>
<p>İşveren şirket
tarafından yurt dışı işyerine çalıştırılmak üzere gönderilen ve bu işveren
şirket tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla
mesai ve yıllık izin alacaklarında Türk Hukuku uygulanır. </p>
<p>Yurt dışında hizmet
alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre işyeri açan ve
işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere Türkiye'den Türk
vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve bunun genelde Türkiye
İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. </p>
<p>Ancak çoğu zaman
Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile kurum
kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere götürülmekte
ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak
çalıştırılmaktadır. </p>
<p>İş hukukunun
emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan
bu tür uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni
de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi yada şirketin
yurt dışındaki yabancı şirket ile organik bağı delillendirildiğinde Türk İş
Hukuku uygulanmakta ve organik bağ içinde olan Türkiye'de kişi veya kişiler
işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p>Emsal mahkeme
kararına göre “..davacının davalı şirket tarafından yurt dışı işyerine
çalıştırılmak üzere gönderildiği, yurt dışı işyerinde davalının organik bağ
içinde olduğu ve o yer mevzuatına göre kurulan şirket tarafından çalıştırıldığı
anlaşıldığından, iş sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davalının kıdem ve
ihbar tazminatından sorumluluğuna karar verilmesi isabetli bulunmuştur.”</p>
<p>Diğer yandan, bir
başka Yargıtay Kararına göre, “5718 sayılı Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve
Usul Hukuku Hakkında Kanun’’un 1. maddesinin 1. fıkrasında hâkimin Türk
kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku
re’sen uygulayacağı belirtildikten sonra 4. fıkrasında uygulanacak hukuku seçme
imkânı verilen hallerde taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun
maddi hukuk hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Kanunun “kamu düzenine
aykırılık” başlıklı 5.maddesinde “Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya
uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm
uygulanmaz gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır” hükmü
düzenlenmiştir. ...Davacı Türk uyruklu ve davalı da Türk Ticaret Sicilinde
kayıtlı işveren olup, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince
kıdem ve ihbar tazminatı hükümlerinde olduğu gibi yıllık ücretli iznin de Türk
Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir. Yıllık ücretli izin davacı
temyizi bulunmadığından, usulü kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak Türk
Hukukuna göre değerlendirilip, hesaplanmalıdır”.</p>
<p>Sonuç olarak Türk
İşveren şirket tarafından yurt dışındaki işyerine çalıştırılmak üzere
gönderilen ve bu işveren şirket tarafından çalıştırılan işçiler, Türk
Mahkemelerinde kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve yıllık izin
alacaklarını talep edebilirler. </p>
<p>Bu bağlamda,
Türkiye'deki işveren tarafından resmi ya da gayri resmi bir şekilde
yurtdışındaki bir şirkete gönderilen işçinin 
yurt dışındaki çalışması sebebiyle doğan işçilik alacaklarından,
Türkiye’deki işveren şirket sorumludur. Benzer şekilde Türkiye'de çalışırken
işçinin yurt dışında görevlendirilmesi halinde de Yurtdışında çalışan işçinin
maaşlarından ve alacaklarından Türkiye'deki işveren sorumludur. </p><p><br></p>
<p><b>GEÇİCİ GÖREVLE YURT DIŞINA İŞÇİ GÖNDERME HALİNDE
UYGULANACAK HUKUK TÜRK HUKUKUDUR</b></p>
<p>5718 Sayılı
Mi&#775;lletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 27. maddesine göre
iş sözleşmesi konusunda hukuk seçimi imkânı, iş sözleşmelerin niteliği gereği,
ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanınmıştır. İş Sözleşmesinde uygulanacak
hukukun seçimi işçi aleyhine daha elverişsiz hükümler içermesi ve işçiyi
korumaması halinde, uygulanacak hukukun seçimine ilişkin iş sözleşmesi hükmünün
dava ve uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün olmadığı mümkün değildir. Üstelik
işçi ve işveren tarafından imzalanan iş sözleşmesinde yabancı ülke hukukunun
uygulanacağı konusunda bir hüküm yoksa yabancı ülke hukuku uygulanamaz. İşçinin
işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri
sayılmaz. Yine, işçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı
olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas
işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. Bu durumda işverenin merkezi
Türkiye’deyse yurtdışı işçilik alacaklarında Türk hukuku uygulanır.</p>
<p>İşçinin işini tek
bir devletin yürütmediği, sürekli olarak farklı devletlerde çalıştığı ve bu
nedenle mutat bir işyerinin bulunmadı durumlarda işverenin merkezinin bulunduğu
yer hukuku uygulanacaktır.</p>
<p>5521 Sayılı İş
Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi “İş mahkemelerinde açılacak her dava,
açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan
yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili
mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz” şeklindeki
hüküm "İşçiyi" korumak gayesiyle konulmuştur ve kamu düzeni
düşüncesine dayandığı için bu iki yetkiyi bertaraf eden yetki sözleşmeleri
geçerli değildir.</p>
<p>Yabancılık unsuru
ile sözleşmesel ilişki içeren ve yabancı bir devlet mahkemesine yetki tanıyan
iş sözleşmeleri "Kamu Düzenine" ve "Münhasır" yetki esasına
aykırı olduğu için Türk hukuku bakımından geçerli olamaz.</p>
<p>Yurtdışında
çalışacak işçilerin iş sözleşmesi konusunda hukuk seçimi imkânı, iş
sözleşmelerin niteliği gereği ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanınmıştır.
Çünkü taraflarca hukuk seçimi uygulanacak hukukun işçiyi koruyan hükümlerinden
daha elverişsiz hükümler içermesi halinde mümkün değildir.</p>
<p>Seçilen hukukun
işçiyi koruyucu hükümlerinin mutad işyeri hukukunun işçiye sağladığı korumadan
daha az koruma sağlaması halinde, hukuk seçimi nazara alınmaz. İşçinin işini
tek bir devlette yürütmediği, sürekli olarak farklı devletlerde çalıştığı ve bu
nedenle mutad bir işyerinin bulunmadığı durumlarda, işverenin merkezinin
bulunduğu yer hukuku uygulanacaktır.</p>
<p>İşçi ile işveren
arasındaki ilişkiye uygulanacak hukuk konusunda anlaşma yapmamaları veya
yaptıkları anlaşmanın herhangi bir sebepten dolayı geçersiz olması halinde, iş
sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili olan yer hukuku uygulanır. Sıkı ilişkinin
tespitinde tarafların vatandaşlığı, işverenin ikametgâhı, sözleşmenin dili,
ücretin ödendiği para, sözleşmenin yapıldığı yer, tarafların ikametgâhı gibi
ölçütler dikkate alınabilir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİ ALACAĞI YURT DIŞINDAKI ŞIRKETLE
TÜRKIYE'DEKI ŞİRKET ARASINDAKI ORGANIK BAĞ </b></p>
<p>Yurt dışında hizmet
alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre işyeri açan ve
işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere Türkiye'den
çalışmak üzere Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve
bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. Ancak
çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile
kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere
götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak
çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi
uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk
vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına
gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile
organik bağı ispatlandığında Türk İş Hukuku uygulanır ve organik bağ içinde
olan Türkiye'de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu
tutulur.</p>
<p>İşçinin şirket
tarafından yurt dışı işyerine çalıştırılmak üzere gönderildiği, yurt dışı
işyerinde davalının organik bağ içinde olduğu ve o yer mevzuatına göre kurulan
şirket tarafından çalıştırıldığı tespit edildiği takdirde, işçinin yurtdışı
işçilik hak ve alacaklarından Türkiye’deki kurulu gönderen işveren şirket
sorumludur.</p>
<p>İş hukukunun
emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan
yurtdışı işçilik alacakları uyuşmazlıklarında Türk vatandaşı olan işçinin kamu
düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da
şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile organik bağı ispatlandığında Türk İş
Hukuku uygulanır ve organik bağ içinde olan Türkiye'de kişi veya kişiler işçinin
işvereni kabul edilerek sorumlu tutulur.</p>
<p><b>YURT DIŞINA ÇIKIŞ TAZMİNATI OLARAK İFADE EDİLEN KIDEM
TAZMİNATI HAKKI </b></p>
<p>Yurtdışına giden
çoğu işçiye 1 yıllık, 2 yıllık gibi belirli süreli iş sözleşmesi
imzalatılmakta, sözleşme belirli süreli olduğu için iş bitiminde de kıdem
tazminatı hakkı yok diye işçiye kıdem tazminatı ödenmemektedir. </p>
<p>Halbuki, İş Kanunu
uyarınca asıl olan taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin belirsiz süreli
oluşudur. Yargıtay’ın genel görüşü yurtdışı müteahhitlik işlerinde işçiyle
işveren arasında yapılan iş sözleşmelerinin belirsiz süreli olduğudur. </p>
<p>Bu nedenle, işçi 1
yılı aşan sürede çalışmışsa ve kendinden kaynaklanmayan sebeplerle iş
sözleşmesi sona ermişse işverenden kıdem tazminatı hakkı doğar. </p>
<p><b>YURTDIŞINDA FARKLI DÖNEMLERDE ÇALIŞAN İŞÇİNİN KIDEM
TAZMİNATI HAKKI </b></p>
<p>Yurtdışında aynı
işverene bağlı olarak işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak
çalışan bir işçinin kesintili çalışmalar yönünden her çalışma döneminin
tazminata hak kazanacak şekilde sona erip ermediği araştırılır. Tüm dönem
çalışmalar yönünden iş akdinin tazminata hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkin
yazılı delile bakılır. İşçi tek taraflı olarak haksız sebeple sözleşmeyi
feshetmişse, ya da istifa etmemişse kıdem tazminatına hak etmeyecek şekilde
ayrılmış demektir. Ama tazminatı hak kazanacak şekilde her seferinde iş
sözleşmesi haksız sebeple feshedilmiş ya da kendisi haklı sebeple feshetmişse,
örneğin, 01.06.2002 - 03.07.2005 ile ile 08.05.2013 - 26.07.2016 tarihlerini
kapsayan iki çalışma dönemi birleştirilerek ikinci dönem sonu ücret üzerinden
işçinin tazminat isteklerinin kabulüne karar verilir. </p>
<p>Kıdem tazminatı, iş
sözleşmesi kanunda öngörülen koşul ve nedenlerle sona eren işçiye veya onun
ölümü halinde mirasçılarına işverence yapılan bir ödemedir.</p>
<p>İşverene ait bir ya
da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi
halinde, işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve
işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık
işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem
tazminatı” denir.</p>
<p>İşçinin kıdem
tazminatına hak kazanabilmesi için iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe göre,
işyerinde en az 1 yıllık bir kıdeminin bulunması gerekir.</p>
<p>Ayrıca sözleşmenin
işveren tarafından haklı sebepler dışında feshedilmesi gerekir. İş akdinin
kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunun ispat külfeti
işverene aittir.</p>
<p>Kıdem tazminatı 10
yıllık zamanaşımı süresine tabi olan uyuşmazlıklarda, işçinin çalışma sona
erdikten sonra 10 yıllık süre geçmeden işverene ait işyerinde tekrar çalışmaya
başladığı takdirde, fasılalı çalışma tarihleri arasında ve fesih tarihi ile
davanın açıldığı tarih arasında 10 yıllık süre geçmediği için kıdem tazminatı
zamanaşımına uğramaz.</p>
<p><b>YURT DIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI NASIL
HESAPLANIR - KIDEM TAZMİNATININ TESPİTİ</b></p>
<p>Kıdem tazminatına
esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanununun 32’nci
maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile
ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz
eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı,
yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.
İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim
ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dâhil olup, tazminata
esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre
hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında
genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. Kıdem ve ihbar
tazminatı 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olan uyuşmazlıklarda, işçinin
çalışma sona erdikten sonra 10 yıllık süre geçmeden işverene ait işyerinde
tekrar çalışmaya başladığı takdirde, fasılalı çalışma tarihleri arasında ve
fesih tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 10 yıllık süre geçmediği için
kıdem ve ihbar tazminatı zamanaşımına uğramaz.</p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem
tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılır. İşçinin iş
sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya
da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanır,
daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilir.</p>
<p><b>YURT DIŞINDA İŞ SÖZLEŞMESİ DEVAM EDERKEN İŞVEREN
TARAFINDAN YENI SÖZLEŞME İMZALATILMAK İSTENMESİ</b></p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçi, kendi aleyhine çalışma koşullarını ağırlaştıran yeni iş
sözleşmesini kabul etmez ve işyerinde çalışmaya devam ederse, değişiklik
gerçekleşmemiş ve sözleşme eski şartlarla devam ediyor sayılır.</p>
<p>İşveren, değişiklik
teklifinden vazgeçerek sözleşmenin eski şartlarda devamını isteyebilir ya da
çalışma koşullarında değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını yazılı olarak
açıklamak ve bildirim süresine uymak koşulu ile sözleşmeyi feshedebilir.</p>
<p>Bu durumda sözleşme
geçerli nedenle feshedilmiş olduğu kabul edilerek işçiye kıdem tazminatı
ödenir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İSTİFA DİLEKÇESİ</b></p>
<p>Uzun süreli kıdemi
olan bir işçinin yasal haklarını geride bırakarak istifa etmesi hayatın olağan
akışına aykırıdır. İstifa dilekçesinin boş bir şekilde iş akdi devam ederken
alınması, işçinin istifa iradesini geçersiz kılar.</p>
<p>Bayram ve genel
tatiller ile hafta tatillerinde çalıştırılması karşılığında ek ücret
verilmemesi nedeniyle istifa etmiş olan işçi, ücretleri ödenmediği için 4857
Sayılı Kanun'un 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle derhal fesih hakkının
bulunduğu kabul edilir ve kıdem tazminatı hak eder. Ancak, bunun için iddia
etmiş olduğu ücretlerinin gerçekten işveren tarafından ödenmediğini ispat etmiş
olmalıdır.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN FİİLİ HİZMET SÜRESİ</b></p>
<p>Fiili hizmet
süresini ispat yükü davacı çalışana aittir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN FASILALI/ARALIKLI ÇALIŞMALARI</b></p>
<p>Fasılalı ya da
diğer bir ifadeyle aralıklı dönemlerde işçi çalıştırılmışsa, önceki dönemlerde
iş sözleşmesinin işçi tarafından haksız feshedildiğini ispat yükü işverendedir.
Fasılalı ya da diğer bir ifadeyle aralıklı dönemlerde işçi çalıştırılmışsa
önceki dönemler son dönem hizmet süreleri birleştirilerek karar verilir. 1475
Sayılı İş Kanunu'nun 14/II. maddesi gereğince kıdeme esas hizmet süresinin
tespitinde aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştığı süreleri birleştirilerek
hesaplama yapılması gerekir.</p>
<p>Yurt dışında
örneğin 1985 ile 2021yılları arasında değişik dönemlerde aynı işverene bağlı ya
da organik bağı olan grup şirketlerinde çalışan işçinin 1985, 1995, 2005 ve
2021 yıllarındaki çalışmalarının, iş sözleşmesinin feshi ile sona erdiği
işveren kanıtlayamazsa, bu durumda işçinin iş sözleşmesi 1985, 1995, 2005 ve
2021 yıllarında feshedilmediğinden zamanaşımı süresinin de işlemeye başlamadığı
kabul edilir. Böyle olunca işçinin aynı işverene bağlı ya da organik bağı olan
grup şirketlerindeki  işyerlerinde geçen
tüm çalışmaları (1985 ile 2021 arası) birleştirilmek suretiyle kıdem tazminatı
ile yıllık izin hesabı yapılır.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İŞÇİLİK ALACAKLARINDA 5
YILLIK ZAMANAŞIMI </b></p>
<p>Yurtdışı
projelerinde değişik dönemlerde aynı işveren bünyesinde çalışan işçilerin
önceki çalışma dönemlerinin fesih ile son bulduğunu işveren yazılı delille
ispatlayamazsa, işçinin önceki çalışma dönemleri zamanaşımına uğramış sayılmaz.
1086 sayılı HUMK yürürlükte iken süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define
davacı taraf süre yönünden hemen ve açıkça karşı çıkmamışsa (suskun kalınmışsa)
zamanaşımı defi geçerli sayılmakta iken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun uygulandığı dönemde süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı definin
geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerekir. Başka bir
anlatımla 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamalar bakımından süre geçtikten
sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı taraf muvafakat etmezse zamanaşımı
defi dikkate alınmaz. Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla
ileri sürülmesi de mümkündür.</p>
<p>İş sözleşmesi
25.10.2017 tarihinden sonra sona eren yurt dışında çalışan işçilerin kıdem
tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacakları, fazla mesai ücreti
alacakları, hafta tatil ücreti alacakları 5 yıl içinde zamanaşımına uğrar. </p>
<p>İş sözleşmesi sona
eren yurt dışında çalışan işçilerin işe iade için dava süresi tebliğ tarihinden
itibaren 1 aydır. </p>
<p><b>YURT DIŞI ÇALIŞMA ÜCRETİ DOLAR ÜZERİNDEN KIDEM TAZMİNATI
HESAPLAMA KURUN ÇEVRİLME TARİHİ</b></p>
<p>Kıdem tazminatında
döviz kurunun çevrilme tarihinde fesih tarihi esas alınır. İhbar tazminatı,
fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücretleri daha önce işveren
temerrüde düşürülmüşse döviz kurunun çevrilme tarihinde temerrüt tarihi esas
alınır. İhbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil
ücretleri daha önce işveren temerrüde düşürülmemişse döviz kurunun çevrilme
tarihinde, dava tarihi esas alınır.</p>
<p><b>DAVA DÖVİZ ÜZERİNDEN AÇILABİLİR</b></p>
<p>Yurtdışına
gönderilen işçin imzaladığı sözleşmede mesai ücretini dolar veya euro üzerinden
imzalamışsa, daha sonra açacağı davayı dolar veya euro üzerinden açılabilir,
işçilik alacakları bu döviz üzerinden talep edilir. Bu nedenle TL üzerinden
açıp da artan döviz kurları karşısında hak edilen işçilik alacaklarının
erimesine müsaade edilmemelidir. </p>
<p>Yabancı para
üzerinden ücret alan işçiler yönünden işçi tarafından talep olması halinde
kıdem tazminatının, ihbar tazminatının, maaş alacağının, yıllık izin alacağının
amerikan doları ya da euro vs. yabancı para cinsinden hesaplanmasına yasal bir
engel yoktur. Buna göre, kıdem tazminatının yabancı para cinsinden
hesaplanmasında önce fesih tarihi itibarıyla kıdem tazminatını tavanının
kontrolü bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki Türk Lirası
üzerinden bir yıllık tutar belirlenir, 
tavanı aşması durumunda tavan üzerinden hesaplama yapılarak yeniden aynı
kur hesabıyla yabancı paraya dönüşümü sağlanır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya
göre mahkeme kıdem tazminatının yabancı para cinsinden ödenmesine karar verir. </p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İŞÇİLİK ALACAKLARINDA ESAS
ALINACAK DÖVİZ KURU</b></p>
<p>İşçi hangi ücretle
çalışırsa çalışsın işveren işçinin maaşını hangi döviz kuru üzerinden bankaya
yatırıyorsa, işçinin aldığı ücret, bankaya yatan döviz cinsi üzerinden esas
alınır.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİDEN ALINAN İBRANAME</b></p>
<p>İbraname, miktar
içermiyorsa ve matbu olarak düzenlenmişse geçersizdir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN ÇALIŞMASINA AİT PUANTAJ
KAYITLARI</b></p>
<p>Puantaj
kayıtlarında işçi imzası olsa bile çalışma saatleri açıkça yer yazılmamışsa,
puantaj kayıtları geçersizdir. İşverence çalışma gün ve sürelerine ilişkin
giriş-çıkış saatlerini gösterir puantaj, vardiya çizelgeleri, kart basma -
elektronik giriş çıkış kaydı verileri vs. yazılı deliller sunulmadığında işçi
ilke olarak bu türdeki çalışmalarını tanık dahil diğer delillerle
ispatlayabilir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN SOSYAL YARDIM GİDERİNİN
TESPİTİ</b></p>
<p>Kıdem tazminatına
esas giydirilmiş ücret tespit edilirken, yemek ve barınma gideri de hesaplanır.
Bu hesaplamada, önemli olan yemek ve barınmanın işverene maliyeti değil işçiye
sağlanan menfaattir. yemek ve barınma gideri günün rayiç koşullarına
belirlenir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN HAFTA TATİLİ ALACAĞI </b></p>
<p>Hafta tatilinde
çalıştığını ispat yükü işçiye, bu günlerde çalışma yapılmış ise ÜCRETİNİN
ödendiğini ispat yükü işverene aittir. Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günleri
Alacakları (UBGT) Yurtdışında çalışan işçinin, bayram/genel tatil çalışması
yurtdışı giriş çıkış kayıtlarına göre belirlenir. Ulusal bayram-genel tatil
günlerinde çalıştığını ispat yükü işçiye, bu günlerde çalışma yapılmış ise
ÜCRETİNİN ödendiğini ispat yükü işverene aittir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN TELAFİ İZNİ ALACAĞI </b></p>
<p>Yurtdışında çalışan
işçinin, telafi izinleri yalnızca yazılı delille ispat edilebilir.</p>
<p><b>YURT DIŞINDA ÇALIŞAN ISCILERIN IZIN HAKLARI - YURTDIŞINDA
ÇALIŞAN İŞÇİNİN YILLIK İZİN ALACAĞI </b></p>
<p>Yurtdışında çalışan
işçinin yıllık izinleri yalnızca yazılı delille ispat edilebilir. Kullandırılan
yıllık izinler yalnızca yıllık izin defteri veya eşdeğer belge ile ispat
edilebilir. İşveren izinlerin kullandırıldığını gösteren imzalı izin defteri
veya eşdeğer bir belge ile desteklenen izin tahakkukları ile ispatladığı
takdirde, ödenen bedeller hesaplamadan düşürülür. İş sözleşmesinin herhangi bir
nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait
ücretler, son ücret üzerinden ödenir. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi
için iş sözleşmesinin feshi şarttır.</p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçilerin izin hakları vardır.Bu aynı Türkiye'deki işçilerin izin
hakları gibidir.  Buna göre, işe giriş
tarihi itibariyle deneme süresi dâhil bir (1) yılı dolduran işçiler yıllık izin
kullanmaya hak kazanırlar. Bu durumda 1 yıldan 5 yıla kadar (beş yıl dâhil)
olanlara 14 günden, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden, 15 yıl
(dâhil) ve daha fazla olanlara 26 günden az olamaz. Bu süreler yurtdışına
çıkmadan imzalatılan iş sözleşmesiyle arttırılabilir.</p>
<p>Çalışan İşçinin iş
sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan
yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden yıllık izin süresine
ait ücreti ödenir. Doğaldır ki, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş
sözleşmesinin feshi şarttır.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN TANIK DELİLİ - TANIKLARININ
BEYANLARI</b></p>
<p>Fazla çalışma
alacağının ispatı bakımından sıklıkla başvurulan delillerden biri de tanık
delilidir. Tanık, kavram olarak uyuşmazlık hakkında bilgi ve görgüsü bulunan
üçüncü kişidir. Davada üçüncü kişi olması şartıyla, yaşına, hukuki durumuna,
taraflarla akrabalık derecesine bakılmaksızın, kural olarak herkes tanık olarak
dinlenebilir. Dolayısıyla davanın tarafları tanık olarak dinlenemez. 6100
Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun/HMK) 255. maddesi
uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan
tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık
başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Bu durumda
akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü
bir sebep sayılamaz ise de, işveren aleyhine dava açan kişiler davacı tanığı
olarak dinlenmiş ise, davacı ile tanıklar arasında menfaat birlikteliği olduğu
için bunların tanıklıklarına ihtiyatla yaklaşılması, bu tanıkların beyanlarının
diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. İş
Kanunu gereği çalışmayı ve ödemeyi gösterir evrak düzenleme ve bunları saklama
yükümlülüğü olan işverenin bu yükümlülüğe rağmen mahkemeye bilgi ve belge
sunmadığı halde, sırf işverene karşı davası var diye işçinin tanığına itibar
edilmemesi doğru değildir. İşçinin yurt dışında çalıştığı dikkate alındığında,
hem aynı şantiyede çalışmış çalışma koşullarını iyi bilen hem de işverene karşı
dava açmamış tanık bulmasının zorluğu karşısında sırf işverene dava açtığı
gerekçesiyle husumetli tanık denilerek işçinin alacaklarına karar verilmemesi doğru
değildir.</p>
<p>İş davalarında esas
olan tanığın gerçeği söylemesidir. İşveren tarafından tanık işçinin beyanının
aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadığı takdirde asıl olan işçi tanığın
gerçeği söylemiş olduğudur. Asıl olan tanıkların doğruyu söyledikleridir. Kural
olarak husumetli tanık anlatımına göre davacı talebinin kabulüne karar
verilemeyeceği yönünde Yargıtay kararları mevcuttur. Ancak Yasa gereği
çalışmayı ve ödemeyi gösterir evrak düzenleme/ saklama yükümlülüğü olan
işverenin bu yükümlülüğe rağmen belge sunmadığı halde, salt davası var diye
tanık anlatımına itibar edilmemesi hem Yasanın ruhuna ters olacak hem de
adalete uygun olmayacaktır. İşverence belge sunulmadığı takdirde, fazla
çalıştığını iddia eden işçi çalışma olgusunu şahit beyanı dahil her türlü
delille ispatlanabilir. Yargıtay’ın bir çok kararında husumetli şahit
anlatımına göre işçinin fazla mesai talebi hakkında karar verilemeyeceği
belirtilmiş olsa da, İş Kanunu gereği çalışmayı ve ödemeyi gösterir evrak
düzenleme ve saklama yükümlülüğü olan işverenin bu yükümlülüğe rağmen belge
sunmadığı hallerde, sırf işverenle davası olan şahitlerin ifadelerine itibar
edilmemesi düşüncesi adalet duygusunu zedelemektedir. Zaten zor şartlar altında
yurtdışına gidip de oradaki çoğu şantiyede çalışma olgusunu ispatlamakta güçlük
çeken işçi şahit bulmakta zorlanmakta, çalışma belgesi, fazla mesai çizelgesi,
bordro da vermeyen işveren karşısında alacağını alamama tehlikesi ile başbaşa
kalmaktadır. Kaldı ki, var olan şahitlerin de sırf işverene karşı davası var
diye kabul etmemek, işçiyi peşinen itibarsızlaştırmakta, diğer yandan işçi
yararına yorum ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir. İşverence çalışma gün
ve sürelerine ilişkin giriş-çıkış saatlerini gösterir puantaj, vardiya
çizelgeleri, kart basma - elektronik giriş çıkış kaydı verileri vs. yazılı
deliller sunulmadığında işçi ilke olarak bu türdeki çalışmalarını tanık dahil
diğer delillerle ispatlayabilir.</p>
<p><b>YURT DIŞI SEFER PRİMİ ALACAĞI</b></p>
<p>Yurt dışı sefer
primi işçiye ödenen ücret niteliğindedir, ücretin eki değildir, tazminata esas
ücrette doğrudan dikkate alınır ve yol geçiş ücretleri ve diğer masraflar için
verilen, Türkiye'ye dönüşte belge karşılığı kapatılan avanstan farklıdır.
Uluslararası alanda faaliyet gösteren bir tır şoförünün yasal asgari ücretle
çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Uluslararası alanda faaliyet
gösteren bir tır şoförünün ücreti görünürde asgari ücret ve sefer primi
toplamından oluşması halinde, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek aylık
sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret tespit
edilir. Uluslararası alanda faaliyet gösteren bir tır şoförünün bayram/genel
tatil çalışması yurtdışı giriş çıkış kayıtlarına göre belirlenir. Telafi
izinleri ve yıllık izinleri yalnızca yazılı delille ispat edilebilir.
Kullandırılan yıllık izinler yalnızca yıllık izin defteri veya eşdeğer belge
ile ispat edilebilir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİYE İMZALATILAN BELİRLİ SÜRELİ İŞ
SÖZLEŞMESİ</b></p>
<p>Belirsiz süreli iş
için kağıt üzerinde belirli süreli iş sözleşmesi imzalanması işin belirsiz
süreli niteliğini değiştirmez. Yurtdışı iş sözleşmelerinde projenin sona ermesi
sebebi, iş kanunda sayılan haklı fesih nedenleri arasında değildir ve iş
akdinin belirli süreli olduğunu ve kendiliğinden sona erdirildiğini göstermez.
Belirli süreli iş sözleşmesi, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir
olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak ve yazılı
yapılabilir. Esaslı bir neden olmadıkça belirli süreli iş sözleşmeleri birden
fazla üst üste yapılamaz. Belirli süreli iş sözleşmesi yazılı olarak
yapılabilir. Yargıtay uygulamasında yurtdışı müteahhitlik işlerinde işçi ile
işveren arasında yapılan sözleşmeler belirsiz sürelidir. Yargıtay’ın genel
görüşü yurtdışı müteahhitlik işlerinde işçiyle işveren arasında yapılan iş
sözleşmelerinin belirsiz süreli olduğudur. Taraflar arasında yapılan iş
sözleşmesinin belirli süreli olduğu belirtilmiş ise de iş ilişkisinin belirli
süreli olmasını gerektirir bir delil ibraz edilemediğinde, iş sözleşmesi
belirsiz süreli olarak kabul edilir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN AÇACAĞI DAVANIN TÜRÜ BELİRSİZ
ALACAK DAVASI</b></p>
<p>İşçilik
alacaklarının işyeri kayıtlarının incelenmesi ile yargılama ve bilirkişi hesabı
gerektirmesi nedeniyle talep tam belirlenebilir nitelikte olmaz, bu durumda
davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında işçinin hukuki yararı
bulunur. Belirsiz alacak davası, kısmen eda davasıyla birlikte külli tespit
davası olarak açılabilir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN AÇACAĞI KISMİ EDA KÜLLİ
TESPİT DAVASI</b></p>
<p>Kısmi eda külli tespit
davasının açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Yargılama
sırasındaki işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye
başlayacağından yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz
edilemez. Bu nedenle yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan
zamanaşımı defi sonuca etkili olmaz.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İHBAR TAZMİNATI ALACAĞI </b></p>
<p>Bildirim sürelerine
uymadan işten ayrılan işçi veya işçinin işine son veren işveren, bildirim
sürelerine ilişkin ücret tutarını karşı tarafa ödemek zorundadır. Bu ödemeye,
ihbarda bulunmamanın tazminatı anlamında "ihbar tazminatı" denir. İş
sözleşmesini kendisi fesheden taraf ihbar tazminatı isteyemez. İhbar tazminatı
"zarar" koşuluna bağlı tutulmadan kesin ve götürü bir biçimde
saptanmıştır. Bu nedenle, iş sözleşmesini bildirim sürelerine uymadan fesheden
kimse karşı taraf bundan herhangi bir zarar görmese dahi ihbar tazminatı
ödemekle yükümlü olur. İş akdinin ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek
şekilde son bulduğunun ispat külfeti işverene aittir. İhbar tazminatı 10 yıllık
zamanaşımı süresine tabi olan uyuşmazlıklarda, işçinin çalışma sona erdikten sonra
10 yıllık süre geçmeden işverene ait işyerinde tekrar çalışmaya başladığı
takdirde, fasılalı çalışma tarihleri arasında ve fesih tarihi ile davanın
açıldığı tarih arasında 10 yıllık süre geçmediği için ihbar tazminatı
zamanaşımına uğramaz.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İSPAT YÜKÜ </b></p>
<p>İş sözleşmesinin
kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin
ispat yükü işverene aittir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İŞ SÖZLEŞMESİNİN ASKIDA
OLMASI</b></p>
<p>İş sözleşmesinin
askıda olması, işçinin askı süresi içinde başka bir işverenin emrinde
çalışmasına engel değildir. Çünkü işverenin işçisine ücret ödeme borcu, işçinin
de iş görme borcu askı süresince yerine getirilmediği için, işçi mevsimlik işe
tekrar başlayana kadar başka bir işverenin İş Kanunu kapsamına giren işyerinde
çalışabilir.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ</b></p>
<p>İş akdi önce işçi
tarafından haklı sebeple feshedilmesi halinde, işverenin işçi hakkında tuttuğu
devamsızlık tutanaklarının bir önemi kalmaz ve işçinin iş akdinin feshinden
sonra bir hüküm ifade etmez. İşçinin iş sözleşmesinin feshinin kıdem ve ihbar
tazminatına hak kazandırmayacak şekilde feshedildiği ispat yükü işverene
aittir.</p>
<p>İş sözleşmenin
feshi, sözleşmenin tarafı olan işçi ya da işverenin tek taraflı bir irade
beyanı (fesih bildirimi) ile sözleşmenin sona erdirilmesidir. Söz konusu bu
irade beyanı, bozucu yenilik doğurucu bir hak olup, iş sözleşmesini geleceğe
etkili olarak sonlandıran bir hukuki tasarruf işlemidir. Fesih bildirimi, hak
sahibinin bu doğrultudaki iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla sonuç
doğuracağından, karşı tarafın ayrıca kabulüne ihtiyaç bulunmamaktadır. Kural
olarak fesih bildirimi herhangi bir şekle tabi değildir. Fesih bildirimi yazılı
yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. Hatta bazı durumlarda örneğin işçinin
elinden işyeri giriş kartının alınması, işyerine sokulmaması ya da işçinin
devamsızlık yapması gibi hâllerde iş sözleşmesinin eylemli olarak feshedilmesi
de mümkündür. Dolayısıyla sözleşmeyi fesheden tarafın, iş sözleşmesini sona erdirme
iradesini yeterli açıklıkta ortaya koyması gereklidir. Fesih bildiriminde
bulunma hakkı, sözleşmenin her iki tarafına yani işçi ve işverene de
tanınmıştır. Çünkü, sonsuza dek uzanıp sona erdirilemeyecek bir iş ilişkisi,
tarafların kişilik haklarına ters düşer (Centel, T.; İş Güvencesi, 1. Baskı,
İstanbul 2013, s. 11). Bununla birlikte 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi
uyarınca iş sözleşmesinin ihbar önelli feshi (süreli fesih) ile aynı Kanun'un
24 ve 25. maddelerinde düzenlenen haklı nedenle derhal fesih hakkı hem işçi hem
de işverene tanınmış iken, 18. maddesinde düzenlenen geçerli nedenle fesih
hakkı ise sadece işverene tanınmış bir haktır. Genel olarak mevsimlik çalışmada
sezon başlamadan önce işçinin işveren tarafından işe davet edilmesi gerekmektedir.
Askı döneminin bitimi ile yeni sezonda işe davet edilmeyen işçinin iş
sözleşmesi kural olarak işveren tarafından feshedilmiş sayılır. Davet edildiği
hâlde işbaşı yapmayan işçinin iş sözleşmesinin ise ya devamsızlık nedeniyle
işveren tarafından haklı nedenle ya da işçi tarafından feshedildiği sonucuna
varılabilir. Bununla birlikte askı dönemi içerisinde iş sözleşmesinin
taraflarca her zaman feshi mümkün olup bunu kısıtlayan yasal bir düzenleme
bulunmamaktadır.</p>
<p><b>YURT DIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİ FAZLA MESAİ ALACAĞI VE FAZLA
MESAİ ALACAĞININ İSPATI</b></p>
<p>Yurt dışında
çalışan işçi fazla mesai yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla
yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar
kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri
sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının
ödendiği varsayılır.</p>
<p>Fazla çalışmanın
ispatı konusunda yurtdışındaki şantiye ve iş yeri kayıtları, özellikle iş
yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil
niteliğindedir. Ancak, çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması
durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilir. İş
yerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların
anlatımlarına değer verilemez.</p>
<p>Bunun dışında
herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup
olmadığı araştırılır. </p>
<p>İmzalı ücret
bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından
gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak,
işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması
halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz
konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması
durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan
daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.</p>
<p>Fazla mesai
yaptığını ispat yükü işçiye, fazla mesai ÜCRETİNİN ödendiğini ispat yükü
işverene aittir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla
yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin
imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil
niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp
kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği
varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle
işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil
niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması
durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında
herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup
olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti
ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının
ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha
fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden
daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı
ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha
fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro
imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik
miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi
kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının
yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.</p>
<p>Gerek mülga 1475
Sayılı İş Kanunu, gerekse hâlen yürürlükte bulunan 4857 Sayılı İş Kanunu'nda
fazla çalışmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu
nedenle söz konusu çalışmaların ispatı genel hükümlere tabidir. 4721 Sayılı
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm
bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını
ispatla yükümlüdür.” Dolayısıyla fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural
olarak, bu iddiasını ispat etmek zorundadır. İşçinin imzasını taşıyan bordro,
sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka
anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda
görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı
konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler,
işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür
yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları
tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen
genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı
işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı
araştırılmalıdır.</p>
<p><b>YURTDIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİNİN AÇACAĞI DAVADA TALEPLE
BAĞLILIK</b></p>
<p>Taleple bağlılık
ilkesi uyarınca, dava konusunu (müddeabihi) davacı belirler. Mahkeme ancak
davacı tarafından belirlenen konuda karar verebilir. Davacının talep etmediği
bir şey hakkında karar verilemez. Mahkemece talepten daha azına karar
verilebilir.</p>
<p><b>FAZLA ÇALIŞMA VE GENEL TATİL ALACAKLARINDAN YAPILAN
İNDİRİM YÖNÜNDEN</b></p>
<p>Fazla çalışma ve
genel tatil alacaklarından indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme
bulunmamaktadır. Bu uygulama Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile benimsenmiştir.
Yargıtay kararlarında istikrarlı olarak işçinin uzun süre aynı şekilde
çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, işçinin izinli, mazeretli
ve tatil günlerinde dinlenme hakkını kullanmadan yıllarca sürekli çalıştığının
düşünülemeyeceği göz önüne alınarak hüküm altına alınan fazla çalışma
alacağından dosya içeriğine uygun bir indirim yapılması gerektiği kabul
edilmiştir. Aksine bir kabul yani “takdiri indirim” adı altında indirim oranın
tamamen mahkemece takdir edilmesi gerektiği düşüncesi, uygulama ile varılmak
istenen amaç ile bağdaşmayacağı gibi işçinin hakkına ulaşamaması tehlikesine de
yol açabilecektir. İşçinin, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık
izinli, mazeret izinli vs. sebeple çalışamadığı günler yılın yaklaşık olarak
1/3'üne tekabül ettiğinden kural olarak yapılacak indirimde bu oranın esas
alınması isabetli olacaktır. Ancak işçinin hesaplanan fazla çalışma ve tatil
çalışmalarında yıllık izin, mazeret izni ve tatil günleri dikkate alınmış ise
indirimin daha az oranda yapılması gerekecektir. Fazla çalışma ve genel
tatillerde çalışma iddiasının takdiri delil ile kanıtlanması durumunda indirim
yapılır.</p>
<p><b>YURT DIŞINA SEFER YAPAN TIR ŞOFÖRLERİNİN FAZLA MESAİ
ÜCRETİ VE HAFTA TATİLİ ÜCRETİ HAKKI </b></p>
<p>Yurt dışına sefer
yapan tır şoförlerinin sadece tanık deliline dayanarak fazla çalışma ücreti
talep etmeleri mümkün değildir. Ancak yazılı delillerin yanında tır şoförü ile
aynı seferde görev başka tanıkların beyanları ile fazla mesai yapıldığı
ispatlanabilir.  Tır şoförü ile aynı seferde
görev başka tanıklar yoksa yurt dışına sefer yapan tır şoförlerinin fazla
çalışma yaptıklarını ve hafta tatillerinde çalıştıklarını yazılı delille
ispatlamaları gerekir. </p>
<p>Bu tür çalışmalarda
pasaport, yurda giriş çıkış kayıtları ve 
takometre kayıtları yazılı delil olarak esas alınır. </p>
<p>Tüm bu yazılı
deliller uzman trafik bilirkişiye dökümü yaptırılarak hangi zamanlarda araç
kullanıldığı ortaya konulur, dosyadaki tanık beyanları ile kayıtlar birlikte
değerlendirilerek takograf kayıtlarına göre işçinin yurtdışında bulunduğu
dönemlere ilişkin fazla mesai ve hafta tatili talepleri, fazla çalışma yapıp
yapmadığının, hafta tatili ve genel tatil çalışmasının olup, olmadığı tespit
edilerek karar verilir. </p>
<p>Diğer yandan
uluslararası tır şoförleri mesailerini kendileri belirledikleri gibi günlük tır
kullanımıyla ilgili sıkı trafik mevzuatına uymak zorundadırlar. </p>
<p>Avrupa ülkelerinde
hafta tatili günlerinde tır trafiği yasak olduğu için Avrupa ülkelerine sefer
yapan tır şoförleri için salt tanık beyanları ile hafta tatili çalışmalarının
ispatı mümkün değildir. </p>
<p>Tır şoförleri
yurtiçinde veya yurtdışına sefer yapmak olmak üzere iki şekilde çalışabilirler.
Ülke içinde taşımacılık işinde çalışan tır şoförlerinin ücretleri taraflar
arasında temel ücret olarak kararlaştırılabileceği gibi, sabit ücrete ilave
olarak sefer sayısına ya da katedilen kilometre başına ödenen prim şeklinde
gerçekleşebilmektedir.</p>
<p>Uluslararası alanda
çalışan tır şoförlerinin ücretleri genelde asgari ücret ve sefere bağlı prim
esasına göre belirlenmektedir. Bazı işveren uygulamalarında ise garanti ücret
olarak adlandırılan asgari ücret ödenmeyip, sadece sefere bağlı prim ödemesi
yapılmaktadır. Bu ihtimalde de tır şoförünün ücreti salt sefer primlerinden
oluşur.</p>
<p>Sefer primi,
uygulamada harcırah olarak adlandırılmakta ve gidilen ülkeye göre değişkenlik
gösterebilmektedir. Sözü edilen sefer primi, yol geçiş ücretleri ve diğer
masraflar için verilen, Türkiye'ye dönüşte belge karşılığı kapatılan avanstan
farklı olup, tamamen işçiye ödenen ücret niteliğindedir. Yerleşik Yargıtay
kararlarında da uluslararası alanda faaliyet gösteren tır şoförlerinin yasal
asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilmektedir.</p>
<p>Uluslararası
taşımacılık işinde çalışan tır şoförünün aylık ÜCRETİNİN tartışmalı olması
durumunda, tarafların ikame ettikleri delillerle kesin bir sonuca ulaşılamaması
halinde ilgili işçi ve işveren meslek kuruluşları ile gerektiğinde
sendikalardan ücret araştırması yapılmalıdır. İşçinin çalıştığı süre içinde
taşıma işini gerçekleştirdiği ülkeler belirtilerek sefer başına ne kadar ücret
alabileceği belirlenmeli ve dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte
değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.</p>
<p>Sefer primi hesabı
yönünden işçinin aylık veya yıllık sefer sayılarının tartışmalı olması ve bu
konunun diğer delillerle kesin olarak kanıtlanamaması durumunda işçinin yurda
giriş ve çıkış kayıtları emniyet birimlerinden getirtilmeli ve buna göre değerlendirme
yapılmalıdır.</p>
<p>Yurtdışı sefer
primi, ücretin eki olmayıp ücret niteliğinde olmakla tazminata esas ücrette
doğrudan dikkate alınır. Ücretin asgari (garanti) ücret ve sefer primi
toplamından oluşması durumunda, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek
aylık sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret
tespit olunur. Yurt dışına çıkış periyodunun değişkenlik göstermesi ve gidilen
ülkeye göre sefer priminin değişmesi halinde, işçinin bir yılda yapmış olduğu
seferlere göre aldığı prim tutarları toplamının bir güne bölünmesi suretiyle
günlük tazminata esas ücret belirlenir.</p>
<p><b>YURT DIŞINDA ÇALIŞTIM PARAMI ALAMADIM DİYEN YURTDIŞINDA
ÇALIŞAN İŞÇİ DAVA AÇMADAN ÖNCE ŞU EVRAKLARI TEMİN ETTİĞİNDE DAVASINDAN DAHA
HIZLI SONUÇ ALABILIR. </b></p>
<p>Yurtdışına gitmeden
önce imzaladığı iş sözleşmesi</p>

<p>Yurtdışı şantiyeye
ait işyeri giriş kartı ve fotokopisi</p>

<p>Yurtdışında ödenen
maaşın bordrosu</p>

<p>Yurtdışında
çalıştığını gösteren işverene ait yazılı bir evrak</p>

<p>Yurtdışından maaşın
dolar ya da euro olarak yatırıldığını gösteren banka hesap ekstreleri</p>

<p>Pasaport fotokopisi</p>

<p>E-devletten
alınacak Yurtdışı Giriş Çıkış Çizelgesi</p><p><p><a href="https://www.ahmetcan.av.tr/iletisim.asp?dil=#gsc.tab=0"><span>Av.Arb.Ahmet Can</span></a></p><p>WhatsApp: <a href="https://api.whatsapp.com/send?phone=905323455818">0 532 345 58 18 </a></p><p>Mail: <a href="mailto:ahmetcan@ahmetcan.av.tr">ahmetcan@ahmetcan.av.tr</a></p><p>Web: <a href="https://www.ahmetcan.av.tr/iletisim.asp?dil=#gsc.tab=0">www.ahmetcan.av.tr </a></p><p>LinkedIn’de Abone Olun <a href="https://www.linkedin.com/build-relation/newsletter-follow?entityUrn=6890628237236535296">linkedin.com</a></p><br><br><br><p>Yurt Dışında Çalışma Ve İşçi Alacağı hakkında diğer yazılarımız: </p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=17&dil=#gsc.tab=0">Yurt Dışında Çalışma Ve İşçi Alacağı</a></p><p><a href="https://www.ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=31&dil=#gsc.tab=0">Yurtdışı İşlerde Çalıştırılacak Türk İşçilerin Korunması</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lan-t%C3%BCrk-i%C5%9F%C3%A7ilerinin-i%C5%9F%C3%A7ilik-alacaklar%C4%B1-can/">Yurt Dışında Çalıştırılan Türk İşçilerinin İşçilik Alacakları </a></p><p><a href="https://www.ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=18&dil=#gsc.tab=0">Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tazminat Ve Alacak Hakları, Arabuluculuk Ve Dava</a></p><br></p>
<br><p></p>
<br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=18"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=18"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=24">Yurt Dışı İşçi Alacağı</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>	 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
						<div class="col-md-4">
                            <iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d3058.932544598385!2d32.81563013548025!3d39.94289850359378!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x14d34ece33f2597d%3A0x8ccf88ba7b27f21c!2sPak%20Law%20Firm%20%26%20Consultancy!5e0!3m2!1str!2str!4v1735930534351!5m2!1str!2str" width="100%" height="450" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
                        </div>
                        <div class="col-md-4">
                            <div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="fas fa-map-marker-alt"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Adres</h3>
                                <p><strong></strong>Gazi Mah. Erturan Sok. No:5 Yenimahalle, Ankara
                                <hr></p>
								
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+905324091885">+905324091885</a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:ahmetcan@ahmetcan.av.tr">ahmetcan@ahmetcan.av.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br></p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=&id=262">Çerez politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=&id=273">Gizlilik Politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-facebook"><a target="_blank" href="https://www.facebook.com/AvukatAhmetCan"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a></li><li class="social-twitter"><a target="_blank" href="https://twitter.com/ahmetcan_av"><i class="fab fa-twitter"></i></a></li><li class="social-linkedin"><a target="_blank" href="https://www.linkedin.com/in/avukatahmetcan/"><i class="fab fa-linkedin"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/9khoJuUnC292h1n59g_st=com.google.maps.preview.copy"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/+905324091885"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2023 ahmetcan.av.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>