Zorunlu Deprem Sigortası Nedir?




 
  • Zorunlu Deprem Sigortası Nedir? 
  • Sigortanın Kapsamı, 
  • Zorunlu Deprem Sigortası Kapsamı Dışında Kalan Binalar, 
  • Zorunlu deprem sigortası Teminatı Dışında Kalan Haller,
  • Sigorta Priminin Ödenmesi, 
  • DASK’ın Sorumluluğunun Başlaması ve Sona Ermesi, 
  • Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü, Fesih ve İptaller,
  • Birden Çok Sigorta, 
  • Menfaat Sahibinin Değişmesi, 
  • Zorunlu Deprem Sigortası Sigorta Bedelinin Tespiti, 
  • Aşkın Sigorta, 
  • Muafiyet, 
  • Zorunlu Deprem Sigortanın Başlangıcı ve Sonu, 
  • Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde, Sigorta Ettirenin ya da Sigortalının Yükümlülükleri, 
  • Hasarın Tespiti, 
  • Tazminatın Hesabı Ve Ödenmesi, 
  • Hasar ve Tazminatın Sonuçları, 
  • Tahkim ve Yetkili Mahkeme, 
  • Ve Zaman Aşımı. 


Zorunlu Deprem Sigortası Nedir?

 

Sigortanın Kapsamı

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler,  
tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar,  bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.
Zorunlu deprem sigortası ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.


Zorunlu Deprem Sigortası Kapsamı Dışında Kalan Binalar


Aşağıdaki sayılan binalar zorunlu deprem sigortanın kapsamı dışındadır.

  • Köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılan binalar,
  • Tamamı ticari veya sınai amaçla kullanılan binalar,
  • Projesi bulunmayan ve mühendislik hizmeti görmemiş binalar,
  • Taşıyıcı sistemi olumsuz yönde etkileyecek şekilde tadil edildiği veya zayıflatıldığı tespit edilen binalar,
  • Taşıyıcı sistemi olumsuz yönde etkileyecek şekilde ilgili mevzuata ve projeye aykırı olarak inşa edilen binalar,
  • Yetkili kamu kurumları tarafından yıkılmasına karar verilen binalar ile mesken olarak kullanıma uygun olmayan, bakımsız, harap veya metruk binalar.
  • 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa tâbi olan veya kamu hizmet binası olarak kullanılan binalar ve bağımsız bölümler,

Zorunlu deprem sigortası Teminatı Dışında Kalan Haller


  • Enkaz kaldırma masrafları, kar kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti, alternatif ikametgah ve işyeri masrafları, mali sorumluluklar ve benzeri dolaylı zararlar,
  • Her türlü taşınır mal, eşya ve benzerleri,
  • Ölüm dahil olmak üzere tüm bedeni zararlar,

    Manevi tazminat talepleri,

    Deprem ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, tsunami veya yer kaymasının dışında kalan hasarlar,

    Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar zorunlu deprem sigortası teminatının dışındadır.


Sigorta Priminin Ödenmesi, DASK’ın Sorumluluğunun Başlaması ve Sona Ermesi


Zorunlu deprem sigortası, Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından doğrudan satış uygulamaları yoluyla veya Doğal Afet Sigortaları Kurumu nam ve hesabına sigorta yapmaya yetkili sigorta şirketleri ve bu şirketlerin acenteleri tarafından yapılır.


Sigorta primi, sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödenir. Bununla birlikte, prim tutarının, taksitler Kuruma yansıtılmamak koşuluyla kredi kartı ile veya başka şekilde finansal kuruluşlarca taksitlendirilmesi mümkündür. 


Her durumda, sigorta priminin tamamı veya ilk taksiti poliçenin teslimine rağmen ödenmemiş ise DASK’ın sorumluluğu başlamaz. 


Malikler veya varsa intifa hakkı sahipleri, zorunlu deprem sigortasısı sözleşmelerini her yıl yenilemek zorundadır. 


Sigorta sözleşmesinin poliçe bitiş tarihine kadar yenilenmemesi durumunda DASK’ın teminata ilişkin sorumluluğu  poliçede belirtilen bitiş tarihi itibariyle sona erer.


Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü, Fesih ve İptaller 


DASK, sigorta sözleşmesini, sigorta ettirenin, rizikonun gerçek durumunu bildiren beyanına dayanarak yapar. 


Sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında, sigortalının veya sigorta ettirenin, meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumu gibi bilgilerde gerçeğe uygun olmayan beyanı halinde gerçeğe aykırı beyan hali, depremden sonra öğrenilmişse, tazminat, alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki orana göre ödenir. 


Sigortalının veya sigorta ettirenin geçmiş depremlerdeki orta veya daha ağır hasar durumunu kasıtlı olarak beyan etmediği anlaşıldığı takdirde DASK, riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabilir ve prime hak kazanır.


Sigorta ettirenin, sigorta süresi içinde sigortalı meskende mevzuata aykırı değişiklik yapması halinde DASK sözleşmeyi feshedebilir.


Aynı yer için birden fazla zorunlu deprem sigortası yaptırılmış olduğunun ya da sigorta kapsamı dışında kalan bir yere yanlışlıkla Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi düzenlendiğinin sigorta ettiren tarafından belgelendirilmesi durumunda, zorunlu deprem sigortası sözleşmesi, başlangıcından itibaren iptal edilir ve primin tamamı sigorta ettirene iade edilir.


Birden Çok Sigorta


Aynı bina/bağımsız bölüm için birden çok zorunlu deprem sigortası yaptırılamaz. 


Zorunlu deprem sigortası yapılan bağımsız bölüm veya binanın değeri zorunlu deprem sigortası ile belirlenen sigorta bedeli tutarının üzerinde ise, bu tutarın üzerindeki kısım için, zorunlu deprem sigortasının yapılmış olması kaydıyla, sigorta şirketleri tarafından ihtiyari deprem sigortası yapılabilir.


Poliçenin Yenilenmemesi 

Bazı durumlarda, bankadan kredi çekildikten sonra ilk yıl yapılan zorunlu deprem sigortası sonraki yıllarda önemsenmeyip unutulmakta ya da yenileme yapılmamaktadır. Böylesi bir durumda bankanın da bildirim yükümlülüğü olduğunda hem sigortayı yaptırmayan sigortalı hem de banka kusurlu kabul edilmekte ve müterafık (birlikte) kusur ilkesine göre karar verilmektedir. 


Müterafık kusur kanunlarımızda açıkça düzenlenmemiştir. Bu kavram öğretide ve mahkeme kararlarında yerleşmiş bir kavramdır. Genelde Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkilerinin düzenlendiği Türk Borçlar Kanunun 52. maddesindeki “Zarar gören, …  zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” hükmünden yola çıkılarak karar verilmektedir. 


Müterafık kusuru oluşturan davranış yapma şeklinde olabileceği gibi yapmama şeklinde de gerçekleşebilir. Buradaki müterafık kusur ise hem bankanın hem de sigortalının yapmama davranışı sonucunda ortaya çıkmakta, her iki taraf da zorunlu deprem sigortası poliçesini yenilemeyerek yapmama davranışı gerçekleştirmiş olmaktadır. Böylesi bir durumda, zorunlu deprem sigortası ile birlikte ihtiyari deprem sigortası yaptırılmış olsa bile, sonraki yıllarda unutulan zorunlu deprem sigortası yerine ihtiyari deprem sigorta poliçesine belli şartlarda gidilebilmektedir. 


O şartlardan en önemlisi, eğer zorunlu deprem sigortası yapılmış olsaydı, sigortalının alabileceği tazminat miktarını aşan bir zarar söz konusu ise o zaman ihtiyari deprem sigortası poliçesi gereği sigorta şirketi zarardan sorumlu olacaktır. Benzer bir olayda Yargıtay “Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen dava ise Yuvam Sigorta Poliçesine dayalı olarak açılan hasar tazminatına ilişkin olduğu, dava konusu poliçede DASK poliçesi yapılmışcasına davacı tüketiciyi yanıltan ibareler bulunduğu, davacının DASK poliçesine dayalı olarak asıl dosya davalısına açmış olduğu tazminat davasının Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/196 E. sayılı dosyasında görüldüğü, ilgili dosyada DASK poliçesinin yenilenmemesinden ve bu kapsamda ortaya çıkan zarardan davalı bankanın %50 oranında kusurlu olduğu, 180 m2 dairenin 2011 yılı yapım bedelinin 101.700,00 TL olduğu, %2 tenzili muafiyet oranı uygulandığında 99.666,00 TL net bedel olduğu ve davalı bankanın 49.833,00 TL kısmından sorumlu olduğu belirlenerek bu miktar üzerinden verilen karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/6597 E. 2021/5487 K. Sayılı ilamı ile onandığı, davacının gerçek zararı DASK poliçe limitini aşıyor ise, davalı sigorta şirketinin aşan miktar yönünden sorumluluğu olacağı, davacıya ait yapının 2011 yılı maliyetinin 101.700,00 TL olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, depremin gerçekleşme tarihi itibariyle davacının gerçek zararı 101.700,00 TL olduğu, DASK yenilense idi 106.200,00 TL kısmın DASK kapsamında, artan kısmın ise Yuvam Sigorta Poliçesi kapsamında olacağı, %2 tenzili muafiyet uygulandığında davacının zararının DASK teminat limitleri dahilinde kaldığı ve dask poliçe limitini aşan bir zarar olmadığından davalı sigorta şirketinin Yuvam Sigorta Poliçesi nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.” gerekçesiyle kararı onamıştır. (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2021/7432 K. 2022/8245 T. 23.11.2022) 


Yine, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin Yenileme ve bildirim başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasına göre "Kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir." düzenlenmesi yer almaktadır. 


Bankalar tarafından kullandırılan konut kredileri ile bağlantılı olarak yaptırılması gereken zorunlu deprem sigortası, konut kredisi kullanan tarafından yaptırılmamış ise krediyi veren banka tarafından sigortalıya bilgi verilerek yapılır. Kredi süresince, sigortalı tarafından yenileme yapılmaması durumunda, banka tarafından sigortalıya bilgi verilerek ilgili poliçenin yenilemesi gerçekleştirilir.


YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2021/17489 K. 2021/5359 T. 23.9.2021 kararına göre de “kredi süresi içerisinde poliçenin yenilenme sorumluluğunun esas itibariyle sigortalıya ait olduğu, kredi kuruluşu açısından ise "bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmemiş olması" halinin müterafik kusur teşkil edeceği açıktır. Somut olayda, mahkemece, davalı banka aleyhine açılan davanın tam kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı konumundaki bankanın kredi veren kuruluş olması ve aynı zamanda sigortacının acente konumunda olması da değerlendirildiğinde;poliçenin yenilenmesi hususundaki esas sorumluluk sigortalıya ait ise de davalı bankanın da poliçenin yenilenmemesi konusunda ( müterafik ) kusurunun bulunduğu hususları ve Dairemiz uygulaması da gözetilerek gerekli araştırma yapılarak karar verilmesi gerekir…” 


Diğer taraftan DASK poliçesinin banka tarafından yenilenmemesi nedeniyle açılacak olan bir davada DASK davalı olarak husumet yöneltilemez. Bu konudaki bir kararda “Davacı ile DASK arasında zorunlu deprem sigortası kapsamında bir sözleşme ilişkisinin olmaması sebebi ile davalı ...'na yönelen davanın reddi ile bu davalının zarardan sorumlu olmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen; bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddedilmiş olduğu gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesi gereği, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi ücrete hükmedilmesi de isabetli olmamıştır.” denilmiştir. ( YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2020/184 K. 2020/8510 T. 16.12.2020)


Menfaat Sahibinin Değişmesi


Sözleşme süresi içinde, menfaat sahibinin değişmesi halinde, sigortanın hükmü yeni menfaat sahibi ile devam eder. Bu durumda yeni menfaat sahibi, sigortaya ait devir zeyilnamesini yaptırmak ve satış işleminin tamamlanabilmesi için zeyilnameyi ilgili tapu müdürlüğüne ibraz etmekle yükümlüdür. Bunun dışındaki hallerde ise, sigorta ettiren ve sigortanın varlığını öğrenen yeni menfaat sahibi, durumu 15 gün içerisinde sözleşmeye aracılık yapan sigorta şirketine bildirmekle yükümlüdür.


Sigorta Süresi İçinde Zeyilname Yaptırılması 


Sigorta poliçesi yaptırıldıktan sonra kimi zaman sigorta poliçesinin teminat bedeli, yüz ölçümü vs. gibi verilerini değiştirmek maksadı ile ileriye dönük zeyilname yapılabilmektedir. Ancak, risk olan deprem meydana geldikten sonra yapılan zeyilnamelerin bir geçerliliği olmayacaktır. 


Zorunlu Deprem Sigortası Sigorta Bedelinin Tespiti


Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamaz.


Aşkın Sigorta


Sigorta bedeli, sigortalanan meskenin yeniden yapım maliyetini aşarsa, sigortanın bu bedeli aşan kısmı geçersizdir. Sigorta süresi içinde durumdan haberdar olan Kurum, sigorta bedelini indirir ve cari yıla ait fazla alınan primi sigorta ettirene gün esası üzerinden iade eder.


Muafiyet


Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.


Zorunlu Deprem Sigortanın Başlangıcı ve Sonu


Bu sigorta sözleşmesinin süresi bir yıldır. Sigorta, poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde, aksi kararlaştırılmadıkça, Türkiye saati ile öğleyin saat 12.00'de başlar ve öğleyin saat 12.00'de sona erer.


Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde, Sigorta Ettirenin ya da Sigortalının Yükümlülükleri


Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, aşağıdaki hususları yerine getirmekle yükümlüdür.


Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç onbeş işgünü içinde DASK’a veya Kurum nam ve hesabına sözleşmeyi yapan sigorta şirketine bildirimde bulunmakla yükümlüdür.


Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, DASK görevlilerinin veya yetkili kıldığı kimselerin, hasara uğrayan binalara makul amaçlarla ve uygun şekillerde girmesine ve zararı azaltmaya yönelik girişimlerde bulunmasına izin vermekle yükümlüdür.


Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, DASK’ın isteği üzerine zarar miktarıyla delilleri saptamaya, rücu hakkının kullanılmasına yararlı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri, gecikmeksizin DASK’a vermekle yükümlüdür.


Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, zararın tahmini miktarını belirtir yazılı bir bildirimi, makul ve uygun bir süre içinde DASK’a veya yetkili kıldığı kimselere vermekle yükümlüdür.


Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, sigortalı bina/yer üzerinde Zorunlu Deprem Sigortası dışında, deprem teminatı bulunan başkaca sigorta sözleşmeleri varsa bunları DASK’a bildirmekle yükümlüdür.


Hasarın Tespiti


Zorunlu deprem sigortası sözleşmesi ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen zararın nedeni, niteliği ve miktarı DASK’ın veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edilir.


Büyük ölçekli bir hasar meydana gelmesi durumunda DASK, hasar tespitlerinin süratle yapılabilmesini teminen teknolojik olanaklardan da yararlanarak basitleştirilmiş hasar tespit uygulamaları geliştirebilir.


Depremle Hasar Arasında İlliyet Bağı Olmalıdır

Deprem hadisesi ile riskli bina tespiti arasında illiyet bağının kurulması şarttır. Yoksa, Taşınmazda oluşan riskin deprem nedeniyle meydana gelmediği yapısal kusurlardan dolayı meydana geldiği tespit edilirse DASK'ın bir sorumluluğu olmayacaktır. 


Benzer bir olayda Yargıtay bu konuda YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2021/10421 K. 2022/3506 T. 28.2.2022 kararında " Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; deprem hadisesi ile riskli bina tespiti arasında illiyet bağı kurulmadığından başvurunun reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Dava, zorunlu deprem sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Eksper raporunda; kullanılan yıkanmamış deniz kumunun binanın taşıyıcı donatısı içindeki demir donatıların zamanla paslanmasına sebep olduğu, paslanan donatının hacminin genişleyerek paspayının çatlamasına sebep olduğu,binanın taşıyıcı sisteminde deprem sebebiyle oluşan hasar bulunmadığı,korozyona bağlı hasarlarının olduğu görülmüş olup hasarları değerlendirilmeye alınmayacağı, binanın riskli yapı olarak değerlendirilmesi sebebinin deprem hadisesinden bağımsız olarak binanın yapısal kusurları olduğu belirtilmiştir. Tahkim heyetince aldırılan bilirkişi raporunda; deprem hadisesinin bir sonucu olarak sigortalı konutun bulunduğu binayı “riskli” hale getiren bir olgu görülmemiş, başvuru konusu durumun gerek Yangın gerekse Dask poliçesi deprem teminatı ile temin edilmiş olduğu kanaati oluşmamış, Dask ve sigorta şirketinin tespit ve hesap ettikleri haricinde ayrıca bir sorumlulukları olmadığı kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.  Davacı tarafından dosyaya sunulan makine bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; RBTY 2019 yönetmeliğine göre riskli olduğu,binada yerinde yapılan röleve çalışmalarında ve incelemelerde merkez üstü Silivri olan 5.8 büyüklüğündeki depremde meydana gelmiş kesme çatlakları gözlemlendiği, tespit edilen çatlaklar incelendiğinde kritik katta olması gereken yani etrafı tutulu olmayan ve deprem kesme kuvvetinin en yüksek olduğu katta meydana gelmiş olması kesme kuvvetinden kaynaklı olduğu sonucuna varmamızı sağladığı, bodrum kattaki çatlaklar rutubet nemden kaynaklı olabileceği gibi deprem etkisinden de genişlikleri ve etkilerinin artmış olduğu öngörüldüğü, bu ufak çaptaki depremde meydana gelen çatlaklar binada risk oluşturmakta ve binanın bundan büyük bir sarsıntıyı kaldıramayacak olduğu belirlenmiştir.  Tahkim Heyetince, taşınmazda oluşan riskin deprem nedeniyle meydana gelmediği yapısal kusurlardan dolayı meydana geldiği, deprem hadisesi ile riskli bina tespiti arasında illiyet bağı kurulmadığından davanın reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.  Tahkim Heyetince, davalının sorumlu olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmışsa da hüküm kurmaya elverişli değildir.  Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince alanında uzman içinde İnşaat Mühendisi, Jeoloji Mühendisi ve Sigorta Hukukçusu bilirkişilerin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden; daha önce alınan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle ve dava konusu yapının taşıyıcı kolonlarının zayıflığının (yıkanmamış deniz kumu kullanılması nedeniyle) davacı yönünden müterafik kusur teşkil edip etmediğinin de tespit edildiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.  SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi." denmiştir. 


Tazminatın Hesabı Ve Ödenmesi 


Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz.


DASK hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.


Tazminat miktarının yasa ve zorunlu deprem sigortası poliçesi hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra DASK, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.


Esasları Hazine Müsteşarlığınca belirlenmek üzere deprem sonrasında sigortalılara avans ödemesi yapılması mümkündür. 


Hasar ve Tazminatın Sonuçları


DASK, yaptığı tazminat ödemesi tutarınca hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde DASK’a intikal eder.


Deprem sonucu tam hasar meydana geldiği takdirde, tazminatın ödenmesi ile birlikte zorunlu deprem sigortası teminatı sona erer. 


Deprem sonucu kısmi hasar halinde, sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren, ödenen tazminat tutarı kadar eksilir.


Binanın taşıyıcı sistemine etki eden hasarlarla ilgili olarak, teminatın tekrar işlerlik kazanabilmesi için konutun eksper raporunda belirtilen makul süre içinde onarılması gerekmektedir. Aksi takdirde poliçe vadesi süresince oluşabilecek müteakip hasarlar ödenmez.


Sigorta bedelinin eksildiği hallerde, hasarlı binanın, hasardan bir gün önceki haline getirildiği tarihten itibaren başlamak üzere, gün esası ile prim alınmak suretiyle sigorta bedeli yükseltilir.


Davacı 

Aktif dava ehliyeti,  poliçelerde sigorta ettiren veya sigortalı sıfatı bulunanlara aittir. Bu nedenle, aktif dava ehliyeti bulunmayanların dava hakkı olmayacaktır. 


Buna ilişkin bir kararda “Somut olayda, üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşılan dava konusu taşınmaz 30.12.2002 tarihinde dava dışı(diğer davanın davacısı)eski eş ... tarafından edinilmiştir. Dava konusu kredi ise yaklaşık 8 yıl sonra 25.02.2010 tarihinde davacı ... tarafından kullanılmış; kredinin teminatı olmak üzere eşine ait taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirilmiştir. Dava konusu deprem hasarlı taşınmazın dava dışı eski eşe ait olması nedeni ile dava konusu edilen yenilemesi yapılmayan DASK poliçesi dahil tüm poliçeler davacı adına değil malik sıfatını taşıyan dava dışı eski eş ...adına düzenlenmiştir. Bu bağlamda, poliçelerde “sigorta ettiren” veya “sigortalı” sıfatı bulunmayan davacı ...'ın aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davacının tazminat talebinin aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” denilmiştir. (YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2020/2286 K. 2021/1177 T. 11.2.2021)


Davalı 

Zorunlu deprem sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat taleplerinde sorumlu davalı Doğal Afet Sigortaları Kurumu’dur.  YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2021/17444 K. 2022/15273  T. 23.11.2022 kararına göre de “Davacı vekili; Elazığ ilinde 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremde davacının sigortalattığı Merkez ilçe ... Mahallesi ... Sokak No:15 adresinde bulunan evinin ağır hasarlandığını, hasarın tazmini için DASK ve HDI Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, DASK tarafından 7.554,00 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin cevap vermediğini, poliçede yer alan teminatın 112.266,00 TL olduğunu, binanın tam hasarlı olması nedeniyle sigorta bedelinin tamamının ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) yönünden 101.346,00 TL olarak belirlemiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın HDI SİGORTA A.Ş. yönünden reddine; DASK yönünden kabulüne 99.100,68 TL'nin 17/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile DASK'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara davalı DASK vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; itirazların reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, 587 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 23/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.” 


Tahkim ve Yetkili Mahkeme 


Zorunlu deprem sigortası sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. 


Sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle DASK aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, DASK’ın bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir.


Sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle DASK tarafından açılacak davalarda davalının ikametgahının bulunduğu yerde ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir.


Zaman Aşımı


Zorunlu deprem sigortası sözleşmesinden doğan bütün talepler, sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yılda zaman aşımına uğrar.


Örneğin, YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2021/10314 K. 2022/4052 T. 7.3.2022 bir kararında "Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; başvuruya konu sigorta alacağının 30/01/2015 tarihinde muaccel olduğu, TTK 1420. madde uyarınca sigorta alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı ve 30/01/2017 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle başvuran taraf talebinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine, karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince,davacı vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine, karar verilmiş,itiraz hakem heyeti kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.  SONUÇ : Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 44,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 07/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.” şeklinde karar vermiştir. 



https://www.slideshare.net/AhmetCan8/zorunlu-deprem-sigortas-nedirpdf