Son 3 Aylık Performans Düşüklüğü Gerekçe Gösterilerek İş Sözleşmesinin Feshinin Geçersiz Olduğu


Son 3 Aylık Performans Düşüklüğü Gerekçe Gösterilerek İş Sözleşmesinin Feshinin Geçersiz Olduğu 


İş hukuku ve #ilaç sektörü bağlamında önemli bir #mahkeme kararını ele alalım: İş akdinin feshi, ilaç firmaları için ciddi bir adımdır ve #yasal zeminde sağlam bir gerekçeye dayanmalıdır. Bu #karar, ilaç firmalarının #ürün #tanıtım temsilcisinin görevlerini yerine getirmediğine dair iddialarını #somut delillerle desteklemesi gerektiğini vurguluyor. İşte bu bağlamda dikkate değer bazı noktalar:


🔹 İlaç firması, Ürün Tanıtım Temsilcisinin asli görevi arasında yer alan ilaç tanıtımını gereği gibi yapmadığı, aylık #ziyaret programlarında taahhüt ettiği sayıda ziyareti gerçekleştirmediği, yapılan uyarı, koçluk çalışmaları, motivasyon konuşmalarına rağmen ayni davranış ve tutumu devam ettirdiği, Ocak Şubat ayı ziyaretlerini gerçekleştirmemesi nedeni ile ihtar edildiği, görevin gereklerini yerine getirmemekte ısrarcı olması nedeni ile iş akdin 4857 Sayılı İş Kanununun 17.maddesi gereğince #geçerli nedenle feshettiğini Ürün Tanıtım Temsilcisine bildirmiştir. 


🔹 Ürün Tanıtım Temsilcisi de, ilaç firması işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe iade edilmemekten kaynaklanan #mali sonuçlardan ilaç firması işverenin sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesini iş mahkemesinden #talep ve #dava etmiştir. 


🔹 #Mahkeme ise #gerekçeli kararında; ilaç firması işveren tarafından sunulan #performans #değerlendirme formlarına göre 2015, 2016 yılı performansının çok #başarılı, 2017 yılı performansının bekleneni karşılar nitelikte olduğu belirtilen ve devam eden bir performans düşüklüğünün bulunduğu ispat edilmeyen Ürün Tanıtım Temsilcisinin, asli görevi arasında yer alan ilaç tanıtımını gereği gibi yapmadığının #ispat edilemediği, aylık ziyaret programlarında taahhüt ettiği sayıda ziyaret gerçekleştirilmemiş olmasının salt Ürün Tanıtım Temsilcisinden kaynaklanan sebeplerden olduğuna dair #delil ve #belge sunulmadığı gibi bu duruma etkisi bulunabilecek diğer etkenlerin değerlendirilmediği, iddia edilen hususta hangi emsallerin kriter olarak alındığının belli olmadığı, iş akdinin feshinden önce gereken tedbirlerin alındığına dair ilaç firması işveren tarafından delil ve belge sunulmadığı, 2012 tarihinden beri ilaç firması işverene başarılı bir şekilde hizmet veren Ürün Tanıtım Temsilcisinin #alternatif yöntemlere başvurmaksızın son 3 #aylık #performans #düşüklüğü gerekçe gösterilerek görevinin gereklerini yerine getirmemekte ısrarcı olduğunu söylemek mümkün bulunmadığına karar vermiştir. #İşYasası #İşçiHakları 


🔹 Performans Değerlendirmesi Önemi:

 - Ürün tanıtım temsilcisinin geçmişteki başarılı performansı, iş akdinin feshi kararını etkileyebilir. Özellikle 6 yıldır başarılı bir şekilde çalışan bir ürün tanıtım temsilcisinin alternatif yöntemlere başvurmaksızın son 3 aylık performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek görevinin gereklerini yerine getirmemekte ısrarcı olduğu söylenemez. #PerformansDeğerlendirmesi #İşHukuku


🔹 Somut Delil Gerekliliği ve 🔹 Yeterli Önlemlerin Alınmaması:

 - İlaç firması işverenin, ürün tanıtım temsilcisinin yetersiz performansı hakkındaki iddialarını destekleyecek somut kanıtlar sunması zorunludur. Özellikle, iş akdinin feshinden önce gereken alternatif tedbirlerin alındığına dair ilaç firması işveren tarafından delil ve belge mahkemeye sunulmalıdır. Bu konuda sadece ilaç firmasının tanıkları yeterli değildir. #AdilYargı #HukukPratiği


🔹 Ürün Tanıtım Temsilcisinin Durumu:

 - Ürün tanıtım temsilcisinin geçmiş performansının göz önünde bulundurulması ve son dönemdeki performans düşüşünün yeterli kanıtlarla desteklenmemesi, iş akdinin feshinin geçersizliğine yol açar.  #İşSözleşmesiFeshi #HukukiAnaliz


Ekteki bu karar, ilaç sektöründe çalışan işverenler ve ürün tanıtım temsilcileri için önemli bir rehber niteliğindedir. İş akdinin feshi, dikkatli bir değerlendirme ve #yasal dayanağa ihtiyaç duyar. 


T.C.İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2019/3888 KARAR NO: 2020/1168

TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLAMI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 24. İŞ MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/09/2019

NUMARASI: 2018/141 Esas - 2019/473 Karar

DAVACI: 

VEKİLİ: 

DAVALI: ……………. İLAÇ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 

VEKİLLERİ: 

DAVANIN KONUSU: Tespit (İşe İade İstemli)

 İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama üzerine verilen davanın kabulüne yönelik karara davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı işçi; davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe iade edilmemekten kaynaklanan mali sonuçlardan davalı işverenin sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 

Davalı işveren; davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. 

İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararı davalı tarafça istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mübrez davalı şirket tanıklarının beyanlarına gerekçeli kararda hiç değinilmemesi ve tanık beyanlarına neden itibar edilmediği hususunun hiçbir şekilde açıklanmayarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının görev ve sorumluluklarının sözleşmesinde açıkça yer aldığını ve davacı tarafından da bu hususların imza tarihinden bu yana bilindiğini, davacının görev ve sorumluluklarını özenle ve eksiksiz şekilde yerine getirmesi için davalı şirket tarafından kendisine her türlü destek sağlanmışsa da davacının görev ve sorumluluklarını tam ve zamanında yerine getirmede yetersiz kaldığını ve bu durumun sözleşmenin sona erme noktasına gelinceye kadar devam ettiğini, davacının istenilen savunma taleplerine karşı verdiği savunmalarda hatalarını düzeltmek yerine benzer geçersiz mazeretleri tekrardan ileri sürmesi, görevini gereği gibi yapmamakta ısrar etmesi sebepleriyle davalı şirketin güvenini sarstığını, davacının görev ve sorumluluklarını özenle ve eksiksiz şekilde yerine getirmesi için davalı şirket tarafından kendisine her türlü desteğin sağlandığını, fesihle bağlılık ilkesi gereği davacının iş akdinin işini gereği gibi yerine getirmemesi nedeni ile sona erdirildiğinin yazılı fesih bildirimi ile açık iken performans ile ilgili hatalı değerlendirmelerinin kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. 

KARAR

Üye hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. Madde düzenlemesine göre, kamu düzenine aykırılık halleri hariç, istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre,

İş akdinin fesih nedeni uyuşmazlık konusudur. Davacı, iş akdinin geçerli bir neden olmaksızın fesih edildiğini ileri sürmüş, davalı işveren fesih bildiriminde; davacının asli görevi arasında yer alan ilaç tanıtımını gereği gibi yapmadığını, aylık ziyaret programlarında taahhüt ettiği sayıda ziyareti gerçekleştirmediğini, yapılan uyarı, koçluk çalışmaları, motivasyon konuşmalarına rağmen ayni davranış ve tutumu devam ettirdiğini, Ocak Şubat ayı ziyaretlerini gerçekleştirmemesi nedeni ile ihtar edildiğini, görevinin gereklerini yerine getirmemekte ısrarcı olması nedeni ile iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanununun 17.maddesi gereğince geçerli neden ile fesih edildiğini belirtmişse de, işveren tarafından sunulan performans değerlendirme formlarına göre 2015, 2016 yılı performansının çok başarılı, 2017 yılı performansının bekleneni karşılar nitelikte olduğu belirtilen ve devam eden bir performans düşüklüğünün bulunduğu ispat edilmeyen davacının, asli görevi arasında yer alan ilaç tanıtımını gereği gibi yapmadığının ispat edilemediği, aylık ziyaret programlarında taahhüt ettiği sayıda ziyaret gerçekleştirilmemiş olmasının salt davacıdan kaynaklanan sebeplerden olduğuna dair delil belge sunulmadığı gibi bu duruma etkisi bulunabilecek diğer etkenlerin değerlendirilmediği, iddia edilen hususta hangi emsallerin kriter olarak alındığının belli olmadığı, iş akdinin feshinden önce gereken tedbirlerin alındığına dair davalı işveren tarafından delil ve belge sunulmadığı, 02.01.2012 tarihinden beri davalı işverene başarılı bir şekilde hizmet veren davacının alternatif yöntemlere başvurmaksızın son 3 aylık performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek görevinin gereklerini yerine getirmemekte ısrarcı olduğunu söylemek mümkün bulunmayıp, tüm bu somut bilgiler karşısında davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesine ilişkin itiraz ile birlikte davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1. madde gereğince reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru yapan üzerinde bırakılmasına, tarafların yatırmış olduğu avanstan harcanmayan kısmın talep halinde taraflara iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 7036 Sayılı Kanunun 8/1-a maddesi ve4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Kararın yazım tarihi:24/06/2020)