Güncel Tarife Üzerinden Sigorta Bedelinin Ödenmesi




T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)


SAYI :2023/13795-S.23.21799

BAŞVURU NO :2023/6282

KARAR TARİHİ :27/10/2023


TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN

BAŞVURUYA KONU İDARE : DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU BAŞKANLIĞI SİGORTACILIK VE ÖZEL EMEKLİLİK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU :Güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ :03/05/2023


  1. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuru sahipleri, yaşanan deprem felaketi nedeniyle hasarlı evlerine ait deprem hasarı sigorta tazminatının 2022 yılı için geçerli m2 birim fiyatları üzerinden (1.508,00 TL) hesaplandığını belirterek söz konusu tazminatın 2023 yılı birim fiyatları üzerinden (3.016,00 TL) hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI


2) Kurumumuzun 09/05/2023 tarih ve yazılarına istinaden Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı’nın 22/06/2023 tarih ve sayılı yazılarında;

2.1) Sigortalıya deprem tarihini kapsayan ZDS poliçesi kapsamında hasar ödemesi yapılmıştır. DASK tarafından herhangi bir ilave prim alınmaksızın (zeyilname yapılmaksızın) güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesi, Zorunlu Deprem Sigortasının amacı ve işleviyle uyuşmamakta olduğu, Kurumca başvuruya konu meskene ilişkin hasar boyutuna uygun şekilde hasar bedeli ödenmiş olduğundan Kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığı,

2.2) ZDS poliçesi tanzim edileceği sırada yürürlükte olan Tarife bedelleri üzerinden hesaplama yapılmakta ve poliçe bu bedel üzerinden tanzim edildiği, ancak poliçenin yürürlükte kaldığı süre boyunca bu tabloda bir değişiklik yapılması halinde, prim farkının sigorta ettiren/sigortalı tarafından ödenmesi ile birlikte sigorta bedeli artırılabilmekte ve poliçeye yeni bedel yazılmakta olduğu,

2.3) Tarife ve Talimat Tebliğinde ilan edilen metrekare bedelinin “piyasa rayiç bedeli” olmadığı, bir meskenin bina değerinin ZDS ile belirlenen sigorta bedeli tutarının üzerinde olması halinde, bu tutarın üzerindeki kısım için ihtiyari deprem sigortası yaptırılabileceği de Genel Şartlarda düzenlendiği, yalnızca bu husus bile rayiçlere göre tazminat hesabı yapılacağının ancak bunun da bir haddi olduğunu, bu haddin de sigorta bedeli olarak kabul edildiğini ispatlar nitelikte olduğunu, Kurumun tarafı olduğu gerek tahkim gerek mahkeme dosyalarının neredeyse tamamında poliçe teminat miktarının DASK’ın sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiği hususuna yer verilmekte olup zeyilname olmaksızın yenilenen tarife ve teminatlardan faydalanılması hususuna ilişkin kuruluş tarihinden bugüne dek herhangi bir talep ve karar bulunmadığı,

2.4) Sigorta hukukunda değişen şartlara uyum sağlanabilmesi adına kural olarak, zeyilname yapılmasının gerektiği, zeyilname yapılmasını gerektirmeyen durumlar ise istisnai nitelik arz etmekte olup mevzuat kapsamında hüküm altına alınması gerektiği, konuya ZDS poliçeleri açısından bakıldığında, istisnai olarak varsa zeyilname yapılması gerekmeyen poliçeler ilgili dönem mevzuatında her zaman açıkça yazıldığı,

2.5) Kural olarak teminat artışı yaptırabilmek için prim farkı ödenmesi gerektiğinden mevzuatta herhangi bir prim farkı ödenmeksizin teminat artışından yararlanabilecek ZDS poliçelerinin hangileri olduğu açıkça belirtilmiş olup istisnalara ayrıca yer verildiği, “İstisnalar dar yorumlanır.” ilkesi gereğince, zeyilname yapılması gerekmeyen hâllerin mevzuat kapsamında açıkça belirtilmesi gerekmekte olup genele uygulanacak bir yorum getirilemeyeceğinin açık olduğu, özel kanun olan Afet Sigortaları Kanunu’nda sigorta bedeli tespitinde tarife ve talimatların esas alınacağı açıkça belirtilmiş olup ilgili tarife ve talimatlar Genel Şart değişikliği ile değil; her yıl Resmi Gazete’de yayımlanan tarife ve talimatlar ile yapılmakta olduğu, Güncellenen tarife ve talimatlar Resmi Gazete’de yayınlanmış olduğundan DASK tarafından ayrıca zeyilname yapılması ve ek prim ödenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir bildirim ve tebliğe gerek bulunmadığı, zeyil yapılmaksızın ve prim artırılmaksızın tüm sigortalıların artırılmış teminatlardan faydalanması Zorunlu Deprem Sigortası sistemi ile örtüşmemekte, sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, sigortalının talebi çerçevesinde yapılan incelemede hasar ödemesi yapılan dosyaya esas Zorunlu Deprem Sigortası poliçesinin başlangıç tarihinin 25.11.2022 tarihi öncesi olduğu görülmekte olup poliçe başlangıç tarihi itibari ile yürürlükte olan tarifede Diğer Yapı Tarzı Nitelikli Binaların m² fiyatının 1.040,00 TL olması sebebi ile talebi olumlu değerlendirilemediği,

3) Kurumumuzun 09/05/2023 tarih ve yazılarına istinaden Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı’nın 31/05/2023 tarih ve 


3.1) Sigortacılık teamülleri gereğince yeniden yapım maliyetinin hesaplanmasında arsa değeri dikkate alınmadığı, diğer taraftan 25/11/2022 tarih ve 32024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren Tarife kapsamında yeniden yapım maliyetleri dikkate alınarak azami sigorta bedelleri ile ödenmesi gereken prim tutarlarının yeniden belirlendiği, 25/11/2022-05/02/2023 tarihlerinde poliçeye ek belge (zeyil) düzenleterek ek prim ödenmesi kaydıyla sigorta bedelinin arttırmış olduğunun belgelenmesi durumunda başvurunun yeniden değerlendirilebileceği,

Açıklamaları yapılmıştır.


4) Konu hakkında Başkent Üniversitesi Rektörlüğünden alınan 22/05/2023 tarihli ve E.233437 sayılı görüş yazısında; zorunlu deprem sigortasına ilişkin yasal mevzuat incelendiğinde, mevzuatın hiçbir bölümünde inşaat maliyet bedelleri uyarınca poliçede zeyilname yapılması gerektiğini belirtir bir hükmün yer almadığı, buna göre zorunlu bir sigorta türü olan DASK poliçesinde de ilgili kurumun bu hususta artan inşaat maliyet bedellerine göre, tüketicilerin zeyilname yaptırarak poliçelerindeki sigorta bedellerinin artırılması hususunda tüketicilere uyarıda bulunması gerektiği,

5) Yine konuyla ilgili Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğinin 31/05/2023 tarihli ve 2023-1999 sayılı görüş yazısında, bilindiği üzere, 25.11.2022 tarih ve 32024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ ile sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri güncellenmiş olup bu kapsamda Doğal Afet Sigortaları Kurumunca (DASK) Zorunlu Deprem Sigortası poliçeleri için zeyilname yaptırılmasına ilişkin gerekli bilgilendirme sigorta ettirenlere iletildiği, sigorta poliçeleri bir prim karşılığında teminat sunan sözleşmeler olup prim alınmadan güvence sağlanması mümkün olmayacağı, bu doğrultuda, DASK tarafından yapılan bilgilendirmeye istinaden sigorta ettiren tarafından ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunularak zeyilname düzenletilmesi gerektiği; anılan başvuruda ise zeyilname yapılmadığı anlaşıldığından güncel teminat tutarlarının geçerli olamayacağı,

6) Başvuruyla ilgili Türkiye Sigorta Eksperleri Derneğinin 30/05/2023 tarih ve 2023/82 sayılı görüş yazısında, DASK ZDS Genel Şartlarının a4 maddesine göre poliçenin tanzim edildiği tarihte yayımlanmış olunan tarife üzerinden poliçelerin tanzim edildiği, sigorta poliçelerinin tanzimi sonrasında mezkur maddede tanınan yetki ile yapılan tarife ve teminat değişikliklerinde, Genel Sigortacılık mevzuatlarına göre zeyilname yapılarak bedelin güncellenmesi gerektiği, poliçe sahibinin güncel teminat bedellerine göre tazminat rakamlarından faydalanması mümkün olmayıp, zararın gerçekleştiği tarihte mevcut olan poliçe şartlarına göre belirlenen tazminatın ödenmesi gerektiği, zararın meydana geldiği tarihteki güncel zarara ilişkin güncel tazminat tutarları zeyilname yapılmamışsa dikkate alınamadığı,

Görüşlerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT


7) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,



7.1) “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,

7.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

8) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

9) 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Tanım başlıklı 1401’inci maddesinde; “(1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.”,

9.1) “Tebliğler ve bildirimler” başlıklı 1416 ncı maddesinde; “ (1) Sigorta ettiren tarafından yapılacak tebliğler ve bildirimler sigortacıya veya sözleşmeyi yapan ya da yapılmasına aracılık eden acenteye; sigortacı tarafından yapılan tebliğler ve bildirimler ise, sigorta ettirenin veya gerektiğinde sigortalının ya da lehtarın sigortacıya bildirilmiş son adreslerine yapılır.”,

9.2) “Aydınlatma yükümlülüğü” başlıklı 1423 üncü maddesinde; “(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.”,

9.3) “İçerik” başlıklı 1425 inci maddesinde; “ (3) Kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, genel şartlarda sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın lehine olan bir değişiklik hemen ve doğrudan uygulanır. Ancak, bu değişiklik ek prim alınmasını gerektiriyorsa, sigortacı değişiklikten itibaren sekiz gün içinde prim farkı isteyebilir.” ,

10) 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”,

10.1) “Doğal Afet Sigortaları Kurumu” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanuna göre sunulacak sigorta ve reasürans teminatları, Bakanlık nezdinde kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilir….”,

10.2) “Zorunlu Deprem Sigortası Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir. (…)”,

10.3) “Tarife ve talimatlar ile uygulama esasları ve genel şartlar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “ (1) Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı her yıl Bakan tarafından belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurlar değerlendirilir.”,

11) 31/12/2016 tarihli ve 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (3. Mükerrer) Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimat Tebliğinin:

11.1) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için aşağıda belirtilen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli 3’üncü maddede belirtilen azami teminat tutarından çok olamaz. Aşağıda belirtilen sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri, her yıl, Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetvel dikkate alınarak belirlenir.”,

11.2) 3 üncü maddesinde (25/11/2022 tarih ve 32024 Sayılı Resmi Gazete);Aynı Tebliğin 4 üncü maddesinde yer alan tablo aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.”,

A-Betonarme Sigorta Bedeli Hesabına Esas Metrekare Bedeli 3.016,00 TL, diğer yapılar için Sigorta Bedeli Hesabına Esas Metrekare Bedeli 2.080,00 TL olarak belirlenmiştir.”,

11.3) Geçici 1 inci maddesinde; Bu maddeyi ihdas eden Tebliğin yayımı tarihi öncesinde akdedilen ve teminat başlangıç tarihi 1/1/2020 ve sonrası olan sigorta sözleşmeleri, herhangi bir ek prim alınmaksızın bu Tebliğ kapsamındaki teminatlara tabidir.”,

11.4) Geçici 3 üncü maddesinde; “Bu maddeyi ihdas eden Tebliğin yayımı tarihinden önce akdedilen ve teminat başlangıç tarihi 1/1/2021 ve sonrası olan sigorta sözleşmeleri, prime ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın bu Tebliğ kapsamındaki teminatlara tabidir.”


11.5) Geçici 4 üncü maddesinde; “Bu maddeyi ihdas eden Tebliğin yayımı tarihinden önce akdedilen ve teminat başlangıç tarihi 1/1/2022 ve sonrası olan sigorta sözleşmeleri, prime ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın bu Tebliğ kapsamındaki teminatlara tabidir.”

12) 13/05/2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının:

12.1) A.1-“Sigortanın Kapsamı” başlıklı maddesinde;


“6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.


Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.”

12.2) A.4- “Sigorta Bedelinin Tespiti” başlıklı maddesinde; “Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamaz.”

12.3) B.3- “Tazminatın Hesabı” başlıklı maddesinde; “3.1- Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.


IV. KAMU DENETÇİSİ ..............’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ


13) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususunda hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

  1. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden


14) Başvuranlar özetle, yaşanan deprem felaketi sebebiyle hasar gören evleri için hasar dosyası oluşturulduğunu, 2023 yılında mevcut deprem poliçesini yenilemelerine rağmen deprem hasarı sigorta tazminatının 2022 yılı için geçerli m2 birim fiyatları üzerinden hesaplandığını belirterek söz konusu tazminatın 2023 yılı birim fiyatları üzerinden hesaplanarak ödenmesini talep etmektedirler.

15) Başvuru sahiplerinin depremde ağır hasar alan evine ait zorunlu deprem sigorta poliçesini prim farkı ödeyerek 2023 yılı içinde yenilediğini, sigorta hasar ödemesinin eksik yapıldığını, güncel tarife üzerinden hesaplanarak ödenmesi talebinin, hasar ödemesi yapılan dosyaya esas zorunlu deprem sigortası poliçesinin başlangıç tarihinin 25.11.2022 tarihi öncesi olduğu görülmekte olup poliçe başlangıç tarihi itibari ile yürürlükte olan tarifede Diğer Yapı Tarzı Nitelikli Binaların m² fiyatının 1.040,00 TL olması sebebi ile İdare tarafından olumlu değerlendirilemediği, ZDS poliçesi tanzim edileceği sırada yürürlükte olan tarife bedelleri üzerinden hesaplama yapılmakta ve poliçe bu bedel üzerinden tanzim edildiği, poliçe teminat miktarının DASK’ın sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiği hususuna yer verilmekte olup zeyilname olmaksızın yenilenen tarife ve teminatlardan faydalanılmasının mümkün olmadığı, güncellenen tarife ve talimatlar Resmi Gazete’de yayınlanmış olduğundan DASK tarafından ayrıca zeyilname yapılması ve ek prim ödenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir bildirim ve tebliğe gerek bulunmadığı, zeyil yapılmaksızın ve prim artırılmaksızın tüm sigortalıların artırılmış teminatlardan faydalanmasının Zorunlu Deprem Sigortası sistemi ile örtüşmediği, sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı gerekçelerine yer verilmiştir.

16) Yine başvuruya konu hususla ilgili sigortacılık alanında mevzuat hazırlama, uygulama, inceleme, denetleme ve katılımcıların korunmasına yönelik tedbirler alınmasından sorumlu idare olan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığınca 25/11/2022 tarihli ve 32024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren Tarife kapsamında yeniden yapım maliyetleri dikkate alınarak azami sigorta bedelleri ile ödenmesi gereken prim tutarlarının yeniden belirlendiği, 25/11/2022- 05/02/2023 tarihlerinde poliçeye ek belge (zeyil) düzenleterek ek prim ödenmesi kaydıyla sigorta bedelinin arttırmış olduğunun belgelenmesi durumunda başvurunun yeniden değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

17) Bilindiği üzere Ülkemiz, 06/02/2023 günü merkezi Kahramanmaraş ve Hatay olan ve onlarca ilimizi etkileyen depremin yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Depremlerin yaşandığı bölgelerde yerleşim, sanayi, ulaşım ve altyapı alanlarını ciddi bir şekilde tahrip edilmiş olup depremin yarattığı sosyo – ekonomik felâket devleti bir takım önlemler almaya zorlamıştır. Bu kapsamda, depremin felaket sonuçlarının asgariye indirilebilmesi amacıyla deprem sigortasının zorunlu hale getirilmiş (ZDS) ve taşınmaz sahiplerinin deprem sonucu gördükleri zararların tazmin edilmesinin önü açılmıştır. Zorunlu deprem sigortası sosyal devlet niteliğinin gereklerini yerine getirmeyi sağlayan taşınmaz mal zararlarına karşılık olarak öngörülmüştür. Zorunlu deprem sigortası sayesinde mali yük sadece devlete yüklenmeyecek, böylece yük rizikoya maruz kalabilecekler arasında paylaştırılacaktır. DASK, Zorunlu Deprem Sigortası ile depremin ve deprem sonucu meydana gelen maddi zararları, poliçede belirtilmiş limitler dâhilinde nakit olarak karşılamakta olup her yıl inşaat maliyetlerindeki artışa göre belirlediği azami bir tutarda teminat sağlamaktadır.

18) Konuyla ilgili mevzuat hükümleri irdelendiğinde, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununda, sigorta sözleşmesinin sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir para ödemeyi yükümlendiği sözleşme olduğu, sigortacının aydınlatma yükümlüğü kapsamında sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği; 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununda, Doğal Afet Sigortaları Kurumunun (DASK) 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kapsamında faaliyetlerine devam eden, zorunlu deprem sigortası yapmak üzere kurulmuş olan kamu tüzel kişiliğini haiz kâr etme amacı olmayan, deprem ve diğer doğal afetlerin Devlete getirdiği mali yükü önemli ölçüde azaltacak olan ve esas gelirlerini sigorta primleri ile bunlardan elde edilen mali gelirlerin oluşturduğu bir kurum olduğu, zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarın her yıl Bakan tarafından belirleneceği ve Resmî Gazetede yayımlanacağı, sigorta primlerinin tespitinde; binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri, deprem riski ve benzeri unsurların değerlendirileceği; Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde, zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli 3’üncü maddede belirtilen azami teminat tutarından çok olamayacağı, 25/11/2022 tarihinden itibaren Betonarme Sigorta Bedeli Hesabına Esas Metrekare Bedelinin 3.016,00 TL, diğer yapılar için Sigorta Bedeli Hesabına Esas Metrekare Bedeli 2.080,00 TL olarak belirlendiği, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları içerisinde, DASK sigortası depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alındığı, Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınacağı, Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamayacağı, sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınacağı, ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamayacağı düzenlemesi yapılmıştır.

19) Diğer yandan Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından Doğal Afet Sigortaları Kurumunca Zorunlu Deprem Sigortası poliçeleri için zeyilname yaptırılmasına ilişkin gerekli bilgilendirmenin sigorta ettirenlere iletildiği, sigorta poliçeleri bir prim karşılığında teminat sunan sözleşmeler olup prim alınmadan güvence sağlanması mümkün olmayacağı, DASK tarafından yapılan bilgilendirmeye istinaden sigorta ettiren tarafından ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunularak zeyilname düzenletilmesi gerektiğinden ve zeyilname yapılmadığı anlaşıldığından güncel teminat tutarlarının geçerli olamayacağı, benzer şekilde Türkiye Sigorta Eksperleri Derneği tarafından da poliçenin tanzim edildiği tarihte yayımlanmış olunan tarife üzerinden poliçelerin tanzim edildiği, sigorta poliçelerinin tanzimi sonrasında yapılan tarife ve teminat değişikliklerinde, Genel Sigortacılık mevzuatlarına göre zeyilname yapılarak bedelin güncellenmesi gerektiği, poliçe sahibinin güncel teminat bedellerine göre tazminat rakamlarından faydalanması mümkün olmayıp, zararın gerçekleştiği tarihte mevcut olan poliçe şartlarına göre belirlenen tazminatın ödenmesi gerektiği, zararın meydana geldiği tarihteki güncel zarara ilişkin güncel tazminat tutarlarının zeyilname yapılmamışsa dikkate alınamayacağı görüşü verilmiştir.

20) Zorunlu deprem sigortasıyla depremin sosyo-ekonomik sonuçlarının asgariye indirilmesi amaçlanmış olup depremin yıkıcı etkilerine karşı ekonomik bir tedbir olarak görülmektedir. Deprem sigortası ile taşınmaz sahiplerinin deprem sonucu gördükleri maddi zararlar tazmin edilmektedir. Böylelikle sosyal devlet ilkesi gereği depremzedelere depremin yol açtığı sosyo-ekonomik zararların en kısa sürede ortadan kaldırılmasında zorunlu deprem sigortası bir tedbir olarak görülmektedir. Zorunlu Deprem Sigortası uygulaması ile konut sahiplerine konutları ile ilgili devletin bütçe imkânları ile ilişkili olmayan ve maddi kayıpları derhal telafi edilen somut bir güvence temin edilmektedir.

21) Zorunlu deprem sigorta poliçelerinde yer alan azami teminat tutarlarına esas olan her yıl Resmi Gazetede yayınlanan tarife ve talimatlar ile yapılmaktadır. Söz konusu tarife ve talimatlar her yıl Resmi Gazete’de yayımlandığından dolayı DASK tarafından ayrıca herhangi bir bildirim ve tebliğe gerek bulunmamaktadır. Tarife değişikliğin faydalanmak için poliçenin yaptırıldığı sigorta şirketi ya da acenteye başvurularak poliçede zeyil işleminin gerçekleştirilmesi ve poliçe teminatının güncel seviyeye yükseltilmesi, zeyil yapılmaması halinde bir önceki tarifeye göre ödeme yapılabileceği DASK tarafından internet sitesinde duyurulmaktadır.

22) Öte yandan zorunlu deprem Sigortasında amaç deprem ve depreme bağlı hasarların devletin üzerinde oluşturacağı yükü hafifletmek ve zarar görenlerin zararlarını belirli oranda önceden düşük primler ödemek suretiyle gidermeye yönelik teminat sağlamak olup bu kapsamda sigortasının azami teminat tutarları her yıl Bakanlık tarafından Resmî Gazete’de yayınlanmakta ve sağlanan teminat tarife ile sınırlı tutulduğu, ancak ZDS genel şartları içerisinde sigorta bedelinin "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamayacağı, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınacağı, sigorta tazminatının hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamayacağı açıkça belirtilmiştir. Oysa ki, sigorta mevzuatında poliçe geçerlilik süresi içinde tarife güncellemesi olduğu takdirde sigortalının yeni tarifeden faydalanabilmesi için zeyilname yapması gerektiğinin belirtildiği, ancak zorunlu deprem sigortası mevzuatında yeni tarifeden faydalanılamayacağına ilişkin zeyilname zorunluğunun yer almadığı, bu durumun sigortalı aleyhine yorumlanamayacağı, bu durumun sigortacılık temel ilkeleri arasında sayılacak “azami iyi niyet ilkesi” ile bağdaşmadığı, zira sigortacının sigorta konusu olan varlıkla ilgili detaylı bilgiye sahip olması gerektiği, sigortanın tam anlamıyla varlıkla ilgili gerçek durumları bilmesi ve bunları tespit etmesi her zaman mümkün olmamakla birlikte, bu bilgileri doğru, açık ve net bir şekilde sigorta primine ve risk durumlarına etki edebilecek mevcut durumların sigortacıya sigortalı tarafından verilmesinin zorunlu olduğu açıktır.

23) Bununla ilgili olarak Başkent Üniversitesince de zorunlu deprem sigortasına ilişkin yasal mevzuat incelendiğinde, mevzuatın hiçbir bölümünde inşaat maliyet bedelleri uyarınca poliçede zeyilname yapılması gerektiğini belirtir bir hükmün yer almadığı, buna göre zorunlu bir sigorta türü olan DASK poliçesinde de ilgili kurumun bu hususta artan inşaat maliyet bedellerine göre, tüketicilerin zeyilname yaptırarak poliçelerindeki sigorta bedellerinin artırılması hususunda tüketicilere uyarıda bulunması gerektiği görüşüne yer verilmiştir. Yani, ZDS mevzuatında, ZDS poliçeleri üzerinde ve DASK’ın tarife değişikliğine ilişkin basın duyurularında, sigorta ettirenlere zeyilname yaptırması/ek prim ödenmesi yükümlülüğü de yüklenmemiş olup Türk Ticaret Kanunu sigortalı lehine yorumlama ilkesi gereği zeyilname düzenlenmeksizin ve ek pirim alınmaksızın değişen tarifeye göre ödeme yapılması gerektiği, bu şekilde uygulamanın hem iyi niyet hem de hakkaniyet gereği olduğu açıktır. Herhangi bir düzenleme yapılmadan tarife değişikliğinden önce poliçe yaptıran sigortalılara zeyilname yapılmadığı ve ek prim ödenmediği gerekçesiyle yeni tarife üzerinden yararlandırılmamasının depremzedelerin mağduriyetine yol açmaktadır.

24) Bununla ilgili sigorta hukukuna ilişkin mevzuatta sigorta şirketinin sigorta süresi içerisinde önemli bir gelişme olduğu takdirde bu gelişmeyi sigortalıya bildirme yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu yükümlülük sadece yeni tarifenin yayınlanmasının bildirilmesiyle değil muhtemel hak kayıplarını, poliçe yenilemenin gerekliliğinin sebeplerinin açık ve sigortalının anlayacağı şekilde bildirilmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmaktadır. Nitekim başvuruya konu hususun da sigortalının açık bir bilgilendirme yapılmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

25) Başvuru konusuyla benzer bir başvuruyla ilgili Sigorta Tahkim Komisyonun İtiraz Hakem Heyeti Kararında, (05/04/2023 – 2023.E.142020; 05/06/2023 – K-2023/169710); (09/06/2023 - 2023.i.23947, 18/06/2023 -23/08/2023 - 2023/İHK-30829):

25.1) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın başvuranın konutunda poliçe teminatı kapsamı içinde olduğu yapılan ödemeyle sabit olan hasarın poliçede yer alan ve sonrasında yayınlanan teminatlar açısından başvuranın talep edebileceği hasar miktarının ne olduğu ile 25/11/2022 tarihli güncel tarifenin olayda uygulanıp uygulanmayacağı olduğu,

25.2) ZDS Genel Şartları A.4-“Sigorta Bedelinin Tespiti” başlıklı maddesi ile sigorta bedelinin tanımı yapılmış ve sigorta bedelinin nasıl tespit edilmesi gerektiği hüküm altına alındığı, buna göre Uyuşmazlık Hakemi tarafından sigorta bedelinin, ZDS poliçesi üzerinde yazan miktar olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığı, poliçe üzerinde yazan sigorta bedelinin, poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan tarifede belirlenmiş olan miktarı göstermekle bilgilendirme amaçlı yazıldığı; tarife değişikliği sonrası meydana gelen riziko sonucu sigorta bedelinin tespitinde ZDS Genel Şartlar A.4 maddesinin dikkate alınacağı; sigorta bedelinin aslında bakanlık tarafından yayınlanan tarife ile (riziko tarihinde geçerli olan) belirlenen azami tutar olduğu değerlendirmesine yer verildiği, DASK’ın sorumluluğunun tek sınırı olarak güncel tarifede yer alan teminat limiti olduğu, bu miktarın da riziko tarihi itibari ile azami 640.000,00 TL olduğu tespitinde bulunulduğu,

25.3) Uyuşmazlık Hakemi tarafından yapılan değerlendirme ve yorumda, 25/11/2022 tarihli Tebliğin birinci maddesinin incelendiği ve 31/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğde değişiklik öngördüğünün anlaşıldığı, 31/12/2016 tarihli 12 nci maddeden oluşan asıl Tebliğ metni incelendiğinde ise, yine ek prim alınmasına dair bir maddeye rastlanılmadığı, bu durumda ek prim alınmasına ilişkin bir düzenlemeye ne asıl tebliğde, ne de değişiklik yapan tebliğde yer verilmediğinden ek prim alınmadan teminatların yükseltilemeyeceğini ifade etmenin hukukun temel ilkeleri ile çelişeceği, zira sigortalıdan prim alınmasını gerektiren bir durum olsaydı bunun açıkça söz konusu Tebliğlerde düzenlenmesi gerekeceği sonucuna varıldığı, yine DASK tarafından 25/11/2022 tarihinde yayınlanan tarife değişikliğine ilişkin aynı gün Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğine göndermiş olduğu bildirim yazısında da ek prim alınması gerektiğine ilişkin herhangi bir bilgilendirme bulunmadığı, TTK’nin 1423 üncü maddesi kapsamında Kurumun sigortalıyı aydınlatma yükümlülüğü olduğu, ilgili maddeler birlikte değerlendirildiğinde ise poliçe süresince sigortalıya sorumluluk yükleyen değişikliklerin sigortalıya yazılı olarak bildirilmesi gerektiğine hükmedildiği, Resmi Gazetede yayımlanmanın bilgilendirme olarak kabulünün ise yapılan işlemin düzenleyici işlemin yasal olarak yürürlüğünü belirlemeye yönelik olması ve Resmi Gazetenin poliçe sahiplerine ulaşması ile bilgi sahibi olmalarını temine yeterli olamayacağı karşısında, mümkün görülmediği, İfade edilmiştir.

26) Dolayısıyla DASK tarafından her ne kadar tarife değişikliğinin yönetmelik hükümleri gereğince Resmi Gazetede yayımlandığı ve bu sebeple bildirimin yapılmış sayılacağı belirtilmişse de bu yapılan değerlendirmelerle birlikte poliçenin yürürlüğü ve tarife uygulaması anlamında hüküm ifade etmeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca 25/11/2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tarife değişikliğine ilişkin bildirimde dahi, sigortalıların yeni tarifeden yararlanabilmesi için zeyilname düzenletmesi ve ek prim ödemesi gerektiğine ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığına da yer verildiğinden, meydana gelen hasarın 25/11/2022 tarihli tarifede belirtilen metrekare bedelleri esas alınarak hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

27) Yaşanılan deprem felaketiyle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan “Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” Genel Gerekçesinde; “Depremler, en önemli tabii afetlerden olup can ve mal kaybına sebep olmasının yanında toplum ve dolayısıyla sosyal ve ekonomik hayat üzerinde önemli derecede olumsuz etkiler bırakmakta ve hayatı bütün yönleriyle kesintiye uğratabilmektedir. 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki iki büyük deprem, bu il ile birlikte etrafındaki dokuz ili de olumsuz etkilemiş, çok ciddi can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Bu depremlerden etkilenen illerde, 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilmiştir.”

28) Yine diğer bir Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Genel Gerekçede, “06/02/2023 tarihinde meydana gelen merkez üssü Kahramanmaraş ili olan depremler sonrası genel hayatı olumsuz etkileyen şartların ortadan kaldırılması ve afetzedelerin ihtiyaçlarının karşılanmasını teminen. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Kurul) tarafından çeşitli kararlar alınmıştır. Söz konusu deprem felaketinin etkilerinin hafifletilmesi için ülkemizin tüm kurum ve kuruluşlarının mümkün olduğunca seferber olması önem arz etmekte olup, bu kapsamda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren bankaların ve konsolide denetime tâbi kuruluşların da söz konusu yardım seferberliğine iştirak etmesinin desteklenmesinde fayda mülahaza edilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

29) Sonuç olarak yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, ilgili İdarelerin açıklamaları, görüşleri, anılan mevzuat hükümleri, bahsi geçen Hakem Kararı ile dosya içindeki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 06.02.2023 tarihinde merkez üssü Kahramanmaraş ve Hatay olan iki büyük deprem meydana geldiği, söz konusu depremler toplamda 11 ilde büyük yıkımlara yol açtığı, bu depremlerin şiddet ve kapsadığı alan açısından bakıldığında yakın tarihte eşi benzeri olmayan felaketler olduğu, yaşanan depremler sonucunda 48 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, yarım milyondan fazla binanın hasar gördüğü, iletişim ve enerji alt yapısı zarar görmüş ve önemli maddi kayıplar oluştuğu, söz konusu zararın hızlı bir şekilde karşılanması Cumhurbaşkanlığınca da Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin yayımlanarak yürürlüğe girdiği, söz konusu Kararnameler gereğince deprem felaketinin etkilerinin hafifletilmesi için ülkemizin tüm kurum ve kuruluşlarının mümkün olduğunca seferber olmasının önem arz ettiği açıktır.



30) Bu kapsamda zorunlu deprem sigortasının yapı sahiplerinin deprem sonucu uğradıkları zararları tazminine gidermeyi amaçladığı, ZDS; sigorta ettirenin tüm (gerçek) zararının karşılanması anlayışıyla oluşturulmadığı, deprem sigortasının amacının deprem ve depreme bağlı hasarların devletin üzerinde oluşturacağı yükü hafifletmek ve zarar görenlerin zararlarını belirli oranda önceden düşük primler ödemek suretiyle gidermeye yönelik teminat sağlamak olduğu, buna göre zorunlu deprem sigortasının azami teminat tutarları her yıl Bakanlık tarafından Resmî Gazete’de yayınlanan teminat tarife ile sınırlı tutulduğu, sigorta tazminatının hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamayacağı, poliçe sahibinin güncel teminat bedellerine göre tazminat rakamlarından faydalanmasının mümkün olmadığı, zararın gerçekleştiği tarihte mevcut olan poliçe şartlarına göre belirlenen tazminatın ödenmesi gerektiği, zararın meydana geldiği tarihteki güncel zarara ilişkin güncel tazminat tutarları zeyilname yapılmadan dikkate alınamayacağı hususlarının başta sigortacılık ilkeleri, sosyal devlet ilkeleri, iyi niyet ve hakkaniyetle bağdaşmadığı, sigorta poliçesinde yapılan esaslı tarife değişikliklerinin sigorta sahiplerinin açık bilgisine sunulmadan eski tarife rakamları üzerinden yararlandırılmasının depremzedelerin daha da fazla mağduriyete yol açtığı, hakkaniyete açıkça aykırı olduğu, ayrıca depremden yaklaşık 3 ay önce değiştirilen eski tarife rakamlarının DASK sağladığı teminatların ülkemizde birçok yerinde ve konut tipine göre gerçek sigorta değerinin çok altında olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmaktadır.

31) Deprem sigortası ilişkin ilgili mevzuat kapsamında ek sözleşme (zeyilname) yaptırılmasına ilişkin hiçbir bir hüküm bulunmaması, bu kadar önemli hususta poliçe tanzimi esnasında aydınlatma yazılı bildirimlerinde bulunulmaması, 25/11/2022 tarihinde ilan edilen yeniden yapım maliyeti nedeniyle sigorta bedellerinin güncellemesi gerektiğine ilişkin yazılı bildirimler yapılmamış olması nedeniyle zeyilname aramaksızın bütün poliçeler için güncel yeniden yapım bedeline göre ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme


32) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranlarla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmaktadır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT


33) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup görevli ve yetkili yargı mercilerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Sosyal adaletin sağlanması adına sigortacılık ilkeleri açısından Zorunlu Deprem Sigorta Poliçelerinde güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesi, teminat başlangıç tarihi 01/01/2022 ve sonrası olan sigorta sözleşmelerinin prime ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın 25/11/2022 tarihli düzenleme kapsamındaki teminat tutarlarına tabi olunması ve bu şekilde depremden etkilenen kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili mevzuatta düzenleme yapılması hususlarında DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU BAŞKANLIĞI ile SİGORTACILIK ve ÖZEL EMEKLİLİK DÜZENLEME ve DENETLEME KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın başvuranlara ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu Başkanlığı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.