

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">




 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar," />
<meta name="Yahoo" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar," />
<meta name="Altavista" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar,"/>
<meta name="Scooter" content="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar," />


<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© Türk İşçilerinin Yurt Dışında İstihdamında İşçiye Yapılan Ödemeler">
<META NAME="description" CONTENT="Türk İşçilerinin Yurt Dışında İstihdamında İşçiye Yapılan Ödemeler">
<META NAME="keywords" CONTENT="Yurt, dışı, kıdem, ihbar, tazminatı, işçi, işveren, işkur, fazla, mesai, fesih, dolar, maaş, yurtdışı, işçi,  kıdem, yabancı, döviz, ihbar,">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Türk İşçilerinin Yurt Dışında İstihdamında İşçiye Yapılan Ödemeler</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+905324091885"><i class="icon-phone-call"> </i> +905324091885</a></li>
							<li><a href="mailto:ahmetcan@ahmetcan.av.tr"><i class="icon-mail"> </i> ahmetcan@ahmetcan.av.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-facebook"><a target="_blank" href="https://www.facebook.com/AvukatAhmetCan"><i class="fab fa-facebook"></i></a></li><li class="social-twitter"><a target="_blank" href="https://twitter.com/ahmetcan_av"><i class="fab fa-twitter"></i></a></li><li class="social-linkedin"><a target="_blank" href="https://www.linkedin.com/in/avukatahmetcan/"><i class="fab fa-linkedin"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/9khoJuUnC292h1n59g_st=com.google.maps.preview.copy"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/+905324091885"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=">
					<span class="logo-default">Can Hukuk Bürosu | Dava, Danışmanlık, Arabuluculuk</span>
					<span class="logo-dark">Can Hukuk Bürosu | Dava, Danışmanlık, Arabuluculuk</span></a>
                        </a>
                    </div>
					
                    <!--End: Logo-->



                    <!--Logo-->

                    <!--End: Logo-->

<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=e6c2a1448ada14a52"></script>



							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>

                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li><a href="hakkimizda.asp?dil=">Av. Ahmet CAN</a></li>
									<li><a href="iletisim.asp?dil=">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=">Blog</a></li>
									<li><a href="sss.asp?dil=">S.S.S.</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light halfscreen" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Türk İşçilerinin Yurt Dışında İstihdamında İşçiye Yapılan Ödemeler</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/Turk_Iscilerinin_Yurt_Disinda_Istihdaminda_Isciye_Yapilan_Odemeler.png" height="200"><br>
							<p></p><p><b>Türk İşçilerinin Yurt Dışında
İstihdamında İşçiye Yapılan Ödemeler</b></p>

<p>1972 yılından 2021 yılı
Mart ayı sonuna kadar geçen sürede Türk müteahhitleri, 128 ülkede 424,5 milyar
ABD Doları tutarında 10.725 proje üstlenmiştir.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn1"><sup><sup><span>[1]</span></sup></sup></a></p>

<p>Türkiye'nin coğrafi
konumu, Türk inşaat sektörünün küresel rekabet gücüne katkı sağlayan önemli
faktörlerden birisidir., 1972-2021/Mart döneminde Türk müteahhitlik
firmalarının uluslararası işlerinin yaklaşık %50'sinin Avrasya ülkelerinde,
%90'ının ise Avrasya, Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde gerçekleştirilmiş olduğu
söylenebilir.</p>

<p>1972-2021/Mart
döneminde, Türk müteahhitlerinin yurtdışında üstlendikleri işlerin ülkelere
göre dağılımı incelendiğinde, Rusya Federasyonu'nun (%20) lider konumunu
koruduğu, Rusya Federasyonu'nu Türkmenistan (%11,5) ve Libya'nın (%6,8)
izlediği, devamında Irak % 6,5, Kazakistan % 6,3, Suudi Arabistan % 5,6,
Cezayir, % 4,5, Katar % 4,4, Azerbaycan % 3,6, Birleşik Arap Emirlikleri % 3,0,
geldiği görülmektedir. </p>

<p>1972 yılından günümüze
kadar geçen sürede en çok proje üstlenilen sektörlerin dağılımında ilk 5 sıraya
bakıldığında, konut projelerinin %13,7'lik pay ile ilk sırada yer aldığı
görülmektedir. Ardından sırasıyla; yol/köprü/tünel, iş merkezleri, enerji
santralleri ve havaalanları, endüstriyel tesisler, demiryolu yapımı, sosyal
kültürel tesisler, petro kimya tesisleri, turizm tesisleri gelmektedir</p>

<p>Uluslararası
standarttaki hizmetin rakiplerden daha uygun fiyatlarla sunumu, yüksek müşteri
memnuniyeti, güvenilir iş ortaklığı, çok çeşitli projelerde kazanılmış zengin
uluslararası deneyim, çevre ülkelerdeki iş ortamlarına aşinalık, nitelikli
insan gücü ve risk alma kapasitesi Türk müteahhitlerini rekabette üstün kılan
diğer önemli özelliklerdir. <a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn2"><sup><sup><span>[2]</span></sup></sup></a></p>

<p>Ülkemize net döviz
girdisi sağlayan ve önemli hizmet ihraç kalemlerinden olan yurt dışı
müteahhitlik hizmetleri sektörü, ödemeler dengesi içerisinde, sadece inşaat
kalemi altında değil, lojistik, işçi gelirleri ve ihracat kalemleri altında da
ülkemize ciddi gelir kaynakları yaratmaktadır.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn3"><sup><sup><span>[3]</span></sup></sup></a>
<a href="https://www.ahmetcan.av.tr/turkiyeden-yurt-disina-isci-goturen-ve-yurt-disinda-muteahhitlik-isi-yapan-turk-firmalarinin-2018-ve-2017-is-hacmine-gore-sirala-listesi/">İşçi gelirlerinin oluşmasına vesile olan müteahhitler</a>
ile <a href="https://www.ahmetcan.av.tr/turkiyeden-yurt-disina-isci-goturen-ve-yurt-disinda-muteahhitlik-isi-yapan-turk-firmalarinin-2020-is-hacmine-gore-sirala-listesi/">yurt dışına gönderilen işçiler </a>arasında
kimi zaman işçilik alacakları noktasında anlaşmazlıklar gündeme gelmektedir. </p>

<p>Biz de bu yazımızda,
ortaya çıkan yurt dışı işçilik alacakları uyuşmazlıklarındaki özellik arz eden
mahkeme kararlarını gündeme getirdik.&nbsp; </p>

<p><b>1-İşçilik Uyuşmazlığında Türk Hukukunun
Uygulanıp Uygulanmayacağı</b></p>

<p></p>

<p>5718
sayılı Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’’un 1.
maddesinin 1. fıkrasında hâkimin Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu
kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygulayacağı belirtildikten
sonra 4. fıkrasında uygulanacak hukuku seçme imkânı verilen hallerde taraflarca
aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddi hukuk hükümlerinin
uygulanacağı öngörülmüştür.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn4"><sup><sup><span>[4]</span></sup></sup></a></p>
<p>5718
sayılı Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun “kamu
düzenine aykırılık” başlıklı 5. maddesinde “kamu düzenine aykırılık” başlıklı 5.
maddesinde “Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk
kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz gerekli görülen
hâllerde Türk hukuku uygulanır” hükmü düzenlenmiştir.</p>
<p>İş
sözleşmelerine uygulanacak hukuk hakkında Kanunu'nun 27. maddesinde;</p>

<p>“(1)
İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca
sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka
tâbidir.</p>

<p>(2)
Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde iş sözleşmesine, işçinin
işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak
başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz.</p>

<p>(3)
İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden
fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu
ülke hukukuna tâbidir.</p>

<p>(4)
Ancak hâlin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir
hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu
hukuk uygulanabilir” kuralı öngörülmüştür.</p>
<p>Buna
göre, 5718 sayılı Kanun'da iş sözleşmesi konusunda hukuk seçimi imkânı, iş
sözleşmelerin niteliği gereği, ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanınmıştır.
Çünkü taraflarca hukuk seçimi uygulanacak hukukun işçiyi koruyan hükümlerinden
daha elverişsiz hükümler içermesi halinde mümkün değildir.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn5"><sup><sup><span>[5]</span></sup></sup></a></p>
<p>Maddede
mutad işyeri hukukunun işçiyi koruyan hükümleri asgari koruma standardı olarak
kabul edilmekte ve hukuk seçimi yoluyla bu standardın altına inilmesi
engellenmektedir. Böylece seçilen hukukun işçiyi koruyucu hükümlerinin mutad
işyeri hukukunun işçiye sağladığı korumadan daha az koruma sağlaması halinde,
hukuk seçimi nazara alınmayacaktır.</p>

<p>İşçinin
işini tek bir devlette yürütmediği, sürekli olarak farklı devletlerde çalıştığı
ve bu nedenle mutad bir işyerinin bulunmadığı durumlarda, işverenin merkezinin
bulunduğu yer hukuku uygulanacaktır. ((Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/2018 K.
2018/135 T. 6.2.2018)</p>
<p>İşçinin
işini tek bir devlette yürütmediği, sürekli olarak farklı devletlerde çalıştığı
ve bu nedenle mutad bir işyerinin bulunmadığı durumlarda, <a href="https://www.ahmetcan.av.tr/iscinin-yurt-disinda-kurulan-sirketin-iscisi-olmasi-durumunda-hangi-sartlarda-turk-hukuku-uygulanir/">işverenin
merkezinin bulunduğu yer hukuku uygulanacaktır.</a></p>
<p>Tarafların
aralarındaki ilişkiye uygulanacak hukuk konusunda anlaşma yapmamaları veya
yaptıkları anlaşmanın herhangi bir sebepten dolayı geçersiz olması halinde, iş
sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili olan yer hukuku uygulanacaktır.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn6"><sup><sup><span>[6]</span></sup></sup></a></p>
<p>“Sıkı
ilişki”nin tespitinde tarafların vatandaşlığı, işverenin ikametgâhı,
sözleşmenin dili, ücretin ödendiği para, sözleşmenin yapıldığı yer, tarafların
ikametgâhı gibi ölçütler dikkate alınabilir.</p>
<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den çalışmak üzere Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile
götürdükleri ve bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı
bilinmektedir. Ancak çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı
şirketler vasıtası ile kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile
çalıştırmak üzere götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan
şirket işçisi olarak çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve
işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür
uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de
dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt
dışındaki yabancı şirket ile organik bağı delillendirildiğinde, Türk İş Hukuku
uygulanmakta ve organik bağ içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin
işvereni kabul edilerek sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p>Dosya
içeriğine göre, davacı işçi yurt dışında davalı şirket tarafından temin edilen
uçak biletleri ile çalışmak üzere götürüldüğünü, ücretin Dolar cinsinden avans
ödendikten sonra kalan kısmın Türkiye’de açılan hesaba yatırıldığını, yurt
dışında çalıştığı işyerinin davalı tarafa ait olduğunu iddia etmiş ve bu
iddiasının ispatlamıştır. Davalılar arasındaki organik bağ, Y. 22. HD.nin
2016/20944 E. - 2016/21867 K. sayılı kararı ile de sabit olmuştur.</p>
<p>Y.
9. HD.'nin 09/10/1978 T. 1978/11457 - 1978/12157 Sayılı kararında: Merkezi
Türkiye'de bulunan işverene Türkiye'de dava açılacağı belirtilmiştir.</p>
<p>Y.
Hukuk Genel Kurulu'nun 08/07/1981 T.1979/9-226 - 1981/370 Sayılı kararında da
aynı husus belirlenmiştir.</p>
<p>Y.
9. HD.'nin 06/07/1992 T. 1992/1621 - 1992/7890 Sayılı Kararında da: İş
Kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükmünün kamu düzeniyle ilgili olduğu, bu
itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlığı Türk Hukukuna göre çözülmesi gerektiği
belirtilmiştir.</p>
<p>Y.
9. HD.'nin 04/06/2012 T 2012/11514 - 19339 Sayılı ve 07/05/2012 T. 2011/15325 -
2012/15483 sayılı kararlarında da, işverenin Türk olması halinde işyeri yurt
dışında olsa dahi Türk Hukukunun uygulanacağı belirlenmiştir.</p>
<p>Somut
bu delillere göre yurt dışı işyerinde çalışma nedeni ile yabancılık unsuru
içeren taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davacının Türk vatandaşı olması, yurt
dışına davalı şirket veya bağlı bulunduğu grup tarafından götürülmesi gibi
olgular dikkate alındığında, davalı şirket ve yöneticilerinin yurt dışındaki
işyeri ve yabancı ülke hukukuna göre kurulan işyerini işleten işveren ile
organik bağ içinde oldukları anlaşıldığından maddi olgulara ve emredici
kurallara göre uyuşmazlığın Türk Hukuk mevzuatına göre çözümlenmesi gerekir.
(Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3986 K. 2019/354 T. 26.2.2019)</p>
<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den çalışmak üzere Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile
götürdükleri ve bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı
bilinmektedir. Ancak çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı
şirketler vasıtası ile kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile
çalıştırmak üzere götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan
şirket işçisi olarak çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve
işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür
uyuşmazlıklarda Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak
yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı
şirket ile arasında organik bağda bulunması halinde Türkiye’de kişi veya
kişiler işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutulmaktadır.Belirtilen yasal
ve hukuksal gerekçelere göre davalı şirket ile dava dışı şirket arasında
organik bağ bulunduğu dosya içerisinde mevcut belge içeriklerinden anlaşıldığından
uyuşmazlığın Türk Hukuk mevzuatına göre çözümlenmesinde ve ayrıca davalılar
arasında arasında organik bağ bulunduğundan davalı şirketlerin birlikte sorumlu
tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Davacının yurt dışında kurulan şirket
işçisi olarak çalıştırılması sonuca etkili değildir. (Ankara BAM, 8. HD., E.
2018/1850 K. 2019/1452 T. 30.5.2019)</p>
<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve
bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. Ancak
çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile
kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere
götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak
çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi
uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda Türk vatandaşı olan
işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen
kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile arasında organik bağda
bulunması halinde Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek
sorumlu tutulmaktadır. Belirtilen yasal ve hukuksal gerekçelere göre davalı
şirketler arasında organik bağ bulunduğu dosya içerisinde mevcut belge
içeriklerinden anlaşıldığından uyuşmazlığın Türk Hukuk mevzuatına göre
çözümlenmesinde ve davalı şirketlerin birlikte sorumlu tutulmasında yasaya
aykırı yön görülmemiştir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/3620 K. 2018/2518 T.
18.10.2018)</p>

<p>5718
sayılı Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un “kamu
düzenine aykırılık” başlıklı 5. maddesinde “Yetkili yabancı hukukun belirli bir
olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu
hüküm uygulanmaz gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır” yönünde
düzenleme bulunmaktadır. Davalı şirketin ve taşeron olan dava dışı şirketin
Türk kanunlarına göre kurulduğu, merkez ikametlerinin Türkiye'de olduğu, iş
ilişkisinin geçici olarak yurtdışında yürütüldüğü hususları ve Y. 22. HD'nin bu
konudaki yerleşik içtihatları dikkate alındığında uyuşmazlığın Türk Hukuk
mevzuatına göre çözümlenmesinde yasaya aykırı yön görülmemiştir. (Ankara BAM,
7. HD., E. 2017/2234 K. 2018/310 T. 20.2.2018)</p>
<p>Fazla
çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde
çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Uyuşmazlık konusu
bu çalışmaların işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren
belgeler, işyeri iç yazışmaları gibi yazılı belgelerle kanıtlanamaması
durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi
gerekir. Davacı, ilgili şantiye günlük çalışmasının 07.00-18.00 saatleri
arasında gerçekleştiğini, ayda iki hafta tatili ile dini bayramların ilk günü
dışındaki diğer genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini tanık
anlatımları ile ispatlamıştır . Dairemizin yukarıda tarih ve numarası
gösterilen ilgili kaldırma kararında belirtildiği üzere , Türk vatandaşı olan
işçinin , yurt dışında Türk işverene bağlı olarak çalıştığı sabittir.
Belirtilen yasal ve hukuksal gerekçelere göre, uyuşmazlığın Türk Hukuk
mevzuatına göre çözümlenmesi zorunludur. Davacının haftalık normal çalışma
süresinin 45 saat olarak belirlenmesinde isabetsiz yoktur . (Ankara BAM, 7.
HD., E. 2019/498 K. 2019/1170 T. 30.4.2019)</p>
<p>Dava
dosyasına sundukları Prof. Dr. ..., Prof. Dr. …. ve Prof. Dr…..’nın hazırladığı
Hukuki Mütalâalarda ayrıntılı gerekçeleri belirtildiği üzere; dava konusu
uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını, uyuşmazlığın MÖHUK hükümleri
dairesinde karara bağlanması gerektiğini, dava konusu yapılan tüm hak ve alacak
talepleri bakımından davacının çalıştığı ülke İş Kanunu hükümlerinin
uygulanması gerektiğini, davacının uyuşmazlık konusu hâline getirdiği tüm hak
ve taleplerinin hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımına
uğradığını, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne de itibar edilmemesi gerektiğini,
davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı taraf ilk olarak 5718 Sayılı Kanuna göre uyuşmazlıkta yabancılık unsuru
bulunduğuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını iddia etmiştir. 5718
sayılı Kanunun 27.maddesine göre değerlendirme yapıldığında da iş sözleşmesi
konusunda hukuk seçimi imkânı, iş sözleşmelerin niteliği gereği, ancak işçi
lehine ve sınırlı olarak tanınmıştır. Çünkü taraflarca hukuk seçimi uygulanacak
hukukun işçiyi koruyan hükümlerinden daha elverişsiz hükümler içermesi halinde
mümkün değildir. Somut olayda da taraflarca yabancı ülke hukukunun uygulanacağı
konusunda bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle davada yabancılık unsuru
bulunmadığına yönelik Mahkemenin kabulü yerindedir. (İstanbul BAM 24HD,
09.07.2020, 4397/1388) </p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><b>2- Yurt Dışındaki Şirket İle Yurt
İçindeki Şirket Arasındaki Organik Bağ </b></p>

<p></p>

<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den çalışmak üzere Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile
götürdükleri ve bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı
bilinmektedir. Ancak çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı
şirketler vasıtası ile kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile
çalıştırmak üzere götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan
şirket işçisi olarak çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve
işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür
uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de
dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt
dışındaki yabancı şirket ile organik bağı delillendirildiğinde, Türk İş Hukuku
uygulanmakta ve organik bağ içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin
işvereni kabul edilerek sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p>Dosya
içeriğine göre, davacı işçi yurt dışında davalı şirket tarafından temin edilen
uçak biletleri ile çalışmak üzere götürüldüğünü, ücretin Dolar cinsinden avans
ödendikten sonra kalan kısmın Türkiye’de açılan hesaba yatırıldığını, yurt
dışında çalıştığı işyerinin davalı tarafa ait olduğunu iddia etmiş ve bu
iddiasının ispatlamıştır. Davalılar arasındaki organik bağ, Y. 22. HD.nin
2016/20944 E. - 2016/21867 K. sayılı kararı ile de sabit olmuştur.</p>
<p>Somut
bu delillere göre yurt dışı işyerinde çalışma nedeni ile yabancılık unsuru
içeren taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davacının Türk vatandaşı olması, yurt
dışına davalı şirket veya bağlı bulunduğu grup tarafından götürülmesi gibi
olgular dikkate alındığında, davalı şirket ve yöneticilerinin yurt dışındaki
işyeri ve yabancı ülke hukukuna göre kurulan işyerini işleten işveren ile
organik bağ içinde oldukları anlaşıldığından maddi olgulara ve emredici
kurallara göre uyuşmazlığın Türk Hukuk mevzuatına göre çözümlenmesi gerekir.
(Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3986 K. 2019/354 T. 26.2.2019)</p>
<p>davacının
Türk olup, ... davalılar arasında organik bağ bulunduğu hususları nazara
alınarak, millilik prensibi gereğince olaya Türk Hukukunun uygulanması
gerektiği, Mahkememizin de davaya bakmaya yurt dışı hizmet sözleşmesinin
yapıldığı yer itibariyle yetkilidir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K.
2018/1120 T. 3.5.2018)</p>

<p></p>

<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve
bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. Ancak
çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile
kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere
götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak
çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi
uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk
vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına
gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile
organik bağı delillendirildiğinde Türk İş Hukuku uygulanmakta ve organik bağ
içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek
sorumlu tutulmaktadır. (9. HD. 04.06.2012 gün ve 2012/11518 E, 2012/ K.).&nbsp; Davalı şirketlerin Web Sitesi bilgilerinde
Türkiye ve yurtdışındaki adreslerinin cevap dilekçesine ekli vekaletnamede
(vekil eden ve şirket) bildirilen adreslerin ortak olması dikkate alındığında
aralarında organik bağ bulunduğu sonucuna varılmıştır. (Ankara BAM, 7. HD., E.
2017/2060 K. 2018/44 T. 16.1.2018)</p>
<p>Davacının
davalı ..... şirketi yetkilisi ile Yurtdışı hizmet akdi imzaladığı ve Türkiye
İş Kurumu tarafından onaylandığı, Yurtdışı İşçi bilgi formunun da davalı şirket
yetkilisi ile imzalandığı, davacının işe giriş ve ayrılış bildirgelerinin de
davalı şirket tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Davacının yurtdışında
çalıştırılmak üzere davalı şirket tarafından yurtdışına götürüldüğü
belirlenmekle davanın davalı şirkete yöneltilmesinde bir aykırılık
görülmemiştir. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/2251 K. 2018/110 T. 6.2.2018)</p>
<p>Davacının,
davalı şirketlerin Rusya'da bulunan şantiyelerinde 07/05/2013-06/01/2015 beton
santral operatörü olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak
fesih edildiğini, davalı tarafından ödenmeyen tazminat ve ücretlerin tahsili
için iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Yurt dışında hizmet alanında faaliyet
yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre işyeri açan ve işveren olan Türk
vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek
kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve bunun genelde Türkiye İş Kurumu
vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. Ancak çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler
Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile kurum kayıtları yerine getirilmeden
turist vizesi ile çalıştırmak üzere götürülmekte ve yurt dışındaki ülke
mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak çalıştırılmaktadır. İş hukukunun
emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan
bu tür uyuşmazlıklarda Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate
alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi ya da şirketin yurt
dışındaki yabancı şirket ile arasında organik bağda bulunması halinde
Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu
tutulmaktadır. Belirtilen yasal ve hukuksal gerekçelere göre davalı şirketler
arasında organik bağ bulunduğu dosya içerisinde mevcut belge içeriklerinden
anlaşıldığından uyuşmazlığın Türk Hukuk mevzuatına göre çözümlenmesinde ve
davalı şirketlerin birlikte sorumlu tutulmasında yasaya aykırı yön görülmemiştir.
(Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/70 K. 2019/644 T. 7.3.2019)</p>
<p>Davalılar
arasındaki ilişkinin hukuki değerlendirmesinde ise ..... Holding A.Ş.'nin Web
sitesinde kurucu ortak olarak ..... yer almakta olup davalılar arasında organik
bağ bulunduğu anlaşılmıştır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/70 K. 2019/644 T.
7.3.2019)</p>
<p>Davalıların
ticaret sicil kayıtlarından ticaret sicil adreslerinin aynı olması temsilci
ortaklarının aynı olması, davalılar vekilinin vekaletnamesinde aynı temsilci
tarafından görevlendirildiği dikkate alındığında aralarında organik bağ
bulunduğu ve davacının tüm hizmetine ilişkin alacaklarından müteselsilen
sorumlu bulunduklarına ilişkin kabulde bir aykırılık bulunmamaktadır. (Ankara
BAM, 7. HD., E. 2018/3714 K. 2020/1033 T. 4.6.2020)</p>
<p>Her
ne kadar davalı husumet itirazında da bulunmuş ise de, davacının nezdinde
çalıştığı ..... Uluslararası ... AŞ ile ile davalı şirket arasında Y.dan geçmiş
ve onanmış emsal dosyalar ile yapılan iş niteliği ile işyeri dikkate alınarak,
işveren olarak görünen şirket ile davalı arasında organik bağ bulunduğu tespit
edilmiştir. Bu sebeple dava konusu alacaklardan davalı, kayden işveren olarak
görünen şirket ile davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
(Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/3620 K. 2018/2518 T. 18.10.2018)</p>
<p>Kesinleşen
kararlardan anlaşıldığı üzere davacının son çalışmasının gerçekleştiği .....
Mühendislik şirketi ile davalı şirket arasında asıl-alt işveren ilişkisi
bulunduğu kabulü yerindedir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2019/1864 K. 2019/2122 T.
2.10.2019)</p>
<p>Davalılar
vekili davalı şirketler arasında organik bağ bulunmadığını ileriye sürmüş ise
de, davalı ..... Holding'in web sayfasında Rusya 'da kurulu bulunan davalı
..... Cons. Zao şirketi ile birlikte uluslararası ihaleler aldığı, her iki firmanın
adreslerinin de ..... olduğu, davacının davalı şirketin Türkiye ofisi adres
gösterilerek, yurt dışına gönderildiği, TTK 209 maddesine göre her iki şirket
arasında hakim ve bağlı şirket olgusunun bulunduğu, her iki şirketin birbirinin
ismini kullandığı, karşılıklı olarak buna izin verildiği, böylece çeşitli
ülkelerde güven veren bir düzeye ulaştığı, bu şekilde davalı şirketler arasında
organik bağın bulunduğu sonucuna varılmış, benzeri konuda (Ankara 4. İş
Mahkemesinin 2011/677,2013/402 E.K. Nolu ilamında organik bağın varlığı kobul
edilmiş, Y. 22.H.D. 'nin 15/05/2014 tarih, 2013/21216 E. 2014/13062 K. Nolu
ilamı ile onanarak kesinleşmiş olmakla, organik bağın varlığı Y.ca da kabul
edildiğinden, bu konuda başka bir araştırmaya gerek görülmemiş olup, davacının
tüm çalışma süresince her iki şirketin muhtelif şantiyelerinde çalıştığı,
alacaklarından iki şirketin de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması
gerektiği sonucuna varılmıştır. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120
T. 3.5.2018)</p>
<p>Davalı
ile dava dışı .....'nun ..... Holding A.Ş.'nin Web sitesinde kurucu ortak
olarak yer almakta olup davalı şirketlerin grup şirket olduğu, ortaklarının,
adreslerinin aynı olduğu, yurtdışı faaliyetlerin dava dışı ..... eliyle
yürütüldüğü organik bağ bulunduğu anlaşılmıştır.(Ankara BAM, 8. HD., E.
2018/3620 K. 2018/2518 T. 18.10.2018)</p>

<p>Davacının
davalı işverenlik nezdinde usta kalıpçı olarak ..... Endüstri Tesisleri İmalat
Montaj A. Ş. 'nin Libya'da X1 projesinde taşeronluğunu üstlenen dava dışı .....
Mühendislik şirketi nezdinde çalıştığı davalı tarafça sunulan ibraname -
feragatname başlıklı belgeden ve tanık beyanlarından anlaşılmıştır. Dava .....
Holdig A.Ş. 'ne karşı açılmış olup, Libya'daki ..... şirketi ile davalı şirket
arasında organik bağ olduğu anlaşıldığından işçilik alacaklarından asıl işveren
olarak sorumluluğunun bulunduğu değerlendirildiğinden husumet itirazı yerinde
görülmemiştir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2019/1864 K. 2019/2122 T. 2.10.2019</p>
<p>Davalı
..... Holding AŞ. her ne kadar davacının diğer davalı şirket işçisi olduğunu
savunmuş ise de; yurt dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu
ülke mevzuatına göre işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu
işyerinde çalışmak üzere Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı
ile götürdükleri ve bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı
bilinmektedir. Ancak çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı
şirketler vasıtası ile kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile
çalıştırılmak üzere götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan
şirket işçisi olarak çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve
işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür
uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de
dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde gönderen kişi yada şirketin yurt
dışındaki yabancı şirket ile organik bağı delillendirildiğinde Türk İş Hukuku
uygulanmakta ve organik bağ içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin
işvereni kabul edilerek sorumlu tutulmaktadır. (9. HD. 04.06.2012 gün ve
2012/11518 E, 2012/ K.). Davalı şirketlerin Web Sitesi bilgilerinde Türkiye ve
yurtdışındaki adreslerinin de ortak olması dikkate alındığında aralarında
organik bağ bulunduğu sonucuna varılmıştır. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733
K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve
bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. Ancak
çoğu zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile
kurum kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere
götürülmekte ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak
çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi
uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk
vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına
gönderilmesinde gönderen kişi yada şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile
organik bağı delillendirildiğinde Türk İş Hukuku uygulanmakta ve organik bağ
içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek
sorumlu tutulmaktadır. Davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu dosya
kapsamındaki deliller ve (Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ile Y. incelemesinden
geçen emsal davalarda verilen kararlarla sabittir. Bu bağlamda uyuşmazlığın
Türk Hukuk mevzuatına göre çözümlenmesinde ve ayrıca davalı şirketlerin
davacının hak ve alacaklarından sorumlu tutulmasında isabetsizlik
bulunmamaktadır. Diğer taraftan belirli süreli iş sözleşmesinden söz
edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve
bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Somut uyuşmazlıkta belirsiz
süreli iş sözleşmesi yapılması için objektif şartlar bulunmamaktadır. Bunlardan
başka davacı fazla mesai yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel
tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanlarıyla ispat etmiştir. Hükme esas
raporu hazırlayan bilirkişi tarafından anılan günler için yapılan tespitler ve
hesaplamalar dosya kapsamına uygundur. Ayrıca ispat salt husumetli tanık
beyanına dayanmadığı gibi tanıkların beyanları hesaplamaya konu dönemi
kapsamaktadır. Son olarak ise kıdem tazminatı hesabında davacı aleyhine bir
hata bulunmamaktadır. Bu nedenlerle taraflar vekillerinin açıklanan hususlara
ilişkin istinaf itirazlarının hiçbiri yerinde görülmemiştir. (Ankara BAM, 7.
HD., E. 2018/3644 K. 2020/1259 T. 10.6.2020)</p>

<p></p>

<p><b>3- Yurt Dışında Çalışmış Olan İşçinin
Yabancı Para Talebi</b></p>

<p>Yabancı
para üzerinden ücret alan işçiler yönünden talep olması halinde işçilik
alacaklarının yabancı para cinsinden hesaplanmasına yasal bir engel
yoktur.Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde ücret USD olarak
belirlendiğinden kabulüne karar verilen alacaklar yönünden yabancı para birimi
üzerinden hüküm kurulması yasaya uygundur. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/2060 K.
2018/44 T. 16.1.2018)</p>
<p>Her
ne kadar ibraz edilen sözleşmenin Euro üzerinden düzenlendiği anlaşılmış ise
de, .....bank hesap hareketlerinden görüleceği üzere, davacının hesabına fiilen
USD olarak ücretlerin yatırılmış olduğu, bu nedenle davacının taleplerinin
fiili ödeme parası olan USD üzerinden talep edebileceği sonucuna varılmıştır.
(Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Hizmet
akdinde ücret USD olarak belirlendiğinden yabancı para birimi üzerinden hüküm
kurulmasına engel bir durum bulunmamaktadır. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733
K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Yurt
dışında hizmet alanında faaliyet yürütmek için bulunduğu ülke mevzuatına göre
işyeri açan ve işveren olan Türk vatandaşlarının, bu işyerinde çalışmak üzere
Türkiye’den Türk vatandaşı gerçek kişileri işçi sıfatı ile götürdükleri ve
bunun genelde Türkiye İş Kurumu vasıtası ile yapıldığı bilinmektedir. Ancak çoğu
zaman Türk vatandaşı işçiler Türkiye bağlantılı şirketler vasıtası ile kurum
kayıtları yerine getirilmeden turist vizesi ile çalıştırmak üzere götürülmekte
ve yurt dışındaki ülke mevzuatı ile kurulan şirket işçisi olarak
çalıştırılmaktadır. İş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi
uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda açıklandığı gibi Türk
vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına
gönderilmesinde gönderen kişi yada şirketin yurt dışındaki yabancı şirket ile
organik bağı delillendirildiğinde Türk İş Hukuku uygulanmakta ve organik bağ
içinde olan Türkiye’de kişi veya kişiler işçinin işvereni kabul edilerek
sorumlu tutulmaktadır. Davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu dosya
kapsamındaki deliller ve (Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ile Y. incelemesinden
geçen emsal davalarda verilen kararlarla sabittir. Bu bağlamda uyuşmazlığın
Türk Hukuk mevzuatına göre çözümlenmesinde ve ayrıca davalı şirketlerin
davacının hak ve alacaklarından sorumlu tutulmasında isabetsizlik
bulunmamaktadır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/3643 K. 2020/1258 T. 10.6.2020)</p>
<p><b>4- Gecikme Halinde Yurt Dışında Çalışan
İşçiye Ödenecek Faizin Oranı </b></p>

<p></p>

<p>Dolar
olarak talep edilen&nbsp; Brüt hafta tatili
alacağının, dava ve ıslah tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile
açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte
işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar verilir.&nbsp; (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/3644 K. 2020/1259
T. 10.6.2020)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt yıllık izin alacağının, dava ve ıslah tarihinden
itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına
ödediği en yüksek faiziyle birlikte işverenden tahsili ile işçiye verilmesine
karar verilir.&nbsp; (Ankara BAM, 7. HD., E.
2018/3644 K. 2020/1259 T. 10.6.2020)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt alacaklardaki yasal kesintinin infaz sırasında dikkate
alınır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/3644 K. 2020/1259 T. 10.6.2020)</p>
<p>Kıdem
tazminatının, iş akdinin fesih tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile
açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte
işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar verilir. </p>
<p>İhbar
tazminatının dava ve ıslah tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile
açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte
işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar verilir.&nbsp; (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/3643 K.
2020/1258 T. 10.6.2020)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt kıdem tazminatı alacağının sözleşmenin fesih tarihi
olan 17/11/2012 'den itibaren 3095 S.Y 4/A maddesine göre bankaların bir yıllık
Amerikan Dolarının mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili
ödeme günündeki TCMB Amerikan Dolarının efektif satış bedeli üzerinden ve TL
cinsinden davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Ankara
BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt ihbar tazminatı alacağının dava ve ıslah tarihinden
itibaren 3095 S.Y 4/A maddesine göre bankaların bir yıllık Amerikan Dolarının
mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki
TCMB Amerikan Dolarının efektif satış bedeli üzerinden ve TL cinsinden
davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Ankara BAM, 8.
HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt fazla mesai alacağının, dava ve ıslah tarihinden itibaren
Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en
yüksek faiziyle birlikte işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar
verilir.&nbsp; (Ankara BAM, 7. HD., E.
2018/3644 K. 2020/1259 T. 10.6.2020)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt ulusal bayram ve genel tatil alacağının dava ve ıslah
tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat
hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte işverenden tahsili ile işçiye
verilmesine karar verilir.&nbsp; (Ankara BAM,
7. HD., E. 2018/3644 K. 2020/1259 T. 10.6.2020)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt fazla çalışma ücreti alacağının dava ve ıslah
tarihinden itibaren 3095 S.Y 4/A maddesine göre bankaların bir yıllık Amerikan
Dolarının mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme
günündeki TCMB Amerikan Dolarının efektif satış bedeli üzerinden ve TL
cinsinden işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar verilir.&nbsp; (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K.
2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt UBGT çalışma ücreti alacağının dava ve ıslah
tarihinden itibaren 3095 S.Y 4/A maddesine göre bankaların bir yıllık Amerikan
Dolarının mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme
günündeki TCMB Amerikan Dolarının efektif satış bedeli üzerinden ve TL
cinsinden işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar verilir.&nbsp; (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K.
2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Dolar
olarak talep edilen Brüt Yıllık izin ücreti alacağının dava ve ıslah tarihinden
itibaren 3095 S.Y 4/A maddesine göre bankaların bir yıllık Amerikan Dolarının
mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki
TCMB Amerikan Dolarının efektif satış bedeli üzerinden ve TL cinsinden
işverenden tahsili ile işçiye verilmesine karar verilir. &nbsp;(Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120
T. 3.5.2018)</p>
<p><b>5- Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Esas Ücretin Tespiti </b></p>

<p></p>

<p>Günlük
hayatta sözleşmede yazılı ücretin farklı nedenlerle gerçeği yansıtmadığı da sık
karşılaşılan bir durumdur. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/382 K. 2019/873 T.
3.4.2019)</p>
<p>Çalışma
yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman iş
sözleşmesi veya bordrolarda ücretin gerçekten daha düşük miktarda gösterildiği
bilinen bir gerçektir . İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş
bildirilerek yapılan emsal ücret araştırması sonuçları ve tanık beyanları bir
arada değerlendirildiğinde, davacının aylık ücret miktarına ilişkin iddiasını
ispatladığı anlaşılmıştır. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda barınma
ve 3 öğün yemek yardımının da , emsal nitelikte olup Y. denetiminden geçen
dosyalara uygun olarak belirlendiği görülmektedir. (Ankara BAM, 7. HD., E.
2019/498 K. 2019/1170 T. 30.4.2019)</p>

<p></p>
<p>Davalı
tarafından sunulu ücret bordrosu bulunmamaktadır. Yurtdışı hizmet sözleşmesinde
yazılı ücretin çoğu zaman gerçeği yansıtmadığı da bilinmektedir. Davalı
tanıkları ücretin bir kısmının elden bir kısmının bankadan ödendiğini beyan
etmiştir. Bilirkişi raporundan, banka kayıtlarında eylül 2010 dan itibaren
ücret adıyla 1.600 USD yi aşan ödemeler olduğu tespit edilmiştir. Davalı aylık
ücret dışı ödeme olduğunu ispatlayamamıştır. Tanık anlatımı, dosya kapsamı,
yapılan iş, şantiye koşulları, banka kayıtları, davacının vasıfsız işçi de
olmayışı dikkate alınarak aylık ücretinin 1.800 USD olduğu kabulü iletemel ücrete
eklenen 140 USD üç öğün yemek ve barınma gideri dosya kapsamı ve oluşa
uygundur. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/4264 K. 2018/2074 T. 10.7.2018)</p>
<p>Uluslararası
taşımacılık işinde çalışan tır şoförünün aylık ücretinin tartışmalı olması
durumunda, tarafların ikame ettikleri delillerle kesin bir sonuca ulaşılamaması
halinde ilgili işçi ve işveren meslek kuruluşları ile gerektiğinde
sendikalardan ücret araştırması yapılmalıdır. İşçinin çalıştığı süre içinde
taşıma işini gerçekleştirdiği ülkeler belirtilerek sefer başına ne kadar ücret
alabileceği belirlenmeli ve dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte
değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. (Ankara BAM, 7. HD., E.
2018/566 K. 2019/668 T. 12.3.2019)</p>
<p>Yurtdışı
sefer primi, ücretin eki olmayıp ücret niteliğinde olmakla tazminata esas
ücrette doğrudan dikkate alınır. Ücretin asgari (garanti) ücret ve sefer primi
toplamından oluşması durumunda, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek
aylık sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret
tespit olunur. Yurtdışına çıkış periyodunun değişkenlik göstermesi ve gidilen
ülkeye göre sefer priminin değişmesi halinde, işçinin bir yılda yapmış olduğu
seferlere göre aldığı prim tutarları toplamının bir güne bölünmesi suretiyle
günlük tazminata esas ücret belirlenir. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/566 K.
2019/668 T. 12.3.2019)</p>
<p>İnceleme
konusu dosyada davacının ücreti, hizmet süresi ihtilaflıdır. Hükme esas alınan
bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp hizmet süresi belirlenirken
davacının yurda giriş çıkış tarihlerinin araştırılarak dikkate alınmadığı,
Pol-Net kayıtlarının istenilmediği emsal ücret araştırması yapılmadığı
anlaşılmıştır. Pol-Net kayıtları istenip davacının hizmet tespiti davası
açmaması da dikkate alınarak hizmet süresinin kayıtlar ve tanık beyanları da
incelenmek suretiyle belirlenmesi ve emsal ücret araştırması da yapılarak
ücretin tespit edilip müteakiben rapor aldırılarak alacakların varlığı ve
miktarı belirlenmelidir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/4562 K. 2018/2774 T.
15.11.2018)</p>
<p><b>6- Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Ücretlerin Brütleştirilmesi – Dahil Olacak Bordro Kalemleri</b></p>
<p>Ücretin
brütleştirilmesi ve yemek ve barınma gideri olarak 150 USD nin hesaplamada
dikkate alınması emsal kararlara uygundur. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2019/1864 K.
2019/2122 T. 2.10.2019)</p>
<p>Ücret
bordroya göre belirlenip gelir vergisi eklenmemiştir. Ayrıca 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu gereğince Sosyal Güvenlik Anlaşması imzalamamış ülkerlerde
çalışmak için Türk işverenlerce götürülen Türk işçilerin kısa vadeli sigorta ve
genel sağlık sigortası primlerinin işverenleri tarafından Türkiye'de ödenmesi
gerekmektedir. Türkiye - Rusya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 15/c
maddesinde " Ödeme, işverenin diğer akit Devlette sahip olduğu bir iş
yerinden veya sabit bir yerden yapılmazsa yalnızca ilk bahsedilen Devlette
vergilendirilecektir " yönünde düzenleme bulunmaktadır. Emsal kararlardan
davalı şirketlerin topluluk sigortası yaptırmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki
davacının ücreti hesaplanırken SGK primi eklenmemiştir. (Ankara BAM, 8. HD., E.
2018/3620 K. 2018/2518 T. 18.10.2018)</p>

<p>%5
topluluk sigortası payı eklenerek ücretin brütleştirilmesi ve yol yardımının da
eklenmesi gerekir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/1850 K. 2019/1452 T. 30.5.2019)</p>
<p>Dairemizin
2018/4106 E. sayılı dosyasında SGK'ya müzekkere yazılarak davacının 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun 86. maddesi gereğince topluluk sigortasından
yararlanıp yararlanmadığı ile 5510. Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun geçici 6. maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık durumu
sorulmuş gelen cevaptan davalıların yurt dışı topluluk ve isteğe bağlı sigorta
kaydının bulunmadığı bildirilmiş olmakla somut dosyada net ücrete %5 topluluk
sigortası payı eklenerek ücretin brütleştirilmesi gerekmektedir. (Ankara BAM,
8. HD., E. 2018/1850 K. 2019/1452 T. 30.5.2019)</p>
<p>Davacının
topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ya da isteğe bağlı sigorta
olup olmadığı konusunda belge ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davacının saat
ücretine göre hesaplanan aylık ücretinin net olarak kabulü ve buna göre brüt
ücretinin hesaplanması yerinde olmuştur. Dolayısıyla davacının tazminata esas
ücretinin hatalı hesaplandığına ilişkin istinaf gerekçesi de yerinde değildir.
(İstanbul BAM 24HD, 09.07.2020, 4397/1388) </p>
<p>Giydirilmiş
brüt ücrete yemek ve barınma yardımı tespit edilerek eklenmelidir. (Ankara BAM,
8. HD., E. 2018/1850 K. 2019/1452 T. 30.5.2019)</p>
<p>Yurt
dışında çalışan işçinin üç öğün yemek ve barınması işveren tarafından
karşılanıyorsa, yerleşik içtihatlar uyarınca, işçinin çıplak brüt ücretine
yemek ve barınma yardımı eklenir. </p>
<p>Davacının
üç öğün yemek ve barınması davalılar tarafından sağlandığından yerleşik
içtihatlar uyarınca davacının çıplak brüt ücretine 150 USD yemek ve barınma
yardımı eklenmesinde bir aykırılık bulunmamaktadır. (Ankara BAM, 7. HD., E.
2018/3714 K. 2020/1033 T. 4.6.2020)</p>
<p>Y.
9.H.D.nin 04.05.2015 tarih ve 2015/7420 Esas 2015/16223 Karar; 9. HD 02.11.2015
tarih ve 2015/29179 Esas 2015/30886 Karar sayılı emsal kararlarında yurt
dışında işçi istihdam eden başka işverenlikler aleyhine açılan davalarda
belirlenen 200 $ sosyal yardımların makul kabul edildiği
görülmektedir.(İstanbul BAM, 30. HD., E. 2018/831 K. 2020/1467 T. 14.7.2020) </p>
<p>Türkiye
mukimi bir işçi ücreti, işyerinin bulunduğu ülkede vergilendirilmektedir.
Asgari geçim indirimi ücreti için Türkiye'de stopaj yapılmayacaktır. Ücret
geliri elde eden kişi şahsi olarak gelir vergisi beyannamesi vermeyecek veya
Türkiye'de vereceği gelir vergisi beyannamesine bu ücret gelirini dâhil
etmeyecektir. Davacıya yapılan ödeme Türkiye'de vergilendirilmediği için, gelir
vergisinden bir indirim olan AGİ uygulamasından da davacının faydalanması
mümkün değildir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/149 K. 2019/153 T. 24.1.2019)</p>
<p>Ücret
yemek ve barınma gideri yönünden yapılan değerlendirmede, davacının yurt
dışında çalışan vasıflı işçi olduğu dikkate alındığında iş sözleşmesindeki
ücretle çalışmasının mümkün olmadığı, emsal araştırması ve tanık beyanları ile
doğrulanan davacı tarafından bildirilen ücrete göre hesaplama yapılmasının
yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Ancak yurt dışı çalışmalarında otel yada
evde değil şantiyelerde toplu halde kalındığı ve üç öğün yemeğinde tabldot
usulü işveren tarafından sağlandığı dikkate alındığında aylık 150 USD barınma
ile ayrıca günde üç öğün yemek bedeli karşılığı aylık 180 USD nin tazminata
esas ücrete eklenmesi isabetli olmamıştır. Şantiye ortamında sağlanan barınma
ile yemek bedeli olarak aylık 150 USD karşılığının eklenmesi yeterli olup, Y.
tarafından da üç öğün yemek ve barınma masrafları için tazminata esas ücrete
150 USD eklenmesi kabul görmüştür. (Y. 22. HD. 09.02.2017 gün, 2016/33077 E,
2017/1774 K.) (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p><b>7-a Yurt Dışında Çalışan İşçinin Tanık
Delili İle Çalışmasının, Çalışma Süresinin ve Ücretinin Belirlenmesi </b></p>

<p>Davacı
tanık dahil her türlü delille çalışma olgusunu ispatlayabilecektir. (Ankara
BAM, 7. HD., E. 2017/4264 K. 2018/2074 T. 10.7.2018)</p>
<p>Davalı
vekili davacı tanıklarının aynı işverene karşı husumeti bulunduklarını
beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüş husumete dair delil
bildirmemiştir. Kaldı ki dosya içerisinde davacı tanıklarının gerçeğe aykırı
beyanda bulunduklarına dair delil bulunmamaktadır. İşveren ile aralarında aynı
konuda dava bulunması tek başına beyanlarına itibar edilmemesinin sebebi olarak
kabul edilemeyeceği gibi, bu durum davacı tanıklarının gerçeğe aykırı beyanda
bulunduklarını da göstermez. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2019/1864 K. 2019/2122 T.
2.10.2019)</p>
<p>Tanıkların
davalarının olması tek başına tarafsızlıkları için yeterli olmayıp, çalışma
koşulları konusunda yalan beyanda bulunduklarına yada menfaat birliği içinde
hareket ettiklerine dair bir delil sunulmadığı takdirde tanık ifadelerine
itibar edilir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/3620 K. 2018/2518 T. 18.10.2018)</p>

<p><b>7-b Yurt Dışında Çalışan İşçinin Hizmet
Süresinin Tespiti </b></p>

<p>Yurtdışında
çalışan işçinin hizmet süresinin hesabında pol-net yurda giriş-çıkış resmi
kayıtları, SGK kayıtları ve tanık beyanları esas alınarak tespit edilir.
(Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/382 K. 2019/873 T. 3.4.2019)</p>
<p>Davalı
vekili davacı tanıklarının aynı işverene karşı husumeti bulunduklarını
beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüş husumete dair delil
bildirmemiştir. Kaldı ki dosya içerisinde davacı şahitlerinin gerçeğe aykırı
beyanda bulunduklarına dair delil bulunmamaktadır. İşveren ile aralarında aynı
konuda husumet bulunması tek başına beyanlarına itibar edilmemesinin sebebi
olarak kabul edilemeyeceği gibi, bu durum davacı tanıklarının gerçeğe aykırı
beyanda bulunduklarını da göstermez. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/382 K.
2019/873 T. 3.4.2019)</p>
<p><b>7-c Dava Açan Tanık Beyanlarına İtibar
Edilip Edilmeyeceği </b></p>
<p>Davacı
ve tanıkları aynı işyerinde aynı işi yapan, aynı çalışma şartlarına sahip ve
aynı şekilde mağdur olan kişilerdir. Bu sebeple aynı taleplerle dava açmış
olmaları çok doğaldır. Hatta bu tanıklar dışında da söz konusu inşaat
projesinde çalışan tüm işçiler aynı taleplerle dava açmışlardır. Bu durum,
tanıklıklarının geçersiz olduğunu değil aynı sıkıntıları yaşadıklarını
kanıtlamaktadır. Bu tanıklıklara itibar edilmemesi durumunda davacının, iş yeri
koşullarını bilen tanık bulma şansı yoktur. Y.. 7. HD.'nin 27.10.2014 tarih ve
2014/15057 E. - 2014/19544 K. sayılı ilamı bu yöndedir. (Ankara BAM, 6. HD., E.
2017/4098 K. 2019/438 T. 12.3.2019, Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/4099 K.
2019/439 T. 12.3.2019)</p>
<p>Taraflar
arasında bir diğer uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta
tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı
konusundadır. Belirtilen çalışmaların yapıldığını işçi, karşılığı ücretlerin
ödendiğini ise işveren kanıtlamalıdır. İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde
veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak
dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı
da araştırılmalıdır. Ayrıca işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi
mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. (Ankara BAM, 7. HD.,
E. 2018/3643 K. 2020/1258 T. 10.6.2020)</p>
<p><b>8- Yurt Dışı İşçi İstihdamında İspat
Külfeti İşverene Ait Olan Durumlar</b></p>

<p>HMK'nın
190., 4857 Sayılı İş Kanunu 17, 19, 20 / 2, 25 / ll, 56/6, 120 ve geçici 1/2.
maddeleri yollaması ile 1475 Sayılı Yasanın 14. maddeleri gereğince iş
sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanarak feshedildiğinin, kıdem ve ihbar
tazminatlarının ödendiğinin, yıllık izinlerin kullandırıldığı veya bedelini
ödediğinin ispatı külfeti işveren üzerindedir. (Adana BAM, 7. HD., E. 2018/3459
K. 2018/1495 T. 1.11.2018)</p>
<p>İş
sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılmayacak şekilde haklı
nedenlerle feshedildiğinin ispat yükü davalı işverene aittir. (Ankara BAM, 6.
HD., E. 2017/3965 K. 2019/345 T. 26.2.2019)</p>
<p>Akdin
feshinin kıdem ve ihbar tazminatlarını gerektirir biçimde yapılıp yapılmadığı
hususunda ispat yükü işverendedir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K.
2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>4857
sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka
kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel
işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada
çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik
ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde
banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin
ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi
yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün
değildir. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/4481 K. 2019/735 T. 9.4.2019)</p>
<p>İş
akdinin ne şekilde son bulduğunun ispat yükü işverendedir. (Ankara BAM, 7. HD.,
E. 2018/779 K. 2019/995 T. 9.4.2019)</p>
<p>Fazla
mesai yapıldığının ispat külfeti davacı işçiye, söz konusu alacağın ödendiği
ispatı ise davalı işverene aittir. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/779 K. 2019/995
T. 9.4.2019)</p>
<p>Taraf
ve talep olarak aynı mahiyette olsa bile içerik, belgeler, çalışma koşulları,
ücret vb sebepler itibari ile dosyalar arasında farklılık olduğu, her dosyanın
kendi delillerine göre değerlendirilmesi gerekir. Tanığın fazla çalışma
olduğunda ücreti elden ödenirdi beyanı&nbsp;
ödemeyi ispat aracı değildir, işverence yazılı belge ile ispatlanması
gerekir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/382 K. 2019/873 T. 3.4.2019)</p>
<p><b>9- Yurt Dışı İşçi İstihdamında</b> <b>İspat Külfeti İşçiye Ait Olan Durumlar</b></p>

<p>4721
Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve HMK'nin 190, 191 ve devam eden maddeleri
gereğince genel ispat kuralları doğrultusunda ispat yükü çalışma olgusunun
varlığı açısından davacı işçi, çalışmanın bulunmadığı ya da ücretinin ödendiği
açısından davalı işveren üzerindedir. Ücret miktarı konusunda da aynı kurallar
geçerlidir (Adana BAM, 7. HD., E. 2018/3459 K. 2018/1495 T. 1.11.2018)</p>

<p></p>

<p><b>10-a Yurt Dışı İşçi İstihdamında Fazla
Mesainin İspatı </b></p>

<p>Fazla
çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin
imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil
niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp
ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği
varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle
işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil
niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle
ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile
sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da
bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve
yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. ((Ankara BAM,
6. HD., E. 2017/2018 K. 2018/135 T. 6.2.2018)</p>
<p>İmzalı
ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi
tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün
değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki
ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın
ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı
ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge
ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması
gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması
halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve
ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir. Fazla
çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde
çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına
değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68.
maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Yukarıda
fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, hafta tatili ile ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların ispatı açısından da
geçerlidir. ((Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/2018 K. 2018/135 T. 6.2.2018)</p>
<p>Fazla
çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin
imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil
niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp
kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği
varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle
işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil
niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle
kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile
sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da
bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve
yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. </p>

<p>Fazla
çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde
çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına
değer verilemez. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3965 K. 2019/345 T. 26.2.2019)</p>
<p>Fazla
çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin
imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil
niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp
ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği
varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle
işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda
tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne
alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla
çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/4481 K.
2019/735 T. 9.4.2019)</p>
<p>İmzalı
ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi
tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün
değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki
ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın
ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı
ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge
ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması
gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması
halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve
ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir. Fazla
çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde
çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına
değer verilemez. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/4481 K. 2019/735 T. 9.4.2019)</p>
<p>4857
S.Y nın 41,42,43,63 Maddelerinde fazla çalışma ilgili hükümlerin düzenlendiği,
fazla çalışma yapıldığı hususunda ispat yükünün çalışanda olup, her türlü delil
ile ispatlamasının mümkün olduğu, fazla çalışma ücretlerinin ödendiği hususunun
işveren tarafından yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, davacının fazla
çalışma yaptığı hususunun tanık beyanları ile sabit olduğu, işveren tarafından
bu ücretlerin ödendiğinin yazılı belge ile ispat edilemediği anlaşıldığından
davacının fazla çalışma alacağının bulunduğu kabul edilmesi gerekmiştir.
(Ankara BAM, 8. HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p><b>10-b Fazla Mesai İspatında Puantaj
Kayıtları </b></p>

<p>Yerleşik
Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca imzalı
kayıtların aksini ispata yarar delil sunulmadığı sürece kayıtlara itibar
edilmekte olup, dosya kapsamında aksine yazılı delil bulunmadığından imzalı
puantaj kayıtlarına itibar edilerek yazılı olan fazla mesai saatleri dikkate
alınması gerektiği açıktır. İmzalı işyeri kayıtları olan puantaj kayıtlarına göre
hesaplanan fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti
alacaklarının toplam alacaktan mahsubu gerekir. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/70
K. 2019/644 T. 7.3.2019)</p>
<p>Puantaj
kayıtlarının varlığı halinde fazla çalışmanın ispat için sadece kayıtlara
itibar edilir.</p>
<p>İşçinin
puantaj kayıtlarında yer alan günlük çalışma sürelerinin üzerinde çalıştığını
ancak başka bir yazılı delille kanıtlaması gerekir. Puantaj kayıtların giriş ve
çıkış saatlerini tam olarak içermemesi halinde hesaba elverişli olmadığı
dönemler için tanık beyanlarına göre sonuca gidilir. (Y. 9. HD. 12.01.2016,
2014- 27423 / 2016-447)</p>
<p>Elektronik
giriş çıkış kayıtlarında işçinin imzası mutlaka olmalıdır. İşçinin imzasını
taşımıyorsa, bu çalışma puantaj kayıtları gerçeği yansıtmayabilir ya da
işverence sonradan veriler üzerinde değişiklik yapılmış olabilir. Böylesi bir
durum varsa, dava açarken bu iddia ileri sürülmeli ve teknik yönden araştırma
yapılması talep edilmelidir. (Y. 9. HD. 21.10.2014, 2012-39476 / 2014-30406).</p>
<p>İmzalı
bordroda fazla çalışma tahakkuku yer almasına rağmen işçinin tahakkukta geçen
fazla çalışma süresinin puantaj kaydı gibi yazılı delille ispatladığı hallerde,
gerçek fiili duruma göre hesaplama yapılır, tahakkukta geçen miktar mahsup
edilir. (Y. 9.HD. 23.11.2017, 2015-16791 /2017-18985)</p>

<p></p>

<p><b>11-Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Ücret Ve Tazminat Taleplerinin Brüt Mü Net Mi Hesaplanacağı </b></p>

<p>213
sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 19. maddesindeki “vergi alacağı, vergi
kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü
ile doğar” şeklindeki düzenleme gereği, hesaplama konusu alacaklara ilişkin
vergi, kararın kesinleşmesinden sonra doğacağından, kesinleşme tarihindeki
vergi oranlarına göre yasal kesintilerin yapılması gerekmektedir. Bu sebeple,
yapılacak işçilik alacağı hesaplamalarında brüt ücretler esas alınmalıdır.
Ayrıca, işçilik alacaklarına ilişkin hükmün de brüt üzerinden kurulması
gerekir. Bunun temel mantığı devletin vergi ve prim alacaklarının ortada
kalmamasıdır. Mahkemece, açıkça netten talep edilmediği müddetçe hesaplamanın
brüt üzerinden yapılması ve hükmün brüt üzerinden kurulması gerekir. Brütten
hüküm kurulduğunda bunun kanuni kesintileri infaz sırasında yapılacak ve ilgili
mercilere yatırılarak infaz sağlanacaktır. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3965 K.
2019/345 T. 26.2.2019)</p>
<p>Somut
olayda, davacı dava konusu alacaklarını açıkça netten talep etmemiştir. Hükme
esas alınan bilirkişi raporunda da, dava konusu alacaklar brüt olarak
hesaplanmış ve netleştirme yapılmamıştır. Bu durumda, hüküm altına alınan
alacaklar hakkında brüt hesaplamaya göre yine brüt olduğu belirtilerek hüküm
kurulması da yerindedir. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3965 K. 2019/345 T.
26.2.2019</p>

<p></p>

<p><b>12- Yurt Dışında Uzun Süre Çalışmış Olan
İşçinin Ortada Haklı Bir Sebep Yokken Tazminat Hakkından Vazgeçmesi</b></p>

<p>Davacının
davalı işyerindeki 7 yıla yakın hizmet süresi göz önüne alındığında ortada
haklı bir sebep yokken tazminat hakkından vazgeçecek şekilde iş sözleşmesini
sonlandırması hayatın olağan akışına da aykırıdır. Bu durumda, iş sözleşmesinin
işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği ispat edilemediğinden, davacının
ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir. (Ankara
BAM, 6. HD., E. 2017/3965 K. 2019/345 T. 26.2.2019)</p>
<p><b>13-a Yurtdışında Çalışan İşçiye Belirli
Süreli İş Sözleşmesi İmzalatılması</b></p>

<p>Belirli
süreli iş sözleşmesinin süresinden önce kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde
ter türlü sona ermesinde (emeklilik, işçinin haklı feshi, işverenin haksız
feshi vs)&nbsp; kıdem tazminatı talep hakkı
mevcuttur.&nbsp; </p>
<p>Belirli
süreli iş sözleşmesinin süresinin sonunda yenilenmeyeceğinin işveren tarafından
bildirilmesi halinde işçinin kıdem tazminatı hakkı mevcuttur.&nbsp; </p>

<p>Belirli
süreli iş sözleşmesinde sözleşmeyi yenilemeyeceğini işçi bildirdiğinde kıdem
tazminatı talep edilemez.</p>

<p>Yurt
Dışı İşçi İstihdamında İş Sözleşmelerinin Belirsiz Süreli Olması Asıldır.
Belirsiz süreli iş için kağıt üzerinde belirli süreli iş sözleşmesi imzalanması
işin belirsiz süreli niteliğini değiştirmez.</p>

<p>Yurtdışı
iş sözleşmelerinde projenin sona ermesi sebebi, iş kanunda sayılan haklı fesih
nedenleri arasında değildir ve iş akdinin belirli süreli olduğunu ve
kendiliğinden sona erdirildiğini göstermez.</p>

<p>Belirli
süreli iş sözleşmesi, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun
ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak ve yazılı yapılabilir.</p>

<p>Esaslı
bir neden olmadıkça belirli süreli iş sözleşmeleri birden fazla üst üste
yapılamaz. Belirli süreli iş sözleşmesi yazılı olarak yapılabilir.</p>

<p>Yargıtay
uygulamasında yurtdışı müteahhitlik işlerinde işçi ile işveren arasında yapılan
sözleşmeler belirsiz sürelidir.</p>

<p>Yargıtay’ın
genel görüşü yurtdışı müteahhitlik işlerinde işçiyle işveren arasında yapılan
iş sözleşmelerinin belirsiz süreli olduğudur. Ancak, son içtihat değişikliğine
göre, işçinin ilk defa yurt dışındaki iş kapsamında çalıştırılmak üzere işe
alınması ve işin belli bir süreye bağlı proje bazlı iş olması halinde projenin
süresi ile uyumlu şekilde belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilir. </p>

<p>Taraflar
arasında yapılan iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu belirtilmiş ise de iş
ilişkisinin belirli süreli olmasını gerektirir bir delil ibraz edilemediğinde,
iş sözleşmesi belirsiz süreli olarak kabul edilir.</p>

<p>Yurt
dışında çalışan Türk işçileri bakımından Türkiye İş Kurumu aracılığıyla
imzalanan sözleşmede süre öngörülmesi, sözleşmenin belirli süreli olduğunu
göstermez.</p>

<p>Belirli
süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü
olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif sebeplerin varlığı gerekir.
4857 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, “iş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak
yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya
belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi
objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde
yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş
sözleşmesi, esaslı bir sebep olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme)
yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul
edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma
özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir.</p>
<p>İş
ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz
süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur. İş sözleşmelerinin
belirsiz süreli olması asıl, belirli süreli olması istisnadır. Kanunda belirli
süreli işlerle, belirli bir işin tamamlanması veya belli bir olgunun ortaya
çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi
yapılabilecektir. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3986 K. 2019/354 T. 26.2.2019)</p>
<p>Belirli
iş sözleşmesinin varlığının kabulü için hangi durumların objektif neden olarak
kabul edilebileceği 4857 sayılı Kanun'un 11. maddesinde "işin niteliği
gereği belirli bir süre devam etmesi, belirli bir işin tamamlanması veya
belirli bir olgunun ortaya çıkması" şeklinde tahdidi olarak değil, örnek
kabilinden verilmiş; benzer hallerde belirli iş sözleşmesi kurulması imkanı
açık tutulmuştur. Zira, sözkonusu hükümde açık olarak “..gibi objektif
koşullara bağlı olarak” ifadesine yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen esaslar
ışığında dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, şantiye müdürü
olarak çalışan davacının görevinin amacı ve işinin niteliğine göre iş
sözleşmesinin belirli süreli olarak yapılmasını gerektirecek objektif
nedenlerin varlığı işveren tarafından ispatlanamamıştır. Bu durumda, taraflar
arasındaki iş sözleşmesi belirsiz sürelidir. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3986
K. 2019/354 T. 26.2.2019)</p>
<p>Davacı
tarafça yapılan işin niteliği ve çalışmanın süreklilik arz etmesi nedeniyle
taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli sözleşme olduğu, iş bitimi
nedeniyle gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığı sabittir. (Ankara
BAM, 7. HD., E. 2018/70 K. 2019/644 T. 7.3.2019)</p>
<p>İş
sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektirecek objektif neden ve olgu
bulunmadığından ve davacı tarafça yapılan işin niteliği ile çalışmanın
süreklilik arz etmesi nedeniyle taraflar arasındaki iş sözleşmesi belirsiz
süreli sözleşmedir ve davalı işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle
feshedildiği ispat edilemediğinden davacı kıdem ve ihbar tazminatına hak
kazanacaktır. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/1850 K. 2019/1452 T. 30.5.2019)
Davacı tarafça yapılan işin niteliği ve çalışmanın süreklilik arz etmesi
nedeniyle taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli sözleşme olduğu,
iş bitimi nedeniyle fesih haklı nedene dayanmadığından davacı kıdem ve ihbar
tazminatına hak kazanacaktır. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/3620 K. 2018/2518 T.
18.10.2018)</p>

<p></p>

<p><b>13-b İş Sözleşmesinin Belirsiz Süreli
Olduğunun Kabulü Halinde Bakiye Süre Ücreti </b></p>

<p>Belirli
süreli sözleşme yapmak için gereken objektif neden veya yenilemelerde esaslı
neden olmadığı halde, taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi
yapıldığında ve işveren tarafından süresinden önce haklı bir neden olmaksızın
feshine bağlı olarak işçi tarafından bakiye süreye ait ücret isteklerinden
işverenin sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun savunulması hakkın kötüye
kullanımıdır. Bu durumda işçi yararına talepler bakımından sözleşme belirli
süreli olarak değerlendirilecektir. İşçi bakiye süreye ait ücretleri talep edebilir.
İşveren tarafından süresinden önce haksız feshe bağlı cezai şart istenebilir.
Ancak, bu durumda işveren ihbar tazminatı talep edemez.&nbsp; </p>
<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><b>14- Yurt Dışında Çalışan İşçinin İstifa
Etmesi </b></p>

<p>İş
sözleşmesinin işçinin istifası ile sona erip ermediği hususu diğer uyuşmazlık
noktasını oluşturmaktadır. Dosya içerisine işverence sunulan 30.04.2013 tarihli
dilekçe içeriğinde işçinin "tüm hakları ödenerek çıkışının
verilmesini" talep ettiği görülmektedir. İlgili dilekçesinin iradesi
sakatlanarak imzalatıldığına ilişkin davacı tarafça delil ibraz
edilmemiştir.Ancak ücretlerinin ödenmemesi 4857 Sayılı Kanunun 24/ II- e
maddesi gereğince işçiye sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı
tanımaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi fesih tarihi itibariyle ödenmeyen fazla
çalışma, hafta tatili ve UBGT ücret alacakları bulunduğunu ileri sürdüğünden
istifa dilekçesine ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için davacının ödenmemiş
işçilik ücretlerinin bulunup bulunmadığının çözüme kavuşturulması önem arz
etmektedir .İlk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu bu alacakların miktarının
belirlenmesi yönünde 3 defa bilirkişi incelemesi yaptırıldığı görülmektedir.
Dosyada mevcut 2. ve 3. bilirkişi raporlar çalışma sistemi bakımından birbirini
doğrular niteliktedir. Hükme esas alınan 2. Bilirkişi raporunda 2012 Eylül-
2013 Şubat çalışma dönemine ilişkin düzenlenen bordrolarda her ay 60 saat fazla
çalışma ücret alacağı tahakkuku bulunduğu ancak, bu tahakkukların karşılığının
işçiye ödenmediği belirlenmiştir. İlgili bilirkişi raporunda yapılan bu tespit
dosya kapsamına uygundur . Öte yandan , davacı ve davalı tanık beyanları ile,
işçinin ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı ve dini bayramlar dışındaki UBGT
günlerinde de çalışmaya devam ettiği sabittir . Davacını fesih tarihi itibari
ile ödenmemiş fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret
alacakları bulunduğu anlaşıldığından, iş sözleşmesinin işçi tarafından 4857
Sayılı Kanunun 24/ II - e bendi gereğine haklı nedenle feshedildiği kabul
edilmelidir Davacının kıdem tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesinde
isabetsizlik yoktur. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/2234 K. 2018/310 T.
20.2.2018)</p>
<p>18/02/2012
günlü, "30/02/2012 itibariyle iş akdimin feshedilmesini, yasal haklarımın
ödenmesini talep ederim" içerikli, el yazılı ve imzalı belgede davacı işçi
açıkça alacaklarını talep etmektedir. Alt kısımda işverence yazılmış "iş
bitimi sebebiyle ve kendisinin talebi üzerine uygun bulunmuştur" ibaresi
de mevcuttur. Belge, işçinin tazminat haklarını bırakarak değil haklarını
alarak ayrılmak istediğini göstermekte olup istifa niteliğinde değildir.
İşverence işçinin istifası kanıtlanamadığı gibi işverence haklı nedenle akdin
feshedildiği de kanıtlanamamış olup davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep
hakkı vardır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/4264 K. 2018/2074 T. 10.7.2018)</p>

<p><br>
Dinlenen davalı tanıkları da davacının işten kendisi ayrıldığı söylememişler,
çıktımı çıkarıldı mı bilmiyorum demişlerdir. Kaldı ki işyerinde 4 yıllık kıdemi
olan bir işçinin iş akdini haklı nedenle sonlandırılmasına ilişkin sebepleri de
mevcutken istifa etmek sureti ile iş akdini sonlandırmış olması da hayatın
olağan akışına uygun değildir. Bu nedenle sgk kayıtlarındaki bildirimde dikkate
alınarak davacının iş akdine davalı işverenlik tarafından haklı bir neden olmaksızın
son verilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davacı kıdem ve ihbar
tazminatına hak kazanmıştır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/779 K. 2019/995 T.
9.4.2019)</p>
<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><b>15- Yurt Dışında Çalışan İşçinin İş
Sözleşmesini Haklı Sebeple Feshetmesi </b></p>

<p>Fazla
mesai, hafta tatili ve UBGT alacaklarının ödenmediği belirlendiğinden davacının
iş sözleşmesini 4857 sayılı Yasa'nın 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle
feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerekmektedir. (Ankara
BAM, 7. HD., E. 2017/2251 K. 2018/110 T. 6.2.2018)</p>
<p>Davalı
vekili, Türkmenistan Büyükelçiliği yazı cevabında belirtilen o ülkenin
mevzuatına göre çalışmanın yasak olduğu günler için hesaplama yapılmasının
hatalı olduğunu da ileri sürmüştür. Ancak işverenlikte halen çalışan davalı
tanıklarının; bu günlerde yıl içinde yaklaşık 1 ay çalışılmadığı yönünde soyut
beyanı dışında, bu günlerde çalışma yapılmadığına dair delil yoktur. İşveren
çalışma şeklini gösterir belge de sunmamıştır. İstinaf nedeni dosya kapsamına
nazaran yerinde görülmemiştir. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/4264 K. 2018/2074
T. 10.7.2018)</p>
<p><b>16- Yurt Dışı İşçilik Alacaklarında
Takdiri İndirim</b></p>

<p></p>

<p>Hayatın
olağan akışı, yaşam gereği davacının hastalık, mazeret, izin ve benzeri
nedenlerle, davacı işçinin çalışmadığı günler için fazla çalışma alacağından
takdiren %30 indirim yapılır.(Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/149 K. 2019/153 T.
24.1.2019)</p>
<p><b>17- Yurt Dışı İşçilik Alacaklarında
Zamanaşımı</b></p>

<p></p>

<p>Zaman,
doğal ve sosyal yaşamda olduğu kadar, hukukta da önemli etkilere sahip olan bir
kavramdır. Gerçekten, hukukta normların yürürlüğü, hakların kazanılması ve
kaybedilmesi, yaptırımların uygulanması belirli sürelere bağlanmıştır. Ancak,
hukukun her dalında sürelerin türleri ve nitelikleri farklı olup, değişik
sonuçlar doğurmaktadır (Tutumlu, M. A.: Türk Borçlar Hukukunda Zamanaşımı ve
Uygulaması, 2. Baskı, Ankara 2001, s. 25).</p>
<p>Özel
hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı bir hakkın kazanılmasında veya
kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına
gelmektedir (Velidedeoğlu, H. V.: Türk Medeni Hukuku, c. 1, cüz I, 6. Baskı,
İstanbul 1959, s. 274).</p>
<p>Zamanaşımı,
alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden, dava edilebilme
niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Sonucu alacak hakkına son verme
değil, onu eksik borç hâline getirme olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanaşımına
ilişkin düzenlemelerin temelinde iddia edilen alacağın aradan uzun zaman geçmiş
olmasına rağmen kullanılmaması karşısında borçlunun oldukça uzak geçmişte kalan
bir borçtan doğabilecek ihtilaflara karşı korunması, kendi alacağına karşı uzun
süre kayıtsız kalan kimsenin bu hakkının artık korunmaya layık olmadığını kabul
etmiş sayılması yatmaktadır. (Y. 10.HD. 2015/13491 E.&nbsp; 2015/20213 K. 23.11.2015 T.)</p>
<p>Diğer
bir ifadeyle özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın
kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin
tükenmesi anlamına gelmektedir. (Y. HGK.. E: 2017/5-2025 E.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn7"><sup><sup><span>[7]</span></sup></sup></a>
K., 13.06.2018 T) </p>

<p></p>

<p>TBK’nın
149. (BK 128.) maddesi uyarınca ise zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla
işlemeye başlar. Muacceliyet, bir borç ilişkisinde, alacaklının edimi
isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak, edimi ifa etmekle yükümlü
olduğu anı belirler.</p>
<p>Bir
başka deyişle, söz konusu anda borç ifa kabiliyeti kazanır ve alacaklı yine o
anda edimi kabul etmekle yükümlü olur. Bir alacağın ya da borcun muaccel
olması, ilke olarak edimin ifası için öngörülmüş bulunan vadenin dolmasıyla
gerçekleşir.<a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftn8"><sup><sup><span>[8]</span></sup></sup></a></p>
<p>25.10.2017
tarihinden sonra yurt dışında iş sözleşmesi feshedilen işçilerin kıdem
tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacakları fesih tarihinden itibaren
5 yıllık zamanaşımına tabidir.</p>
<p>25.10.2017
tarihinden önce yurt dışında iş sözleşmesi feshedilen işçilerin kıdem tazminatı
ve ihbar tazminatı fesihten itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir.</p>
<p>Yurt
dışında çalışan işçinin fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram
ve genel tatil günlerine ait ücret ve alacaklar ise, her bir ücretin doğduğu
günden itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu alacaklar feshe bağlı
alacaklar olmadığı için iş sözleşmesi feshedilmemiş olsa dahi, 5 yıl geçtikten
sonra zamanaşımına uğrar.</p>

<p></p>

<p>Yurtdışı
projelerinde değişik dönemlerde aynı işveren bünyesinde çalışan işçilerin
önceki çalışma dönemlerinin fesih ile son bulduğunu işveren yazılı delille
ispatlayamazsa, işçinin önceki çalışma dönemlerine ait kıdem tazminatı
zamanaşımına uğramış sayılmaz.</p>
<p>1086
sayılı HUMK yürürlükte iken süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı define
davacı taraf süre yönünden hemen ve açıkça karşı çıkmamışsa (suskun kalınmışsa)
zamanaşımı defi geçerli sayılmakta iken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun uygulandığı dönemde süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı definin
geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerekir. Başka bir
anlatımla 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamalar bakımından süre geçtikten
sonra ileri sürülen zamanaşımı define davacı taraf muvafakat etmezse zamanaşımı
defi dikkate alınmaz. Zamanaşımı definin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla
ileri sürülmesi de mümkündür.</p>
<p>Davalı
tarafından zamanaşımı defi kullanılmış olup, kıdem ve ihbar tazminatı için
fesihten itibaren 10 yıllık (7036 sayılı Kanun ek madde 3 te düzenlenen 5
yıllık), zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış, fazla mesai alacağı
yönünden hakkın doğum tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi, dava
tarihi ve dava değeri dikkate alındığında zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış ve
davanın kabulüne karar verilmiştir. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2018/3620 K.
2018/2518 T. 18.10.2018)</p>

<p>Zamanaşımı,
alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme
niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere
zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir
borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni
ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer
savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından,
artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.</p>

<p>Zamanaşımı,
bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve
var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu
bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan
kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü
görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle
bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi
zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp,
istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması
ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar
verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.</p>

<p>Gerek
İş Kanununda, gerekse Borçlar Kanununda, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları
için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir.</p>

<p>Uygulama
ve öğretide kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin davalar, hakkın
doğumundan itibaren zamanaşımına tabi tutulmuştur. Bu noktada, zamanaşımı
başlangıcına esas alınan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkının doğumu
ise, işçi açısından hizmet aktinin feshedildiği tarihtir.</p>

<p>4857
sayılı Kanundan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasada ücret
alacaklarıyla ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde,
4857 sayılı İş Kanunun 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir
zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu Kanundan önce
tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacaklar,
Borçlar Kanununun 126/1 maddesi (6098 Sayılı TBK 147) uyarınca beş yıllık
zamanaşımına tabidir. (Y. 7. HD. 2013/2914 E., 2013/7032 K. 18.04.2013 T.)</p>

<p>İş
sözleşmesi devam ederken kullanılması gereken ve iş sözleşmesinin feshi ile
alacak niteliği doğan yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresinin fesih
tarihinden başlatılması gerekir (Y. HGK. 05.07.2000 gün ve 2000/9-1079 E,
2000/1103 K).</p>

<p><b>18- Yurt Dışında İstihdam Edilen İşçiden
Alınan İbraname</b></p>
<p>İbraname
- feragatname matbu ise, ücret alacağı dışında miktar belirtilmemişse,
ibranamenin geçerli sayılmaz. (Ankara BAM, 8. HD., E. 2019/1864 K. 2019/2122 T.
2.10.2019)</p>
<p>İbraname,
miktar içermiyorsa ve matbu olarak düzenlenmişse geçersizdir.</p>
<p>6098
Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olmadığı dönemde 01.07.2012 tarihinden önce
imzalanan ibranamenin geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde
değerlendirilir:</p>
<p>İş
ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir, işçi bu
dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen
iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an
önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi
mümkündür (Y.9.HD. 15.10.2010 gün, 2008/41165 E, 2010/29240 K.).</p>
<p>İbranamenin
tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin
açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez (Y.9.HD. 5.11.2010
gün, 2008/37441 E, 2010/31943 K).</p>
<p>İbra
sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın
veya 3. şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden
söz edilemez.</p>
<p>İşverence
çalışma devam ederken bazı belgelere imzalar attırıldığı,&nbsp; iddia edilmiştir. Bir başka deyişle imzaya
itirazda bulunulmamak ile birlikte içeriğine itiraz edilmiştir. Yargıtay
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/17999 ve ... esas ve Dairemizin 2013/7727
ve 2017/2894 esas sayılı dava dosyalarında, davacıların boşa imza attığı,
belgelerin içeriğinin sonradan doldurulduğu ve karşılığının ödenmediği kabul
edilmiş, bu tür ibranameler makbuz hükmünde dahi kabul edilmemiştir.
Mahkemelerin bu yöndeki kabulleri Yargıtay Dairelerince onanmıştır. Eldeki dava
dosyasında da ibranamelerin matbu ve boşluk doldurma şeklinde olduğu,
ibranamelerin düzenlendiği tarih itibariyle çalışmanın devam ettiği ve hatta
31.03.2010 tarihli ibranamenin düzenlendiği tarihte kayden bir çıkış dahi
bildirilmediği, emsal dosyalarda ibranamelerin makbuz hükmünde dahi kabul
edilmediği hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Mahkemece ibranamelere hiç bir şekilde değer verilmemesi gerekirken makbuz
hükmünde kabul edilmeleri hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.(Y. 22. HD. E.
2017/18379, K. 2018/26445, T. 6.12.2018) </p>
<p>İbranamedeki
irade fesadı hallerinin, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 31. maddesinde öngörülen
bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir (Y. 9.HD.
26.10.2010 gün, 2009/27121 E. 2010/30468 K). Ancak, işe girerken alınan matbu
nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir
yıllık süre işlemez.</p>
<p>İbra
sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol
olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona
ermesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir
borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtlarıyla
çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilir (Y. 9.HD. 4.11.2010
gün 2008/37372 E, 2010/31566 K).</p>
<p>Miktar
içeren ibra sözleşmelerinde, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa
yoluyla sona ermiş olur Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, ibraya değer
verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir (Y.
9.HD 21.10.2010 gün 2008/40992 E, 2010/39123 K.). Miktar içeren ibranamenin
çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz (Y. 9.HD. 24.6.2010
gün 2008/33748 E, 2010/20389 K.).</p>
<p>Miktar
içermeyen ibra sözleşmelerinde, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınır, irade
fesadı denetimi yapılır ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin
geçerliliği konusunda çözümler aranır (Y. 9.HD. 27.6.2008 gün 2007/23861 E,
2008/17735 K.). Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek
sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece
ibra iradesi geçerli sayılır (Y. HGK.nın 21.10.2009 gün, 2009/9-396 E, 2009/441
K).</p>
<p>İşçinin
ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra
iradesinin bulunmadığını gösterir (Y. 9.HD. 4.11.2010 gün 2008/40032 E,
2010/31666 K).</p>
<p>İbranamede
yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez, ibranamede
yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunmayla çelişkinin varlığı
ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunmayla çelişmeyen kısımlar yönünden
ibra iradesine değer verilir (Y. 9.HD. 24.6.2010 gün, 2008/33597 E. 2010/20380
K). Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden
söz edilebilir Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde
sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle
geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar
içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılır.</p>
<p>İbraname
savunması, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olmakla yargılamanın
her aşamasında ileri sürülebilir (Y. Hukuk Genel Kurulu’nun 27.1.2010 gün
2009/9-586 Esas, 2010/31 Karar; Y. 9.hd. 13.7.2010 gün, 2008/33764 E,
2010/23201 K ). (Y.9. HD. E. 2014/5446 K. 2015/19440 T. 27.5.2015)

</p><p><b><span>19- Yurt Dışı İşçilik Alacaklarında İşçi
Ve İşverenin İkrarı</span></b></p>
<p>Taraflar
arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık
bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK’nun 188. maddesinde düzenlenen ikrar hukukumuzda
kesin delil olarak kabul edilmektedir. İkrar olunan vakıalar çekişmeli sayılmaz
ve ispatı gerekmez. İkrar eden, kural olarak ikrarından dönemez, başka bir
deyişle ikrarı ile bağlıdır. Ancak, ikrar eden, ikrarının maddi bir hatadan
kaynaklandığını ispat ederek ikrarından dönebilir. Maddi hata halinde, ikrar
eden bundan dönebilmek için, ikrar edilen vakıanın gerçeğe uygun olmadığını ve
ikrarın maddi bir hata sonucu yapıldığını ispat etmek zorundadır. Taraf gerçeğe
uygun olmayan bir vakıayı bilerek ikrar etmiş ise, bu durumda da ikrarından
dönemez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez. Bu kapsamda
ıslahla da ikrardan dönülmesi söz konusu değildir. (Ankara BAM, 7. HD., E.
2018/3643 K. 2020/1258 T. 10.6.2020)</p>
<p><b>20-a İşçiye Ödenecek Olan Kıdem
Tazminatı&nbsp; </b></p>

<p>İşverene
ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini
kaybetmesi halinde, işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı
güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine
karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu
paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir. Kıdem tazminatının koşulları, hesabı ve
ödeme şekli doğrudan İş Kanunlarında düzenlenmiştir. (Yargıtay 9. Hukuk
Dairesi’nin 10/12/2015 tarih, 2014/20520 Esas 2015/35002 Karar)</p>

<p>Kıdem
tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, yurt dışında çalıştırılan işçinin iş
sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır. 4857 sayılı İş
Kanununun 120 nci maddesi hükmüne göre, yürürlükte bırakılan 1475 sayılı
Yasanın 14 üncü maddesinde, kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin
işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Ayrıca sözleşmenin işveren
tarafından haklı sebepler dışında feshedilmesi gerekir. İş akdinin kıdem
tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunun ispat külfeti
işverene aittir.</p>

<p>Kıdem
tazminatına hak kazanma noktasında en az bir yıllık çalışma koşulu, İş Kanunu
sistemi içinde nispi emredici bir hüküm olarak değerlendirilir. İşçinin
işyerinde fiilen çalışmaya başladığı tarih, bir yıllık sürenin başlangıcıdır.
Tarafların iş ilişkisi kurulması yönünde varmış oldukları ön anlaşma bu süreyi
başlatmaz.</p>

<p>İş
sözleşmesinin imza tarihi yerine, fiilen iş ilişkisinin kurulduğu tarihin,
kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yönünden dikkate alınması gerekir.</p>

<p>İşçinin
kıdem hakkı bakımından aranan en az bir yıllık süre, derhal fesihlerde feshin
bildirildiği anda sona erer. Kural olarak fesih bildirimi muhataba ulaştığı
anda sonuçlarını doğurur. Bildirimli fesihler yönünden ise ihbar öneli süreye
dahil edilir.</p>
<p>İşçinin
iş sözleşmesinin askıda olduğu süreler de, kıdem süresinden sayılmaz. Örneğin
yurt dışından Türkiye’ye ücretsiz izne gelen işçinin, ücretsiz izinde geçen
süreleri kıdem tazminatına esas süre bakımından dikkate alınmaz.</p>

<p>İşçinin
en az bir yıllık çalışması aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerinde geçmiş
olmalıdır. Kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği
haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün değildir. </p>

<p>Ancak
çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında başka
işverenlere hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı
olan işverenler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla
karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Bu
gibi durumlar için&nbsp; “şirketler arasında
organik bağ” dan söz edilerek kıdem tazminatına hak kazanma, hesap tarzı
yönlerinden aralarında bağlantı bulunan bu işverenlerin birlikte sorumluluğuna
gidilir. (Yargıtay 9.HD. 26.3.1999 gün 1999/18733 E, 1999/6672 K.). Bu yolla
kıdem tazminatının hesabında organik bağ çerçevesinde sonuca ulaşma
hedeflenmiştir.</p>

<p>İşçinin
alt işverende geçen hizmet süresinin (işyeri devri ayrık olmak üzere), asıl
işverene ait işyerinde geçmiş olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.</p>

<p>1475
sayılı Yasanın 14/2 maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da
değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden
birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya
dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları
dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak
kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. </p>

<p>İşçinin
önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki
defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı
hesabında dikkate alınması mümkün olmaz.</p>

<p>İstifa
etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak
kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem
tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik
işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı
işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem
tazminatı hesaplanmalıdır.</p>

<p>İşçinin
iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı
altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılır. </p>

<p>İşçinin
iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri
ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı
hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte
mahsup edilir. (Yargıtay 9.HD. 2008/18826 E, 2008/14859 K).</p>
<p>Kıdem
tazminatı 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olan uyuşmazlıklarda, işçinin
çalışma sona erdikten sonra 10 yıllık süre geçmeden işverene ait işyerinde tekrar
çalışmaya başladığı takdirde, fasılalı çalışma tarihleri arasında ve fesih
tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 10 yıllık süre geçmediği için kıdem
tazminatı zamanaşımına uğramaz.</p>

<p>Kıdem
tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanununun
32’nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya
para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur.</p>

<p>Buna
göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı,
kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem
tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası
yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler
kavramına dâhil olup, tazminata esas ücrete eklenir.</p>

<p><b>20-b Projenin Bitmesi Halinde İşçiye
Ödenecek Olan Kıdem Ve İhbar Tazminatı&nbsp; </b></p>

<p>Davalı
taraf çalışmanın kesintili olduğunu iddia etmişse de, bu yönde delil
sunulmamıştır. İş akdi işin tamamlanması nedeniyle sona erdiğinden davacı kıdem
ve ihbar tazminatına hak kazanmıştır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/70 K.
2019/644 T. 7.3.2019)</p>

<p></p>

<p><b>20-c Yurtdışında Farklı Dönemlerde
Çalışan İşçiye Ödenecek Kıdem Tazminatı </b></p>

<p>Yurtdışında
aynı işverene bağlı olarak işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak
çalışan bir işçinin kesintili çalışmalar yönünden her çalışma döneminin
tazminata hak kazanacak şekilde sona erip ermediği araştırılır. Tüm dönem
çalışmalar yönünden iş akdinin tazminata hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkin
yazılı delile bakılır. İşçi tek taraflı olarak haksız sebeple sözleşmeyi
feshetmişse, ya da istifa etmemişse kıdem tazminatına hak etmeyecek şekilde
ayrılmış demektir. Ama tazminatı hak kazanacak şekilde her seferinde iş
sözleşmesi haksız sebeple feshedilmiş ya da kendisi haklı sebeple feshetmişse,
örneğin, 01.06.2002 – 03.07.2005 ile ile 08.05.2013 – 26.07.2016 tarihlerini
kapsayan iki çalışma dönemi birleştirilerek ikinci dönem sonu ücret üzerinden
işçinin tazminat isteklerinin kabulüne karar verilir. </p>

<p>Fasılalı
ya da diğer bir ifadeyle aralıklı dönemlerde işçi çalıştırılmışsa, önceki
dönemlerde iş sözleşmesinin işçi tarafından haksız feshedildiğini ispat yükü
işverendedir.</p>

<p>Fasılalı
ya da diğer bir ifadeyle aralıklı dönemlerde işçi çalıştırılmışsa önceki
dönemler son dönem hizmet süreleri birleştirilerek karar verilir.</p>

<p>1475
Sayılı İş Kanunu’nun 14/II. maddesi gereğince kıdeme esas hizmet süresinin
tespitinde aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştığı süreleri
birleştirilerek hesaplama yapılması gerekir. </p>
<p>İşverene
ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini
kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı
güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine
karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu
paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir. Kıdem tazminatının koşulları, hesabı ve
ödeme şekli doğrudan İş Kanunlarında düzenlenmiştir.(Yargıtay 22. HD., E.
2012/14268 K. 2013/3580 T. 22.2.2013) </p>

<p>Kimi
zaman bir işçinin aynı işverene ait işyerinde, farklı zamanlarda ve ara vererek
yani iki aralıklı dönem halinde çalıştığı görülmektedir. 1475 sayılı Yasanın
14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik
işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme
bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin
hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. (Yargıtay
9. HD., E. 2015/15609 K. 2017/17710 T. 8.11.2017), (Yargıtay 22. HD., E.
2012/14268 K. 2013/3580 T. 22.2.2013) (Yargıtay 22. HD. E. 2017/16451, K.
2018/1291, T. 24.1.2018) </p>

<p>Her
bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet
birleştirmesi için gerekli bir koşuldur. (Yargıtay 22. HD., E. 2012/14268 K.
2013/3580 T. 22.2.2013), (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/29626 E, 2018/11967
K.) İşçinin aralıklı çalışmalarının her birinin iş sözleşmesinin feshi ile
sonlanıp sonlanmadığı belirlenmeli ve bu feshe göre işçiye kanuni haklarının ödenip
ödenmediği tespit olunmalıdır. (Yargıtay 22. HD. E. 2017/16451, K. 2018/1291,
T. 24.1.2018) </p>

<p><b>20-d Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Kıdem Tazminatında Tavan Sınırı</b></p>

<p>Hükme
esas alınan bilirkişi raporunda davacının hak kazandığı kıdem tazminatı
miktarı, işçinin yabancı para cinsinden aylık ücreti , fesih tarihi itibari ile
geçerli kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek ve ilgili tarihteki kıdem
tazminatı tavanı dikkate alınarak hesaplanmıştır. Y. 22. HD.nin 13.02.2019
tarih 2018/15007 E - 2019/3103 K sayılı emsal ilamında da, kıdem tazminatının
yabancı para cinsi üzerinden hüküm altına alındığı anlaşıldığından, ilk derece
mahkemesi kararında bu yönden de isabetsizlik bulunmamıştır. (Ankara BAM, 7.
HD., E. 2019/498 K. 2019/1170 T. 30.4.2019). Bilirkişi tarafından kıdem
tazminatı tavanı dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. (Ankara BAM, 8. HD.,
E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Aynı
işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı
ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son
ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2015/29626 E, 2018/11967 K.), (Yargıtay 9. HD., E. 2015/15609 K. 2017/17710 T.
8.11.2017), (Yargıtay 22. HD., E. 2012/14268 K. 2013/3580 T. 22.2.2013)
(Yargıtay 22. HD. E. 2017/16451, K. 2018/1291, T. 24.1.2018) </p>

<p></p>

<p><b>21- Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Olan Maaş/Ücret </b></p>

<p></p>
<p>İşveren
tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak
hesap edilip ödenmemesi halinde, işçi iş akdini haklı nedenle feshetme imkanı
sahip olur.</p>
<p>Ücret
geniş anlamda ücret olarak fazla mesai, genel tatil gibi alacakları da kapsar.</p>
<p>Ücretin
ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen
ücret ödeme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması
gerekir.</p>
<p>İşçinin
çalışma gün ve süresi ile bu çalışmalar karşılığı işçinin ücretlerinin ödenmiş
olduğu işverence ancak yazılı belgelerle ispatlanabilir. İmzasız bordrolarda
tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında bordrolarda yer alan fazla mesai
ödeme tutarları mahsup edilir.</p>
<p>Yargıtay
içtihatlarında yurt dışında çalışan işçilerin ücretlerinin yurt içinde aynı işi
yapan işçilere nispeten daha yüksek olabileceği vurgulanmıştır.</p>
<p>İşverence
sunulan mesai şeritlerinde günlük mesai 8 saat olarak belirtilmişse, esas
alınacak saat ücreti 225 saat olarak belirlenmez, aylık 240 saat olarak
belirlenir. Zira, hafta tatilinde çalışılmadan ücret ödenmesi gerekir.
Hesaplar, giydirilmiş net ücretten değil, giydirilmiş brüt ücret üzerinden
yapılması gerekir. İşverence sunulan mesai şeritlerinde günlük mesai 8 saat
olarak belirtilmişse, esas alınacak saat ücreti 225 saat olarak belirlenmez,
aylık 240 saat olarak belirlenir. Her ne kadar kararda bunun gerekçesi yer
almasa da 225 saat belirlemede hafta tatilinde çalışılmadan ücret ödenmesi
hususu dikkate alınmamış olduğundan 240 saat ücret olarak esas alınmaktadır.</p>
<p>Diğer
yandan ücret hesabının giydirilmiş net ücretten değil, giydirilmiş brüt ücret üzerinden
yapılması gerekir.</p>
<p><b>22-Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Hafta Tatili Ücreti</b></p>

<p></p>

<p>Yurt
dışında bazen işçinin yerleşim yerinin uzağında bir işyerinde çalışması halinde
hafta tatilinin ay içinde toplu olarak kullandırılabilmektedir. Bu tür bir
uygulama için işçinin rızası alınmış olsa bile hafta tatilinin usulüne uygun
kullandırıldığından söz edilemez. Hafta tatilinin toplu olarak kullandırılması
haftalık dinlenme hakkının özüne aykırı olup, işçinin rızası sonucu
değiştirmez. </p>
<p>Hafta
tatilinin ay içinde toplu olarak kullandırılması halinde sadece bir hafta
tatilinin usulüne uygun kullandırıldığı kabul edilebilir. Örneğin, yurt dışında
yerleşim yeri uzağında olan bir şantiyede çalışan işçiye hafta tatili ayda dört
gün toplu olarak kullandırıldığında ilk izin günü, çalışılan son haftanın
dinlenme hakkı yerine geçecek, diğer üç gün hafta tatili kullanma anlamında
değerlendirilmeyecektir.</p>
<p>Usulüne
uygun kullandırılmadığı kabul edilen hafta tatillerinde yapılan çalışma
karşılığı ücretin %50 zamlı olarak hesaplanması gerekir. Bununla birlikte,
işyerinin konumu ve işçinin isteğiyle gerçekleşen böyle bir uygulamada, hafta
tatili olarak değerlendirilmeyen süreler için ödenen ücretin mahsup edilmesi
hakkaniyete uygun düşer.&nbsp; </p>

<p>&nbsp; </p>

<p>Hafta
tatilinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil
niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp
kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen hafta tatili çalışma alacağının
ödendiği varsayılır. Hafta tatilinde çalışmanın ispatı konusunda işyeri
kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç
yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, hafta tatilinde çalışmanın bu tür
yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları
tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen
genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı
işin niteliği ve yoğunluğuna göre de hafta tatilinde çalışma olup olmadığı
araştırılmalıdır. (Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3965 K. 2019/345 T. 26.2.2019)</p>
<p>4857
sayılı yasanın 46.maddesinde de hafta tatili ayrıca düzenlenmiş olup
41.maddedeki fazla çalışma ile birlikte değerlendirilmesi mümkün değildir.&nbsp; Hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla
mesaiye dahil edilmesi ve Pazar günü 3 saat çalışmanın dahil edilerek haftada
12 saat fazla mesaisi olduğu yönündeki kabul hatalıdır. Davacının haftanın 6
günü 9x6;54 saat çalıştığı haftalık 45 saati aşan 9 saat fazla mesaisi olduğu
kabul edilmelidir. (Bursa BAM, 3. HD., E. 2019/2000 K. 2020/1120 T. 26.6.2020)</p>

<p></p>

<p><b>23-Yurt Dışında Çalışan İşçiye Ödenecek
Ulusal Bayram Ve Genel Tatil Günleri Ücreti </b></p>

<p>UBGT
günlerinin neler olduğu, 2439 Sayılı UGBT hakkında Kanun 2.Maddesinde
belirlenmiş olup, buna göre genel tatil günleri 1 Ocak , 23 Nisan, 19 Mayıs, 30
Ağustos günleri ile arife günü saat 13:00 dan başlayan 3,5 günlük Ramazan
Bayramı, arefe günü 13:00 dan başlayan 4,5 günlük Kurban bayramından
oluşur.&nbsp; Ulusal bayram günü ise 28 Ekim
13:00 dan başlayan 29 Ekim günü devam eden 1,5 gündür. 5892 S.Y'nın 17/3/1981
tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci
maddesinin birinci fıkrasına, bu fıkrada geçen "yılbaşı günü"
ibarelerinden sonra gelmek üzere "ve 1 Mayıs günü" ibaresi eklenmiş
ve birinci fıkranın (C) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 1 Ocak günü
yılbaşı tatili, 1 Mayıs günü Emek ve Dayanışma Günü tatilidir şekline
dönüşmüştür. Ubgt günlerinde çalışma olgusunun işçi tarafından ispat edilmesi
gerektiği, zamlı ücretlerinin ödendiği hususunun işveren tarafından yazılı
belge ile ispat edilmesi gerektiği, davacının çalışma olgusunu tanık beyanları
ve polnet kayıtları ile ispat ettiği, işveren tarafından ise bu günlerinin
zamlı ücretinin ödendiğine dair yazılı belge ibraz edilmediği anlaşıldığından,
davacının UBGT alacağına hak kazandığı tespit edilmiştir. (Ankara BAM, 8. HD.,
E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p>Ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını
ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye
kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri
sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen ulusal bayram ve genel tatil
günlerine ait çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Ulusal bayram ve genel
tatil günlerinde çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle
işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil
niteliğindedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmanın bu
tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları
tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen
genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı
işin niteliği ve yoğunluğuna göre de ulusal bayram ve genel tatil günlerinde
çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.(Ankara BAM, 6. HD., E. 2017/3965 K.
2019/345 T. 26.2.2019)</p>

<p>Davada
yerleşik Y. içtihatları dikkate alındığında Türk İş Hukukunun uygulanması
gerektiği açık ise de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda UBGT
alacağı, fazla çalışma ve hafta tatili yönünden Suudi Arabistan Yasaları ile
örtüşmekte olduğu gerekçesi ile bu ülkenin mevzuatının uygulandığı belirtilerek
UBGT gün sayısı (dini bayramlarda farklılık olmasa da milli bayram sayısında
farklılık vardır) esas alınmıştır. 2. Bilirkişi raporunda daha az alacağın
belirlenmiş olması dikkate alındığında istinafa gelen tarafın davalı olması
nedeniyle aleyhe uygulamaya gidilmemiştir. Davacının dini bayramların 1.
Günleri dışındaki UBGT günlerinde çalıştığı davacı ve davalı tanık beyanlarının
ortak değerlendirmesi ile belirlendiğinden bu alacağın hüküm altına alınmasında
bir aykırılık bulunmamaktadır. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2017/2251 K. 2018/110 T.
6.2.2018)</p>
<p>Yurt
dışında çalışan işçiler bakımından işverenin işçinin çalıştırıldığı ülke
mevzuatına göre resmi tatil olan günde işçiyi çalıştırmaması halinde, bu günlere
ait çalışılmadan hak kazanılan ücret miktarının, ülkemiz ulusal bayram ve genel
tatillerinde çalışılarak hak kazanılan genel tatil ücreti alacağından
mahsubunun gerekip gerekmediği bir başka sorundur. Yurt dışında Türk firmasına
ait işyerinde çalışan Türk işçisi ile işvereni arasındaki uyuşmazlıklarda 5718
sayılı Milletlerarası Özel Usul Hukuk ve Usul Hakkında Kanunu’nun 27.maddesi
uyarınca milli hukukun uygulanması söz konusu olduğunda yabancı ülke mevzuatına
göre milli ve dini tatil günleri için çalışma karşılığı olmaksızın ücret ödenen
işçiye ayrıca Türk mevzuatı uyarınca milli ve dini bayram ücretinin ödenmesi
mükerrer yararlanmaya yol açar. Bu nedenle, yabancı ülke mevzuatı uyarınca
ödenmiş olan tatil ücretleri, Türk mevzuatının öngördüğü ulusal bayram ve genel
tatil günlerindeki çalışma karşılığı olarak hesaplanan ücretten mahsup
edilir.&nbsp; </p>
<p><b>24- Yurt Dışında Çalışan İşçinin Yıllık
İzin Ücreti&nbsp; </b></p>
<p>4857
Sayılı Yasanın 59. Maddesi ve Y. kararları doğrultusunda, yıllık iznin
kullanıldığı ya da ücretinin ödendiği hususunun işveren tarafından işçiye
imzalatılmış, izin defteri veya muadili yazılı bir belge ile ispat edilmesi
gerektiği, işveren tarafından böyle bir belgenin ibraz edilmediği, bu nedenle
davacının yıllık izin alacağına hak kazandığı anlaşılmıştır. (Ankara BAM, 8.
HD., E. 2017/2733 K. 2018/1120 T. 3.5.2018)</p>
<p><b>25- Yurt Dışına Gönderilen Uzun Yol
Şoförünün Sefer Primi (Yol Harcırahı)</b></p>

<p>Davacının
uzun yol şoförü olarak çalıştığı, ücret ve sefer primi (yol harcırahı)
sistemine göre çalıştığı anlaşılmakla ,davacının yurt dışında uzun yol şoförü
olarak sefer başına ortalama ne kadar yol harcırahı alabileceği ilgili
kurumlardan araştırılarak sonuca ulaşılması gerekmektedir. (Ankara BAM, 7. HD.,
E. 2018/566 K. 2019/668 T. 12.3.2019)</p>
<p>Uluslararası
alanda çalışan tır şoförlerinin ücretleri genelde asgari ücret ve sefere bağlı
prim esasına göre belirlenmektedir. Bazı işveren uygulamalarında ise garanti
ücret olarak adlandırılan asgari ücret ödenmeyip, sadece sefere bağlı prim
ödemesi yapılmaktadır. Bu ihtimalde de tır şoförünün ücreti salt sefer
primlerinden oluşur. (Ankara BAM, 7. HD., E. 2018/566 K. 2019/668 T. 12.3.2019)</p>
<p>Sefer
primi, uygulamada harcırah olarak adlandırılmakta ve gidilen ülkeye göre
değişkenlik gösterebilmektedir. Sözü edilen sefer primi, yol geçiş ücretleri ve
diğer masraflar için verilen, Türkiye’ye dönüşte belge karşılığı kapatılan
avanstan farklı olup, tamamen işçiye ödenen ücret niteliğindedir. Yerleşik Y.
kararlarında da uluslararası alanda faaliyet gösteren tır şoförlerinin yasal
asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilmektedir. (Ankara BAM, 7. HD., E.
2018/566 K. 2019/668 T. 12.3.2019)</p>
<p><b>26- Yurt Dışı İşçilik Alacakları
Davasında İstinaf Aşaması</b></p>

<p>2021
yılı itibarıyla ilk derece kesinlik sınırı 5.880 TL’dir. </p>
<p>Tarafların
karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin
nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın
olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi
uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden
yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki
değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine
varıldığı takdirde, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilir.
(Ankara BAM, 8. HD., E. 2019/1864 K. 2019/2122 T. 2.10.2019)</p>
<p><b>27- Yurt Dışı İşçilik Alacakları
Davasında Temyiz Aşaması</b></p>

<p>Temyiz
sınırından fazla bir alacağın tamamının edilmiş olması halinde, hükümde asıl
istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı
yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.</p>
<p>Alacağın
bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı
dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.</p>

<p>Yargıtay
İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı
içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15.
maddesindeki düzenleme gereği HUMK.'un 427. maddesindeki kesinlik sınırının is
mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan
davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri
olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği
açıkça belirtilmiştir.</p>

<p>Türk
Hukuku uygulamasında olduğu gibi Alman Hukukunda; Alman Federal Mahkemesi ve
Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuki dinlenilme hakkının ihlali gibi önemli
konularda mahkemenin ağır hatalı karar vermesinde dahi kesinlik sınırının
gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır (Bkz. BVerfG, NJW 91. sh: 2622; BGH, MDR
96. sh: 195). (Y. 9. HD. 2008/17370 E. 2008/34643 K. 22.12.2008 T.) </p>

<p>2024 yılı itibarıyla istinaf kararlarına karşı temyiz sınırı 378.290,00 TL’dir.</p><p><a href="https://www.ahmetcan.av.tr/hakkimizda.asp?dil="><span>Av. Ahmet Can&nbsp;</span></a></p><p>Mail &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; : <a href="mailto:ahmetcan@ahmetcan.av.tr">ahmetcan@ahmetcan.av.tr</a></p><p>Whatsapp: <a href="http://goo.gl/AiEv8B">0 532 409 18 85&nbsp;</a></p><br><p>Yasal güncellemelerden haberdar olmak için <a href="https://forms.gle/tQVTqrBDGPWTS4Fw6">Abone Olun &nbsp; &nbsp; &nbsp; &#8667;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &#128257;</a></p><br><p>Diğer Yazılarımız Ve Kararlar:</p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/i%25C5%259Fe-iade-karar%25C4%25B1-sonras%25C4%25B1-i%25C5%259F-ko%25C5%259Fullar%25C4%25B1nda-aleyhe-de%25C4%259Fi%25C5%259Fiklik-ahmet-can-bcllf/">İşe İade Kararı Sonrası İş Koşullarında Aleyhe Değişiklik: Fiilî Başlatmama Hâli ve Hukuki Sonuçları</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/mesleki-yeterlilik-yoksa-sorumluluk-ka%C3%A7%C4%B1n%C4%B1lmazd%C4%B1r-ahmet-can-ontmf/?trackingId=N3%2ByUFCHTr%2B6CMjtBbR4mA%3D%3D">Mesleki Yeterlilik Yoksa, Sorumluluk Kaçınılmazdır</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/%C3%BCcret-kesme-cezas%C4%B1nda-s%C4%B1n%C4%B1rlar-ve-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm-%C3%B6nerileri-ahmet-can-opz0f/?trackingId=87I237uLQvawugQI7rNm7A%3D%3D">Ücret Kesme Cezasında Sınırlar ve Çözüm Önerileri</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/i%C5%9Ften-%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1lma-durumunda-haklar%C4%B1n%C4%B1z-neler-ahmet-can-pzolf/?trackingId=ogMnnFpRTbO8TvM3hKqlKw%3D%3D">İşten Çıkarılma Durumunda Haklarınız Neler?</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/i%C5%9F%C3%A7inin-prim-talep-hakk%C4%B1-s%C3%BCre-ve-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma-kriterleri-ahmet-can-zfauc/">İşçinin Prim Talep Hakkı: Süre ve Çalışma Kriterleri</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/i%C5%9F-hayat%C4%B1nda-ibraname-ger%C3%A7ekten-her-%C5%9Feyi-siler-mi-ahmet-can-ty8yf/">İş Hayatında İbraname Gerçekten Her Şeyi Siler mi?</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/fazla-mesai-hafta-tatili-ve-ubgt-%C3%BCcretleri-i%C5%9Fverenin-delil-ahmet-can-qswjf/">Fazla Mesai, Hafta Tatili ve UBGT Ücretleri: İşverenin Delil Sorumluluğu ve Tanık Beyanlarının Hukuki Önemi</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/i%C5%9F-hukuku-davalar%C4%B1nda-husumetli-tan%C4%B1k-beyanlar%C4%B1n%C4%B1n-ge%C3%A7erlili%C4%9Fi-can-wmjdf/">İş Hukuku Davalarında Husumetli Tanık Beyanlarının Geçerliliği</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/rekabet-kurulunun-bilim-ila%C3%A7-ve-drogsan-hakk%C4%B1nda-karar%C4%B1-ahmet-can-ye0pf/">Rekabet Kurulu’nun Bilim İlaç ve Drogsan İlaç Hakkında Kararı: İş Gücü Piyasasında Rekabete Aykırı Centilmenlik Anlaşmaları</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/ya%C5%9Fl%C4%B1l%C4%B1k-ayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-i%C3%A7in-i%C5%9Ften-ayr%C4%B1lma-%C5%9Fart%C4%B1n%C4%B1n-iptali-yarg%C4%B1tay-ahmet-can-sfbnf/">Yaşlılık Aylığı İçin İşten Ayrılma Şartının İptali: Yargıtay Kararları Işığında Yeni Dönem</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/emeklilik-hakk%C4%B1-ve-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1%C4%9F%C4%B1-i%C5%9Ften-ayr%C4%B1ld%C4%B1ktan-sonra-%C5%9Fart%C4%B1n%C4%B1n-can-uneqf/">Emeklilik Hakkı ve "Çalıştığı İşten Ayrıldıktan Sonra" Şartının İptali</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/ger%C3%A7ek-%C3%BCcretin-tespiti-ve-sigortal%C4%B1l%C4%B1k-hakk%C4%B1-%C3%BCzerine-yarg%C4%B1tay-can-zkhlf/">Gerçek Ücretin Tespiti ve Sigortalılık Hakkı Üzerine Yargıtay Kararı: İşçinin Hakları Nasıl Korunur?</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/karar-incelemesi-i%C5%9F%C3%A7i-i%C5%9Fverenin-i%C5%9F-sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ve-g%C3%BCvenli%C4%9Fi-ahmet-can-9l3qf/">İşçi, İşverenin İş Sağlığı Ve Güvenliği Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Durumunda İş Sözleşmesini Haklı Sebeple Feshedebilir mi?</a></p><p><a href="https://www.linkedin.com/pulse/yarg%C4%B1-kararlar%C4%B1nda-s%C3%BCrpriz-karar-yasa%C4%9F%C4%B1-ahmet-can-dewgf/">Yargı Kararlarında Sürpriz Karar Yasağı</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=261&amp;dil=#gsc.tab=0">Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Nedeni midir?</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=111&amp;dil=#gsc.tab=0">Fazla Mesai Alacağında Uygulanacak Faiz Türü</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=101&amp;dil=#gsc.tab=0">İşyerinde Mobbing</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=100&amp;dil=#gsc.tab=0">İşçinin Davranışlarından Kaynaklanan Fesih</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=124&amp;dil=#gsc.tab=0">Bilgi Ve Belge Sunmayan İşverene Dava Açmış Olan Şahitlerin İfadelerine İtibar Edilmelidir.</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=260&amp;dil=#gsc.tab=0">Yıllık izin ücreti</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=262&amp;dil=#gsc.tab=0">Ücretten indirim yapılamayacak haller</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=126&amp;dil=#gsc.tab=0">İşe İade Davalarında Altı Aylık Kıdem Koşulu Kesintili Çalışma Halinde Toplam Fiili Çalışma Süresi Dikkate Alınır</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=125&amp;dil=#gsc.tab=0">İş Kazalarında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=155&amp;dil=#gsc.tab=0">Tanıkla İspat Edilen Fazla Çalışma Karşısında Fazla Çalışmanın Olağan Yaşam Kurallarına Aykırı Olduğu Varsayımı Kullanılamaz</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=165&amp;dil=#gsc.tab=0">Günlük Çalışma Süresine Göre Ara Dinlenme Süresi Nasıl Belirlenir?</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=164&amp;dil=#gsc.tab=0">İkale Sözleşmesi Yıllık İzin ve Prim Hakkını Etkiler mi?</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=163&amp;dil=#gsc.tab=0">İmzalı Ücret Bordrolarında Fazla Çalışma Ücreti</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=263&amp;dil=#gsc.tab=0">Ücrette İndirim Yasağına Aykırılığın Hukuki Sonuçları</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=211&amp;dil=#gsc.tab=0">Bankalarda Çalışanlara Ödenen Jestiyon Primi: Çalışanlar ve Bankalar İçin Neden Önemli?</a></p><p><a href="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=261&amp;dil=#gsc.tab=0">Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Nedeni midir?</a></p><hr>
<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref1"><sup><sup>[1]</sup></sup></a> "yurt dışı müteahhitlik hizmetleri genel notu." <a href="https://ticaret.gov.tr/data/5b87d0f613b8761160fa159b/Rapor.docx">https://ticaret.gov.tr/data/5b87d0f613b8761160fa159b/Rapor.docx</a>. Erişim tarihi: 19 Eki. 2021.</p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref2"><sup><sup>[2]</sup></sup></a> TÜRK YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ (1972-2021/Mart)
Raporu&nbsp; "Türk Yurtdışı Müteahhitlik
Hizmetleri - Türkiye Müteahhitler Birliği."
<a href="https://www.tmb.org.tr/doc/file/ydmh_ocak2015_tr.pdf.">https://www.tmb.org.tr/doc/file/ydmh_ocak2015_tr.pdf.</a> Erişim tarihi: 19 Eki.
202</p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref3"><sup><sup>[3]</sup></sup></a> "yurt dışı müteahhitlik hizmetleri genel notu." <a href="https://ticaret.gov.tr/data/5b87d0f613b8761160fa159b/Rapor.docx">https://ticaret.gov.tr/data/5b87d0f613b8761160fa159b/Rapor.docx</a>. Erişim tarihi: 19 Eki. 2021.</p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref4"><sup><sup>[4]</sup></sup></a> "5718 sayılı milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku
hakkında kanun ...." 26 Oca. 1998, <a href="http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/ViewPDF-5718-sayili-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanunun-genel-hukumlerinde-yapilan-degisiklikler-uzerine-609">http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/ViewPDF-5718-sayili-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanunun-genel-hukumlerinde-yapilan-degisiklikler-uzerine-609</a>. Erişim tarihi: 18 Eki. 2021.</p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref5"><sup><sup>[5]</sup></sup></a> "yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine
uygulanacak hukuk." Erişim tarihi: Ekim 19, 2021. <a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/624780">https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/624780</a>.</p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref6"><sup><sup>[6]</sup></sup></a> Y. 22. DL 2016/9339 E., 2019/16564 K. 18.09.2019 T. </p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref7"><sup><sup>[7]</sup></sup></a>"Y. HG.2013/1626
E. , 2015/1187 K.." <a href="http://www.sinopbarosu.org.tr/Print.aspx?ID=69342&amp;Tip=Haber">http://www.sinopbarosu.org.tr/Print.aspx?ID=69342&amp;Tip=Haber</a>. Erişim tarihi: 18
Eki. 2021.</p>

<p></p>

<p>

</p><p><a href="file:///C:/Users/ALI/Downloads/T%C3%BCrk%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C4%B0stihdam%C4%B1nda%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7iye%20Yap%C4%B1lan%20%C3%96demeler.docx#_ftnref8"><sup><sup>[8]</sup></sup></a> "BORÇLAR HUKUKU." Erişim tarihi: Ekim 19, 2021. <a href="http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/kok/borclarhukukuu173.pdf">http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/kok/borclarhukukuu173.pdf</a>.</p>

<p></p>

<p></p><br><p></p>
<br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=32"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ahmetcan.av.tr/blog-detay.asp?id=32"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=30">İş Hukuku</a>
							 <a href="blog.asp?tur=24">Yurt Dışı İşçi Alacağı</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>	 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
						<div class="col-md-4">
                            <iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d3058.932544598385!2d32.81563013548025!3d39.94289850359378!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x14d34ece33f2597d%3A0x8ccf88ba7b27f21c!2sPak%20Law%20Firm%20%26%20Consultancy!5e0!3m2!1str!2str!4v1735930534351!5m2!1str!2str" width="100%" height="450" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
                        </div>
                        <div class="col-md-4">
                            <div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="fas fa-map-marker-alt"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Adres</h3>
                                <p><strong></strong>Gazi Mah. Erturan Sok. No:5 Yenimahalle, Ankara
                                <hr></p>
								
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+905324091885">+905324091885</a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:ahmetcan@ahmetcan.av.tr">ahmetcan@ahmetcan.av.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br></p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=&id=262">Çerez politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=&id=273">Gizlilik Politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-facebook"><a target="_blank" href="https://www.facebook.com/AvukatAhmetCan"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a></li><li class="social-twitter"><a target="_blank" href="https://twitter.com/ahmetcan_av"><i class="fab fa-twitter"></i></a></li><li class="social-linkedin"><a target="_blank" href="https://www.linkedin.com/in/avukatahmetcan/"><i class="fab fa-linkedin"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/9khoJuUnC292h1n59g_st=com.google.maps.preview.copy"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/+905324091885"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2023 ahmetcan.av.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>