Ayıplı Aracın Ayıpsız misli ile Değiştirilmesi, Olmadığı Takdirde Rayiç Değerinin Tahsili



T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/12 Esas
KARAR NO : 2022/546

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2020
KARAR TARİHİ : 01/06/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ........ Plaka sayılı , ...... marka ....... tipi , 2016 model aracın, 30.04.2020 tarihinde yapılan bakımından yaklaşık 4 ay sonra 05/09/2020 tarihinde yolda seyir halinde iken aracın aniden arıza ışığının yanması ve motorundan seslerin gelmesi ile olduğu yerde durduğunu çekici vasıtası ile ......... yetkili ..... Servisine çekildiğini, inceleme sonrasında aracın motorunda değişecek parçaların 216.000,00 TL tuttuğu tutarın 131.000,00 TL sinin ........, 85.000,00 TL sinin ise müvekkili tarafından karşılanacağının kendilerine bildirildiğini, araçta kullanımdan kaynaklanmayan gizli ayıp olduğunu iddia ederek otomobilin ayıpsız misli ile değişimini , araç halihazırda kullanılamaz halde olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 9.000,00 TL ikame araç bedelinin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ....... Otomotiv Şirketinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki olayda müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, sorumluluğun satıcıda olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının dayandığı tespit raporunun müvekkiline tebligat çıkartılmadan düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağını, aracın iddia olunan motor arızasına götüren süreç, işletme sıvılarının standartlara uygun kullanılmaması , aracın bakımlarının olması gerektiği gibi yapılmaması ve agregaların kontrolünün zamanında gerçekleştirilmemesinden kaynaklandığını, davaya konu aracın dört yıl boyunca yoğun olarak kullanıldığını, bu süre içinde bakımlarının düzenli yapılmadığı için olağanın ötesinde yıprandığını, aracın yetkili servis bakımlarının dışında yetkili olmayan servislerde orjinaline uygun olmayan değişim parçaları kullanıldığını, misli ile değişim talebinin tüketicinin ve genel olarak alıcının seçimlik haklarını kullanmasının temelini oluşturan ölçülülük ve dürüstlük ilkelerine aykırı düşeceğinin belirterek itiraz etmiştir.
Davalı ....... Otomotiv vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin şirketin aracın satıcısı, üreticisi ya da distribütörü olmaması nedeniyle davanın mesnetten yoksun, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere uğramış haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aracın satıcısının ......... alıcısının .........., ithalatçısının ........ aş olduğunu, müvekkili şirket satım sözleşmesine taraf olmadığını, ........ dahi aracı müvekkilinden satın almadığını, bu nedenle husumet yokluğundan red gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu aracın satım sözleşmesinin tarafının müvekkili olmadığını, davacının varsayım üzerinden hareket ettiğini, aracın sıfır arç olmadığı ikinci el araç olup davacı tarafından satın alındığını, dava dışı servis ya da yetkili servis dışında başkaca yapılan işlem olup olmadığının bilinmediğini, ayrıca aracın kaza yapmış ise hasara uğradığına dair kayıtlarının celbi gerektiğini, iddia olunan şikayetlerin incelemesinin müvekkil şirket servisinde görülmediğini, davacının servise girişinin görülmediğini, bakırköy ...... Sulh hukuk mahkemesinin tespit raporuna göre üretimden kaynaklı ayıp mevcut olmadığını, bir an için davanın kabul edileceği dikkate alındığında araçta meydana gelen değer kaybının tespit edilerek müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı müvekkilinin şirketin araç satıcı, üreticisi ya da distribütörü olmaması nedeniyle mesnetten yoksun, zamanaşımı ve hak düşürücü süreyee uğramış haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının satın almış olduğu aracın gizli ayıp iddiasına dayalı olarak davalılardan ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve kullanılamaz halde olması sebebiyle dava tarihi itibariyle 9.000,00-TL'lik araç kiralama ücretinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Tüketici mahkemesinde aldırılan 24/05/2021 tarihli raporda; davacı ..........'a ait ........ plakalı, ........ marka, 2016 model, ........ şasi numaralı otomobilde, taşıt ömrüne kıyasla oldukça erken safhada meydana gelmiş motor hasarının kullanımdan ve bakım eksikliğinden kaynaklanmayan, üretime dayalı türden bir arıza olduğu bu nedenle bahse konu otomobilin 6502 sayılı T.K.H.K. 8. Maddesinde tanımlanan ayıplı mal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 19.07.2019 tarihli servis girişinde emaresi ortaya çıkmış olan arızanın kök nedeni tespit edilemediği için arızanın artarak devam ettiği ve kalıcı motor hasarına sebebiyet verdiği bu nedenle otomobile 19/07/2019 tarihinde verilen servis hizmetinin de 6502 sayılı T.K.H.K. 13. maddesinde tanımlanmış ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, arızanın azami onarım süresinin 30 gün olacağı ve bu süre zarfında eşdeğer araçların olay tarihindeki kiralama bedelleri gözetildiğinde davacı yanın araç kiralama bedelinin 9.000,00-TL mertebesinde olacağı, arızanın giderilmesinde motor bloğunun değiştirilmesi gerektiği ve bu nedenle tescil belgesinde de motor numarası değişimi gerçekleşeceği için aracın ikinci el satışında bu durumun değer düşümü yaratacağı ve fakat otomobilin motorunun yetkili servis eliyle orjinal parçalarla değiştirilmesi durumunda oluşan değer düşümünün pazarlık payı içinde kalacak düzeyde az olacağını bildirmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazlar doğrultusunda aldırılan 15/07/2021 tarihli ek raporda; taraf itirazları doğrultusunda kök raporda belirtilen hususlar tekrar gözden geçirildiğini ve maddi hata olmadığını, itirazda bulunan davalıların dosyaya ek belge, bilgi ve bulgu sunmadığının görüldüğünü, bu bağlamda kök raporda açıkça belirtilen teknik görüşlerini tekrarladığını, dava konusu aracın motorunun tümden (Sadece motor bloğu olmamak üzere) kullanılmamış yenisi ile değişimi neticesinde davaya konu ayıbın aslına uygun biçimde ortadan kaldırılacağı görüşünü tekrarladığını, teknik anlamda bu işlemin yapılmasının orantısız bir güçlük doğurmasının beklenemeyeceğini, ancak mali açıdan değerlendirildiğinde motor değişimine gidilmesi yerine otomobilin ayıptan ari yenisi ile değişiminin davacı lehine haksız zenginleşmeye sebep olacağı kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi raporu, görevsiz mahkeme tarafından alınmış ise de, görevsizlik üzerine mahkememizde görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğindedir. Görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemlerin tekrarlanması için bir neden yoksa mahkeme yapılan işlemi kararına esas alabilir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku syf.100) görevsiz mahkemede aldırılan bilirkişi raporunda, meydana gelen arızanın üretime dayalı bir arıza olduğu tespit edilmiş olduğundan ve bu husus mahkememizce yapılan yargılamada uygulanan TBK ve TTK'na göre de ayıp olarak nitelendirildiğinden tekrardan bilirkişi raporu alınmasına usul ekonomisi ilkesi gereğince gerek görülmemiş ve rapora itibar edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 23.maddesi; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır...
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
TBK madde 223; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. "
Madde 219- "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
Alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği 227.madde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Dava, satın alınan aracın üretimden ayıplı olması sebebiyle öncelikle ayıpsız misli ile değişim talebine ilişkindir.
Davaya konu olan araç, dava dışı ilk malik tarafından 29/02/2016 tarihinde ......... Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şİrketi tarafından satın alınmış, akabinde araç .........'a, ......... tarafından da 06/03/2021 tarihinde davacı ..........'a satılmıştır. Mahkememizin görevli olmasına dair gerekçe kapsamında davacı, davaya konu arabayı ilk alan kişinin halefi sıfatına haizdir. Davaya konu araç 05/09/2020 tarihinde belirtilen şikayetlerle servis işlemi görmüş ve araç motorunda değişecek parçaların 216.000,00 TL tuttuğu, tutarın 131.000,00 TL'sinin ........, 85.000,00 TL'sinin ise davacı tarafından karşılanacağı, servis müdürünün iskontosuyla davacının ödemesi gereken miktarın 76.500,00 TL olduğunun davacıya bildirildiği beyan edilmiştir. Araç tamirat fiyat teklifi formunda da davaya konu araç motorunun onarımının toplamda KDV hariç 18.637,81 Euro tuttuğu, ayrıca parçalar ön ekspertize veya istek üzerine belirlendiği için ilave parça ihtiyacı doğabileceği belirtilmiştir. Aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu tespit edilmekle davalıların zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiş ve reddine karar verilmiştir. Dava konusu otomobildeki arızanın üretim hatası sonucu olduğu, gizli ayıp teşkil ettiği, kullanıcının kusurundan kaynaklanmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporları ile sabit olup aracın lüzumlu bir vasfında eksiklik söz konusudur. Davacının araca ilişkin şikayetleri halen devam etmekte olup ayıbın niteliği gereği araçtan beklenen faydalanmayı ortadan kaldıran nitelikte olması, davacı tarafından ikinci el bir araç satın alınmış dahi olsa gizli ayıplı olması nedeniyle alınmasındaki amaç ve beklentilerin karşılanmadığı hususları dikkate alındığında davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin iyiniyet kurallarına aykırı olmayacağı anlaşılmakla davacının ayıpsız misli değişim talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı ....... Otomotiv ... A.Ş.'nin yetkili satıcı, diğer davalı ........ .... A.Ş.'nin üretici firma olması nedeniyle aracın misliyle değişiminden birlikte sorumlu olduklarına hükmedilmiştir.
Celbedilen tramer kayıtlarına göre araçta hasar kaydı olmadığından ayrıca değer düşüklüğü araştırması yapılmamıştır. Davacının, ikame araç bedeli talebi yönünden ise Ankara BAM ....... Hukuk Dairesi'nin ...... esas-....... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının gerçek zararını talep edebileceği, ancak zararın varlığı ve miktarı ile ilgili ispat yükünün davacı üzerinde olduğu ve dosyada ikame araç bedeline dair fatura ya da vs. delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davacının ikame araç bedeli talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile 2016 model, ....... şasi numaralı ........ plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine,
Dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara iadesine,
İkame araç bedeli talebinin reddine,
Alınması gerekli 13.055,32 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.264,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 9.791,32‬ TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından tamamlama harcı olarak yatırılan 3.264,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.149,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.095,60 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 21.198,32 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 5.100,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin(davalı ........ vekili e-duruşma) yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/06/2022