Sıfır Aracın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan Değer Kaybı Bedel İndirimi



 

Sıfır Aracın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan Değer Kaybı Bedel İndirimi

 

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/34 Esas
KARAR NO : 2021/913

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2016
KARAR TARİHİ : 12/10/2021
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :10/11/2021
Davacı vekili tarafından açılan Tazminat davasının Mahkememizde yapılan açık
yargılaması sonucunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...plakalı ... Marka ... model ... tipi otomobilin davacı tarafından davalı ... şirketinden 17/11/2009 tarihinde satın alındığını, diğer davalı ... şirketinin ise ithalatçı firma olduğunu, ancak aracın satın alındığı tarihten bu yana sürekli arıza yaptığı ve çalışmadığını, tamir için davalıya ait yetkili servise sürekli götürüldüğünü ve arızanın giderildiği söylendiğini, aracın sürekli arıza yaptığı ve davacının birçok defa yolda kaldığını, yetkili servisin ise tüm uğraşlara rağmen arızanın nereden geldiğini bulamadığını, buna rağmen sorunun bulunduğu söylenerek davacının sürekli oyalanıldığını, araç üzerinde yapılan tespit sonucu bilirkişi tarafından aracın elektrik sisteminden kaynaklı bir arıza olup kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının belirtildiğini davalı şirketin arızayı tespit dahi edemediğini bu nedenle davalı şirketin kötü niyetli ve kusurlu olarak davacıyı arızanın giderileceğine dair inandırdığını bu nedenle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.


CEVAP:Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketinin merkezinin ... mah. ... cad. No:... .... olduğu, diğer davalı firmanın asıl sorumlu şirket olması nedeniyle şirket merkezinin de ... mah. ... cad. No:... .../... olduğunu, davacı taraf ile davalı tarafların tümünün ticaret şirketi olup satın alınan ve dava konusu olan araçta ticari şirket adına kaydı yapıldığını, tarafların tacir olmaları nedeniyle ve davalı ithalatçı ... A.Ş.'nin şirket merkezinin İstanbul ilinde olması nedeniyle davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olup dosyanın yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki davadaki zamanaşımının BK nun 478.maddesinde yazılı bulanan zamanaşımına tabi olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, HMK 107-109 maddeleri uyarınca dava kıymetinin ve dava harcının tamamlanmaması halinde davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, yargılama sonucunda belirlenecek durumlar karşısında yasal dayanağı olmayan davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarının olduğunu, dava konusu aracın 23/11/2009 tarihinde trafiğe çıktığını, 02/12/2009 tarihinden 01/04/2014 tarihine kadar dava dışı ... Tic Türk A.Ş yetkilisi servisinde olağan bakımlarının yapıldığını ve var olan şikayetlerin giderildiğini, satış tarihindeki yürürlükte bulunan BK 207 maddesine göre davacının yasal süre içerisinde müvekkili şirkete ayıp ihbarında bulunmadığından ve dava açmadığından davacının dava hakkının düştüğünü, yeni 6098 sayılı BK nun 231 maddesinde bu sürenin 2 yıl öngörülmekle birlikte bu serelerin de geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, ayıplı olduğu iddia edilen aracın, müvekkili firmanın ithalat yoluyla getirdiği bir araç olup, satış ve bakım işlerinin diğer yetkili servislerce yapıldığını, davacının müvekkili ile bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, ticari davalarda da ticaret ilişkisinde bulunulmayan tarafa husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talep ve iddialarının haksız ve yasal dayanaktan ve delillerden yoksun olması sebebiyle usul ve esas yönünden davanın reddine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının satın almış olduğu aracın ayıplı olmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalı ...den satın almış olduğu aracın ayıplı olup olmadığı, aracın ayıplı misli ile değişimi yada bedelin iadesi taleplerinin yerinde olup olmadığı hususundadır.
Dosyada Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile; açılan davanın niteliği gereği ticari satımdan kaynaklı tazminat davası olduğu, davalı ... Otomobilin ikametgahının Hatay ili olduğu dava konusu aracın Hatay'dan satın alındığı, davalı ... A.Ş.'nin ikamet adresinin Esenyurt/İstanbul olup süresi içinde yetki itirazında bulunulduğu davaya bakmanın mahkememizin yetkisi dahilinde olmayıp İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğu, gerekçesi ile yetkisizlik kararı verildiği ve dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile; davalı tarafın şirket merkezini Esenyurt/İstanbul olması nedeniyle Adana ...Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiş olduğu, davalı tarafın yetki itirazı yanılgılı değerlendirme sonucu kabul edilmiştir. Zira Esenyurt/İstanbul merkezli şirket Bakırköy adli yargı sınırları içerisinde bulunmaktadır, her ne kadar mahkememize yetkisizlik kararı verilmiş ise de davalı şirket merkezinin Bakırköy Adli Yargı sınırları içerisinde kalıyor olması ve davalının bu yönde yetki itirazının bulunması nedeniyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizin .... esas ... karar sayılı kararı ile; İstanbul ... ATM ye davalı tarafından yapılan bir yetki itirazı bulunmadığı halde mahkeme kendiliğinden yetkisizlik kararı ile dosyayı mahkememize gönderemeyeceğinden, yine davalılardan ... A.Ş vekili tarafından Adana ... ATM ye yapılmış herhangi bir yetkisizlik itirazı bulunmadığından davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosya merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile; Adana .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davalı şirketin merkezinin Esenyurt/İSTANBUL olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Davalı şirketin adresinin bulunduğu Esenyurt/İSTANBUL Bakırköy Ticaret Mahkemesi'nin yetki alanında bulunmaktadır. Adana .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Bakırköy ATM yerine sehven İstanbul ATM'ye yetkisizlik kararı verildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği açıklanarak dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce Adana ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası, aracın servis kayıtları, taraflar tarafından sunulan belgeler incelenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında araç üzerinde 3'lü otomotiv bilirkişi heyeti ile inceleme yaptırılarak rapor alınmasına karar verilmiş, Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, 13/03/2019 havale tarihli talimat ile alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; ...plakalı .... model ... tipi araçta meydana gelen arızaya yönelik dosya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Araçta akünün erken sürede deşarj olma probleminin giderilmemiş olduğu, elektrik ve elektronik üniteleri besleme arızasının devam ettiği, Bu arızanın şase yapma olarak tabir edilen elektrik kısa devresinden ileri geldiği, inceleme esnasında yapıları diagnostik test sonuçlarına göre araçta elektrik elektronik tabanlı arızaların mevcut olduğu, Arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, servisin arızayı tam ve eksiksiz gideremediği, araç üzerinde kullanıcı tarafından sonradan değişiklik yapılmadığı, araçta meydana gelen bu arızaların üretim hatasından kaynaklandığı, araçta mevcut olan arızaların ayıp niteliği taşıdığı, kullanıcının aracı satın alırken ayıbı basit muayene veya gözle tespit etme şansının bulunmadığından, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, araçta mevcut olan ayıpların tipi ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda, 2. El satışı piyasasında aracın ayıpsız emsali (yapılan piyasa araştırmalarında 185.000 TL) ile mevcut ayıplı hali (150.000 TL) arasındaki farkın 35.000,00 TI. (Otuz Beş Bin Türk Lirası) olduğu, ayıp oranında bedel indirimine karar verilmesi durumunda ayıp bedelinin 35,000,00 TL, aracın bir adet kazaya karıştığı ancak mevcut arızaların oluşumu ile illiyet bağının olmadığı, ayıp bedelinin araç piyasa 2. El bedeline oranı, ayıbın önemi göz önünde bulundurulduğunda, misli ile değişim şartlarının oluşmadığı, kanaati bildirilmiş, davalılar vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, 03/07/2020 havale tarihli talimat ile alınan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Kök raporda taraflarınca “liste halinde verilen iş emirlerinde sıra numaraları 2/3/4/10/12/14/15/18 numaralı işlemlerin tamamı akünün yetersiz kalması ve süresinden önce tükenmesinden kaynaklanan arızalar olduğu ve bu arızaların oluşumunda kullanıcı etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.” Şeklinde belirttiğimiz cümlede tablo halinde verilen iş emirlerinden numaraları verilen bazı iş emirlerinin akünün yetersiz kalması sonucu olduğu belirtilmiş fakat davalı tarafın iddia ettiği gibi “tamamının akünün yetersiz kalması ve süresinden önce tükenmesinden kaynaklanan arızalar olduğu” şeklinde ibarenin gerçeği yansıtmadığı hususu mahkemenin takdirinde olduğu, kök raporun sonuç kısmında: * 1. Araçta akünün erken sürede deşarj olma probleminin giderilmemiş olduğu, elektrik ve elektronik üniteleri besleme arızasının devam ettiği, 2. Bu arızanın şase yapma olarak tabir edilen elektrik kısa devresinden ileri geldiği” ifadeleri yer almakta olup açık ve net bir şekilde görüldüğü üzere araçta bulunan mevcut arızalar ve arızaların kaynağı teknik olarak belirtildiği, bu arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, servis hatası bulunmadığı fakat servisin arızayı tam ve eksiksiz gideremediği, araçta meydana gelen bu arızanın üretim hatasından kaynaklandığı Kök raporda belirtildiği, dolayısı ile davalı tarafın bu hususlardaki itirazlarının yerinde olmadığı, aracın ilk aküsünün 23.05.2011 tarih ve 16888 km de değiştiği, bu tarihten yaklaşık 10 av ve 14000 km sonra 21.03.2012 tarih ve 31096 km de şarj edildiği, 31.10.2012 tarih ve 42423 km de tekrar akü değişimi gerçekleştiği, 19.11.2012 tarihinde 43915 km de akü sensörü değiştiği, 26.01.2013 tarih ve 48202 km de tekrar akü değişimi yapıldığı, akü değişim aralıkları incelendiğinde yaktaşık | yıldan az sürede ve 15-16 bin km aralığında akü değişimlerinin yapıldığı Kök raporda tablo halinde verildiği, belirtilen süre ve kilometre periyotlarının normal araç kullanım aralıklarında olduğu, davalı tarafın “Dile gelen arızaların mahiyetine bakıldığı zaman, aracın kilometresinden sürekli durağan bir araç olduğu, bu sebeple aküsünün boşaldığı” iddiasının mevcut durumla örtüşmediği, hazırlanan kök raporda “Aracın bir adet kazaya karıştığı ancak mevcut arızaların oluşumu ile illiyet bağının olmadığı” hususu belirtilmiş olup davalı tarafın araçtaki arızanın hasardan kaynaklandığı şeklindeki iddiasının yerinde olmadığı hususu mahkemenin takdirine sunulduğu, kök raporda tablo halinde sunulan iş emirlerinden anlaşıldığı üzere dava konusu otomobilin akü, anahtar kumandası, pil, akü sensörü, light switch gibi parçaları garantiden değiştirilmiş olduğu, kullanıcı kaynaklı oluşacak arızaların garanti kapsamında değişimi yapılmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, davalı tarafın arızaların üretim hatasından kaynaklanmayıp kullanıcı hatasından kaynaklandığı iddiasının yerinde olmadığı, Dava konusu otomobilin ayıpsız emsalinin piyasa rayiç değeri modeli, tipi, kilometresi, hasar geçmişi, yaşı, kullanım şekli ve özellikleri göz önünde bulundurularak sahibinden.com. arabam.com gibi ikinci el araç satış internet siteleri ve ikinci el araç bayilerinden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde belirlendiği, ayıplı mevcut haliyle ki piyasa değeri araçla mevcut olan ayıpların tipi niteliği ve bu ayıpların aracın ikinci el piyasasındaki satışını zorlaştırmadaki etkisi göz önünde bulundurularak yapılan piyasa araştırması neticesinde belirlendiği, bu iki bedel arasındaki fark olan 35.009,00 TL Kök raporda değer kaybı olarak belirtildiği, dolayısıyla aracın ayıplı ve ayıpsız halindeki piyasa değerlerinin belirlenmesinde kullanılan kriterler, parametreler ve yöntem belli olup davalı tarafın aracın piyasa rayiç ve değer kaybı tespitinin farazi olduğu iddiasının mevcut duruma uygun olmadığı hususu mahkemenin takdirine sunulduğu, Kök raporda ayıp bedeli aracın piyasa rayiç değerine oranlandığında aracın bedel iadesi satıcı için orantısız güçlük getireceği düşünüldüğünden ayıp oranında bedel indirimi yapılabileceği hususu mahkemenin takdirine öneri olarak sunulduğu, misli ile değişim hususunda son takdirin mahkemeye ait olduğu, Üretim hatasından kaynaklandığı, gizli ayıp ve değeri hususundaki itiraz diğer davalı tarafça da yapıldığı için yukarıda bu iddialar açıklandığı, bu arızanın ne gibi önlemler ile tamamen giderilebileceği hususu için; aracın elektronik ve elektrik aksamlarının komple sökülerek incelenmesi gerektiği, bu incelemenin üniversite ortamında gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması sebebi ile bu husus değerlendirilmediği, ayrıca araç benzer arızalarla servise birçok kez. girmesine rağmen servis tarafından da arızların nasıl giderilebileceği tespit edilemediği, kök raporda sunulan iş emri tablosundan açık ve net bir şekilde belirtildiği üzere dava konusu araç benzer arızalarla servise birçok kez girmesine ve servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen arızalara kalıcı bir çözüm bulunamayarak arızaların tekrarlayarak süreklilik arz ettiği anlaşıldığı, bu sebeple davalı tarafın arızaların giderilebilir nitelikte olduğu iddiası mevcut duruma uygun olmadığı, zaman aşımı ve ayıp ihbarı konusu teknik bir konu olmayıp hukuki konu olması sebebi ile uzmanlık alanımıza girmediğinden dolayı bu hususta değerlendirme yapılmayarak takdirin mahkemeye bırakıldığı, aracın ayıpsız misli ile değişim veya sözleşmeden dönme hakkının kullanılıp kullanılamayacağı hususu teknik bir konu olmayıp hukuki konu olması sebebi ile uzmanlık alanımıza girmediğinden dolayı bu hususta değerlendirme yapılmayarak takdirin mahkemeye bırakıldığı, araçta meydana gelen arızalara yönelik yetkili servis tarafından yapılan müdahalelerin yetersiz kaldığı, arızaların tam ve eksiksiz giderilemeyerek tekrarladığı için süreklilik arz ettiği ve bu sebeple mevcut arızalar aracın tamamen kullanımına engel teşkil etmemesine rağmen tüketicinin makul olarak araç kullanımından beklediği faydaları azaltan nitelikte olduğu için ayıp niteliği taşıdığı Kök raporda belirtildiği kanaati bildirilmiştir.
Davacı ile davalılardan ... Arasında araç satım sözleşmesi imzalanmış ve davalı tarafından dava konusu araç davacı tarafından davalı ....'den 17/11/2009 tarihinde 239.587,12-TL bedel karşılığında satın alınmıştır.
Davacı vekili araç satış sözleşmesi kapsamında kendisine teslim edilen aracın satın alındığında itibaren sürekli davalıya ait yetkili servise götürülmesine rağmen araçtaki hasarın giderilmediğini ve aracın üretiminde ayıp olması sebebiyle sözleşmenin feshi, aracın ilk önce misli ile değiştirilmesini talep etmiş, daha sonra araç bedelinin iadesini talep etmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 219. Maddesinde; Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğunu ve satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Somut olayımızda davalı tarafından davalı .... tarafından davacıya satılan dava konusu aracın satın aldığı tarihten itibaren 2010 yılından itibaren sürekli kısa aralıklarla 2015 yılının 3. ayı da dahil olmak üzere arızalanması sebebiyle davalı iş yeri yetkili servisine götürmüştür. Davalı şirket yetkili servisi tarafından sürekli arızanın giderildiği belirtilmesine rağmen arıza tekrarlamış ve sonucunda netice alınamamıştır. İş bu hususlar dosya kapsamında bulunan servis iş emirleri ile sabittir ve Mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporu ile ve Adana .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Değişik İş dosyasında araç üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de sabittir. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporlarında dava konusu araçta akünün erken sürede deşarj olma probleminin giderilmemiş olduğu, elektrik ve elektronik üniteleri besleme arızasının devam ettiği, bu arızanın şase yapma olarak tabir edilen elektrik kısa devresinden ileri geldiği, inceleme esnasında yapıları diagnostik test sonuçlarına göre araçta elektrik elektronik tabanlı arızaların mevcut olduğu, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, servisin arızayı tam ve eksiksiz gideremediği, araç üzerinde kullanıcı tarafından sonradan değişiklik yapılmadığı, araçta meydana gelen bu arızaların üretim hatasından kaynaklandığı, araçta mevcut olan arızaların ayıp niteliği taşıdığı, kullanıcının aracı satın alırken ayıbı basit muayene veya gözle tespit etme şansının bulunmadığından, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, araçta mevcut olan ayıpların tipi ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda, 2. el satışı piyasasında aracın ayıpsız emsali (yapılan piyasa araştırmalarında 185.000 TL) ile mevcut ayıplı hali (150.000 TL) arasındaki farkın 35.000,00 TI. (Otuz Beş Bin Türk Lirası) olduğu, ayıp oranında bedel indirimine karar verilmesi durumunda ayıp bedelinin 35,000,00 TL, aracın bir adet kazaya karıştığı ancak mevcut arızaların oluşumu ile illiyet bağının olmadığı, ayıp bedelinin araç piyasa 2. el bedeline oranı, ayıbın önemi göz önünde bulundurulduğunda, misli ile değişim şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporları usul ve yasa uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış ve dava konusu araçtaki arızaların üretimden kaynaklı olduğu, ayıbın gizli ayıp olduğu ve aynı zamanda aracın misli ile değişim şartlarının oluşmadığı tespitlerine iştirak edilmiştir.
Her iki davalılar vekilleri tarafından ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve zamanaşımı süresi içerisinde iş bu davanın açılmadığı ve bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 223. Maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünün, yine aynı Kanunun 225. maddesinde; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." hükmü düzenlenmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 231. Maddesinde; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayımızda davacı tarafından dava konusu araç 17/11/2009 tarihinde satın alınmış ve satın alındığı tarihten itibaren sürekli davalının yetkili servisine arıza sebebiyle 2010 yılından itibaren sürekli kısa aralıklarla 2015 yılının 3. ayı da dahil olmak üzere götürmüştür. Davalı şirket yetkili servisi tarafından sürekli arızanın giderildiği belirtilmesine rağmen arıza tekrarlamış ve sonucunda netice alınamamıştır. Bunun üzerine davacı tarafça Adana .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyası ile 08/06/2015 tarihinde tespit için başvuru yapılmıştır. Daha sonra da 01/11/2016 tarihinde iş bu dava açılmıştır. Davacı tarafından araç satın alındığı tarihten itibaren sürekli bir şekilde davalının yetkili servisine götürülmesine rağmen arızanın giderilmemesi sebebiyle ağır kusurludur ve bu nedenle 6098 sayılı TBK'nun 225/1 maddesi uyarınca ayıpın süresinde bildirilmediği hususu ve aynı Kanunun 231/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi ileri sürülemeyeceğinden davalılar vekillerinin bu savunmalarına itibar edilmemiştir.
6098 sayılı TBK'nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmü ile alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde davalı ... tarafından davacıya satılan aracın ayıp olduğu ve ayıpın gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir. Ancak her ne kadar davacı tarafından aracın bedel iadesi talep edilmiş ise de ayrıntılı olarak bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ayıp bedelinin araç piyasa 2. el bedeline oranı, ayıbın önemi göz önünde bulundurulduğunda, misli ile değişim şartlarının ve bedel iadesi şartlarının oluşmadığı ve ayıp oranında bedel indirimine karar verilmesi durumunda ayıp bedelinin 35,000,00 TL olduğu tespit edilmiştir ve tespit edilen bu hususlar karşısında sözleşmeden dönülmesi ve aracın misli ile değişimi ve bedelinin iade edilmesi hakkaniyete uygun olmadığından davacının bu talebinin reddine ve ayıp oranında bedel indirimine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafından her ne kadar dava konusu aracın üretici davalı ... A.Ş. aleyhine iş bu dava açılmış ise de; Mahkememizce bedel indirimine karar verildiği, dava konusu satış sözleşmesinin tarafların davacı ve davalı ... olduğu, davalı ... A.Ş.'nin satış sözleşmesinin tarafı olmadığından ve ayıp sebebiyle bedelde indirim talebinin sadece satıcıya karşı kullanılabileceğinden bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
-35.000,00-TL ayıp sebebiyle değer kaybı bedel indiriminin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... den tahsili ile davacıya verilmesine,
-Aracın ayıpsız misliyle değişimine yönelik talebin ve araç bedelinin iadesi talebinin REDDİNE,
-Davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 2.390,85 TL nisbi karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 170,78 TL peşin harcın ve 3.920,77 TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 1.700,70 TL karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.250,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan .... Otomotiv A.Ş den tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Her ne kadar davacı vekilinin bedel iadesi talebi kabul edilmemiş ve davacı lehine bedel indirimi hüküm altına alınmış ise de hakkaniyet gereği bedel indirimine karar verildiğinden davalılardan ... Otomotiv Tic A.Ş lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalılardan ... A.Ş kendisini davada vekil olarak temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılardan ... A.Ş ye verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 3.920,77 TL tamamlama harcı, 253,80 TL keşif harcı olmak üzere toplam 4.374,55 TL harcın davalılardan ... Otomotiv A.Ş den tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 3.122,98.TL yargılama giderinin davalılardan .... Otomotiv A.Ş den tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Her ne kadar davacı vekilinin bedel iadesi talebi kabul edilmemiş ve davacı lehine bedel indirimi hüküm altına alınmış ise de hakkaniyet gereği bedel indirimine karar verildiğinden davalılardan ... Otomotiv Tic A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılardan ... A.Ş ye verilmesine,
10-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, davacı ve davalılarda .... Otomotiv vekilinin yüzlerine karşı, davalılardan ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize verilecek veya başka bir Mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/10/2021